Piyasa
8 Haftalık Aşk mı, Yapısal Dönüşüm mü? Yabancı Yatırımcı 2025’in Toplamını Bir Ayda Sildi Geçti!
Yabancı sermaye Ocak ayında 2025'in toplam girişinin %88'ini tek başına karşıladı; hisse ve tahvilde iki yılın zirvesi görülürken rezervler 215,6 milyar doları aştı.
Türkiye ekonomisi 2026 yılına, uluslararası sermaye piyasalarında “taktiksel bir ilgiden” öte, “yapısal bir güven” inşasıyla başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan 23 Ocak 2026 haftası verileri, yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına yönelik iştahının sadece bir tepki alımı değil, geniş çaplı bir portföy değişimi olduğunu kanıtlıyor.
Ocak Ayında “Yıl Sıkıştırması”: Bir Ayda Bir Yıllık Giriş
2026’nın ilk dört haftası, Türk sermaye piyasaları için son on yılın en yoğun Ocak ayı performansına sahne oldu. Ocak ayının ilk dört haftasında gerçekleşen toplam 4,5 milyar dolarlık yabancı girişi, 2025 yılının tamamında kaydedilen 5,1 milyar dolarlık toplam girişin yaklaşık yüzde 88’ine tekabül ediyor. Bu durum, yabancı fonların 2026 stratejilerinde Türkiye’yi “ağırlık artır” (overweight) pozisyonuna taşıdığının en net göstergesi olarak yorumlanıyor.
23 Ocak Haftası Karnesi:
-
Hisse Senedi: 490,6 milyon dolar net alım (8 Aralık 2023’ten bu yana en güçlü haftalık giriş).
-
DİBS (Tahvil): 1 milyar 256 milyon dolar net alım.
-
ÖST (Özel Sektör Tahvili): 363,6 milyon dolar.
-
Toplam Haftalık Giriş: 2,11 milyar dolar.
Borsa ve Tahvil Piyasasında Rekor Stoklar
Yabancı yatırımcıların hisse senedi stoku, 23 Ocak haftası itibarıyla 39,87 milyar dolara yükselerek Temmuz 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Hisse senedi piyasasındaki yabancı payı ise yüzde 36,6 seviyesine yerleşmiş durumda.
Tahvil (DİBS) piyasasında ise daha agresif bir dönüş izleniyor. Yabancıların toplam bono stoku içindeki payı yüzde 8,6’ya çıkarak Ocak 2025’ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. 31 Ekim 2025’te başlayan istikrarlı giriş serisiyle birlikte, tahvil piyasasına akan kümülatif yabancı sermaye 5,8 milyar dolara ulaştı.
Fitch ve Rezerv Dopingi: Güvenin Kaynağı Ne?
Yabancı ilgisindeki bu sıçramanın arkasında iki temel katalizör öne çıkıyor:
-
Fitch Ratings Etkisi: Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye’nin not görünümünü “pozitif”e çevirmesi, yılın ikinci yarısında bir not artışının “kapıda” olduğu algısını güçlendirdi.
-
Rezervlerin Tarihi Zirvesi: TCMB brüt rezervlerinin 10,4 milyar dolarlık haftalık artışla 215,6 milyar dolara çıkarak tüm zamanların rekorunu kırması, dış finansman risklerine karşı en büyük güvenceyi oluşturuyor.
Analiz: “Sıcak Para” mı, “Akıllı Para” mı?
Piyasa analistleri, Ocak ayındaki bu yoğun girişi, Türkiye’nin sunduğu yaklaşık yüzde 16-17’lik beklenen reel faiz teklifine ( Fisher denklemi: ) bağlıyor. Ancak bu girişin niteliği hala tartışma konusu. Fitch’in sadece ülke notu değil, 13 Türk bankasının da görünümünü pozitife çevirmesi, sermayenin sadece “carry trade” amacıyla değil, kurumsal bankacılık ve banka hisseleri üzerinden de kalıcı pozisyon alma niyetinde olduğunu gösteriyor.
Kısa vadede 3 Şubat’ta açıklanacak Ocak ayı enflasyon verisi piyasa üzerinde bir stres testi oluşturabilir. Ancak orta vadede, KKM hacminin sembolik 0,1 milyar dolar seviyesine inmiş olması ve swap hariç net rezervlerin 85,3 milyar dolara yükselmesi, yabancı yatırımcı için “çıkış kapısının” açık ve likit olduğu bir güven ortamı yaratıyor.
Haber akışı ve veriler gösteriyor ki; yabancı yatırımcı için 2025 bir “hazırlık yılı” iken, 2026 “aksiyon yılı” olmaya aday görünüyor.
