Sosyal Medya

Politika

FDD: Erdogan Sonrası Türkiye: Güç Mücadelesi Kimler Arasında Şekilleniyor?

FDD’nin analizine göre, iktidar çevrelerinde olası bir liderlik mücadelesi şimdiden başlamış durumda. Erdoğan’ın en güvendiği isimler ve aile üyeleri arasındaki rekabet, AKP içinde ciddi bir güç dengesi değişimine işaret ediyor.

FDD: Erdogan Sonrası Türkiye: Güç Mücadelesi Kimler Arasında Şekilleniyor?

FDD:  Foundation for Defense of Democracies  İsrail’e yakın, sağ görüşlü bir düşünce enstitüsüdür


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görev süresinin sona yaklaşmasıyla birlikte, Ankara kulislerinde “Erdogan sonrası” döneme ilişkin senaryolar giderek daha yüksek sesle konuşuluyor. Washington merkezli düşünce kuruluşu FDD’nin analizine göre, iktidar çevrelerinde olası bir liderlik mücadelesi şimdiden başlamış durumda. Erdoğan’ın en güvendiği isimler ve aile üyeleri arasındaki rekabet, AKP içinde ciddi bir güç dengesi değişimine işaret ediyor.

Kulislerde Sızan Mesajlar: Mücadele Başladı mı?

Erdoğan’ın Eylül 2025’te Beyaz Saray’a yaptığı ziyaret sırasında, iki Türk gazeteci arasında geçtiği öne sürülen bir “açık mikrofon” konuşması Ankara kulislerini hareketlendirdi. Görevine son verilen NTV muhabiri Hüseyin Günay’ın, ABD’nin savaş uçağı motorları ve savunma sanayi müzakerelerinde Hakan Fidan’ı öne çıkardığını söylediği; Erdoğan sonrası liderlik için Bilal Erdoğan, Hakan Fidan ve damat Selçuk Bayraktar arasında bir mücadele yaşandığını ima ettiği aktarıldı.

Bu iddialar doğruysa, Erdoğan’ın en yakın çevresinde yüksek profilli bir güç savaşı başlamış olabilir. Analize göre AKP, Türkiye’nin bir sonraki liderini belirleme sürecinde ciddi bir iç gerilimle karşı karşıya kalabilir.

Anayasal Çerçeve ve Erdoğan Faktörü

Rapor, Türkiye’de cumhurbaşkanlığı halefiyetini belirleyen hukuki ve siyasi çerçeveyi inceliyor. Anayasal sınırlar kağıt üzerinde net olsa da, Erdoğan’ın fiili gücünü sürdürmenin yollarını arayabileceği vurgulanıyor. Analiz, önümüzdeki iki yıl içinde Erdoğan’ın sahneden çekilmesi halinde öne çıkabilecek isimleri değerlendirirken, kesin tahminlerden kaçınıyor; bunun yerine süreci şekillendirecek dinamikleri ortaya koyuyor.

Kilit Soru Başlıkları

Erdogan sonrası süreci belirleyecek temel sorular şunlar olarak sıralanıyor:

  • Erdoğan kimi “resmi ya da fiili” halefi olarak işaret edecek?

  • Muhalefetin güçlü isimleri ne ölçüde baskı altına alınabilecek?

  • Adayların devlet tecrübesi, medya gücü, halk desteği ve Erdoğan’a yakınlığı ne kadar belirleyici olacak?

Erdoğan’ın Muhtemel Varisleri

Hakan Fidan: Devletin Derin Hafızası

Dışişleri Bakanı ve eski MİT Başkanı Hakan Fidan, Erdoğan’ın en güvendiği isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Askeri geçmişten gelen Fidan, 2010–2023 arasında Milli İstihbarat Teşkilatı’nı yönetti, ardından dışişleri bakanlığına getirildi. Muhalefet tarafından yıllardır “dokunulmaz” olarak nitelendirilen Fidan, güvenlik ve dış politika alanındaki etkisiyle önemli bir avantaja sahip.

Suriye dosyası, mülteci meselesi ve olası bir PKK silahsızlanma sürecindeki rolü, Fidan’ın kamuoyundaki profilini güçlendirebilir. Özellikle diplomatik başarı algısı, onu “kriz çözen devlet adamı” konumuna taşıyabilir.

Ancak Fidan’ın en büyük zayıflığı, seçim siyaseti deneyiminin olmaması. Muhalefet, istihbarat geçmişi nedeniyle onu “otoriter eğilimli” olmakla eleştiriyor. Ayrıca AKP içindeki bazı ağır toplarla, özellikle mevcut MİT Başkanı İbrahim Kalın ile yaşadığı gerilimler, parti içi destek bulmasını zorlaştırabilir.

Selçuk Bayraktar: Teknoloji, Savunma ve Aile Bağı

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO’su Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişinin en görünür yüzlerinden biri. TB2 SİHA’lar ve Kızılelma projesiyle küresel çapta tanınan Bayraktar, Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan ile evli olması nedeniyle aile içinden gelen güçlü bir aday.

Yaklaşık 1,8 milyar dolarlık serveti, geniş çaplı bir kampanyayı finanse edebilecek kapasite sağlıyor. Ekonomik krizin seçmen üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, “iş bilen teknokrat” profili bazı kesimler için cazip olabilir.

Öte yandan Bayraktar’ın hiçbir seçim tecrübesi yok ve bugüne kadar siyasi bir pozisyon talep ettiğine dair net bir işaret bulunmuyor. Ayrıca AKP’nin geleneksel kadrolarından destek görüp görmeyeceği belirsiz. Erdoğan ailesiyle olan yakın bağı, muhalif ve merkez seçmeni uzaklaştırabilir.

Bilal Erdoğan: Soyadının Gücü ve Tartışmalar

Cumhurbaşkanının oğlu Bilal Erdoğan, son dönemde AKP tabanına daha görünür biçimde hitap etmeye başladı. Eğitimini büyük ölçüde ABD’de tamamlayan Bilal Erdoğan, sivil toplum ve iş dünyasında geniş bir ağ kurmuş durumda. Bilim Yayma Vakfı ve TUGVA gibi İslamcı yapılar üzerindeki etkisi dikkat çekiyor.

En büyük avantajı, Erdoğan soyadı ve babasının desteği. Medya, yargı ve bürokrasiyle kurduğu ilişkiler, onu parti içi mücadelede güçlü kılıyor. Ancak muhalefet cephesinde Bilal Erdoğan’a yönelik yolsuzluk iddiaları ve 2013’e dayanan ses kayıtları hâlâ güçlü bir negatif algı yaratıyor.

Ayrıca Hamas yanlısı gösterilerle ilişkilendirilen TUGVA faaliyetleri, seküler seçmeni tamamen dışlayabilecek bir risk unsuru olarak görülüyor. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de Bilal Erdoğan’a mesafeli olduğu iddiaları, onun cumhurbaşkanlığı yolunu daha da karmaşık hale getiriyor.

Genel Değerlendirme

FDD analizine göre, Erdoğan sonrası Türkiye tek bir “doğal halef” etrafında birleşmiş değil. Aksine, aile bağları, güvenlik bürokrasisi ve savunma sanayi ekseninde şekillenen çok katmanlı bir güç mücadelesi söz konusu. Erdoğan’ın kimi işaret edeceği kadar, muhalefetin ne ölçüde baskılanacağı ve AKP içi dengelerin nasıl evrileceği de belirleyici olacak.

Kesin olan şu: Erdoğan sonrası dönem, Türkiye siyaseti açısından yalnızca bir lider değişimi değil, iktidar mimarisinin yeniden tasarlanacağı bir kırılma anı olabilir.

Yazarlar:  Sinan Ciddi William Doran


Promo

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler