Para Politikasi
TCMB Şubat Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu: PPK için net bir ipucu var mı?
TCMB’nin raporu genel olarak gerçekçi bir tablo çiziyor, ancak Mart ayında yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayına ilişkin “Fiyat Gelişmeleri Raporu”nu yayımladı. Raporda en dikkat çeken ifade, enflasyonun ana eğiliminin şubat ayında “yatay seyre yakın” olduğu değerlendirmesi oldu. Bu ifade piyasalarda Mart ayında yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz indirimi ihtimaline ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Şubat ayında enflasyon yüzde 2,96 arttı
TCMB’nin yayımladığı rapora göre tüketici fiyatları şubat ayında yüzde 2,96 oranında artarken, yıllık enflasyon 0,88 puan yükselerek yüzde 31,53 seviyesine ulaştı.
Yıllık enflasyon özellikle şu gruplarda yükseliş gösterdi:
-
gıda
-
alkol ve tütün
-
altın
Buna karşılık diğer ana harcama gruplarında yıllık enflasyonun gerilediği belirtildi.
Aylık fiyat artışında ise gıda grubunun belirleyici rol oynadığı görüldü. Gıda dışı tüketici fiyatlarındaki artış yüzde 1,66 ile sınırlı kaldı.
Gıda fiyatlarında sebze ve beyaz et öne çıktı
Şubat ayında işlenmemiş gıda fiyatlarında özellikle sebze ve beyaz et fiyatları belirleyici oldu.
İşlenmiş gıda tarafında ise süt ve süt ürünlerindeki fiyat artışı dikkat çekti.
TCMB raporunda, gıda fiyatları üzerinde:
-
olumsuz hava koşulları
-
Ramazan ayına özgü talep etkileri
gibi faktörlerin etkili olduğu ifade edildi.
Hizmet enflasyonu yeniden hızlandı
Mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre hizmet enflasyonu şubat ayında yükseldi.
Raporda bu artışta özellikle haberleşme hizmetlerindeki fiyat artışının etkili olduğu vurgulandı.
Buna karşılık temel mal enflasyonunun düşük seyrini koruduğu ve bu eğilimin alt kalemlerin geneline yayıldığı ifade edildi.
Üretici fiyatlarında yükseliş sürüyor
TCMB verilerine göre üretici fiyatları şubat ayında yüzde 2,43 oranında arttı.
Yıllık üretici enflasyonu ise 0,39 puan artarak yüzde 27,56 seviyesine çıktı.
Bu görünüm altında Merkez Bankası raporunda şu değerlendirmeye yer verdi:
“Bu görünüm altında, şubat ayında enflasyonun ana eğilimi yataya yakın seyretmiştir.”
Bu ifade, fiyat artış hızında belirgin bir iyileşme olmadığı ancak güçlü bir hızlanma sinyali de bulunmadığı şeklinde yorumlanıyor.
Mart PPK toplantısı için ne anlama geliyor?
TCMB’nin raporu genel olarak gerçekçi bir tablo çiziyor, ancak Mart ayında yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Raporda enflasyonun ana eğiliminin artık belirgin bir düşüş trendinde olmadığı, ancak yükselişe geçeceğine dair güçlü bir sinyal de verilmediği görülüyor.
Bu nedenle bazı ekonomistler TCMB’nin 12 Mart PPK toplantısında nasıl bir karar alacağı konusunda henüz netleşmediğini düşünüyor.
Petrol fiyatları ve döviz talebi belirleyici olabilir
Merkez Bankası’nın kararında önümüzdeki günlerde iki önemli gelişmenin etkili olabileceği değerlendiriliyor:
-
Petrol fiyatlarının seyri
-
Yerleşiklerin döviz talebi
Eğer petrol fiyatlarında yükseliş sürer ve TCMB rezervlerinde erime devam ederse, Banka politika faizini sabit tutabilir.
Bunun yerine TCMB’nin şu araçlara başvurabileceği de konuşuluyor:
-
repo ihalelerini iptal etmek
-
bankalara verilen fonlamanın faizini artırmak
Eşel mobil kararı da bekleniyor olabilir
TCMB’nin ayrıca hükümetin eşel mobil uygulamasına ilişkin kararını da beklediği değerlendiriliyor.
Bloomberg’de yer alan bir haberde petrol fiyatlarındaki artışın akaryakıt fiyatlarına yansıtılmayabileceği iddia edilmişti.
Eğer eşel mobil uygulamasıyla yakıt fiyatları sabit tutulursa, Merkez Bankası enflasyon görünümünde ciddi bir bozulma olmadığı kanaatine vararak faiz indirimi için alan bulunduğunu düşünebilir.
Piyasalar faiz indirimlerine ara verileceğini fiyatlıyor
Piyasalarda ise genel beklenti faiz indirimlerine geçici olarak ara verileceği yönünde.
TCMB’nin zor koşullara rağmen parasal gevşemeye devam etmesi halinde:
-
Borsa ve DİBS piyasalarında ilk tepki olumlu olabilir,
-
ancak yerleşiklerin dövize yönelimi hızlanabilir.
Bu durum da kur ve rezervler üzerinde baskı yaratabilir.
TCMB iletişim politikasında daha net olabilir
Bazı ekonomistlere göre TCMB’nin aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu’nu daha güçlü bir iletişim aracı olarak kullanması faydalı olabilir.
Örneğin Merkez Bankası bu rapor üzerinden faiz indirimlerine ara verildiği mesajını daha net verebilirdi.
Böyle bir iletişim stratejisinin:
-
dövize yönelimi sınırlayabileceği
-
sıcak para çıkışını azaltabileceği
-
enflasyonla mücadele konusunda güveni artırabileceği
değerlendiriliyor.
