Genel
Vatandaşlık Maaşı (GETAD) ve Türkiye’nin Yeni Sosyal Güvenlik Mimarisi
Kapsamlı Durum Analizi ve 2026-2027 Projeksiyonu
Vatandaşlık Maaşı (GETAD) ve Türkiye’nin Yeni Sosyal Güvenlik Mimarisi: Kapsamlı Durum Analizi ve 2026-2027 Projeksiyonu
Yönetici Özeti: Sosyal Politikada Yapısal Dönüşümün Eşiğinde
Türkiye, sosyal güvenlik ve sosyal yardım rejiminde Cumhuriyet tarihinin en köklü dönüşümlerinden birine hazırlanmaktadır. Kamuoyunda yaygın olarak “Vatandaşlık Maaşı” adıyla bilinen, resmi literatürde ise “Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi” (GETAD) olarak tanımlanan bu yeni model, geleneksel “muhtaçlık odaklı” yardım anlayışından “hak temelli gelir güvencesi” modeline geçişi simgelemektedir. Yarın açıklanması beklenen pilot illerle birlikte fiili uygulama safhasına geçecek olan bu sistem, sadece bir nakdi yardım programı değil, aynı zamanda gelir dağılımı adaletini sağlamaya yönelik makroekonomik bir müdahale aracı olarak kurgulanmıştır.
Bu rapor, 2026 yılı Haziran ayında pilot uygulaması başlayacak olan sistemin tüm boyutlarını ele almaktadır. Sistemin kavramsal temellerinden teknik hesaplama algoritmalarına, bütçe üzerindeki mali yükünden sosyolojik etkilerine kadar geniş bir spektrumda derinlemesine bir analiz sunulmaktadır. Özellikle 2026 yılı için net asgari ücretin 28.075 TL olarak belirlenmesiyle radikal bir şekilde değişen gelir testi kriterleri ve hane halkı gelirinin “tamamlanması” mekanizması, raporun odak noktasını oluşturmaktadır. Rapor, “Vatandaşlık Maaşı” araması yapan vatandaşlar, politika yapıcılar ve iktisadi aktörler için referans niteliğinde bir başvuru kaynağı olarak tasarlanmıştır.
1. Giriş: Sosyal Yardımdan “Asgari Gelir Güvencesine” Geçiş
1.1. Paradigma Değişimi: Lütuftan Haka
Geleneksel sosyal yardım modelleri, genellikle bireylerin aşırı yoksulluk, engellilik veya yaşlılık gibi dezavantajlı durumlara düştüğünü kanıtlaması üzerine kuruludur. Bu yaklaşım, devletin vatandaşa bir “lütfu” olarak algılanan, parçalı ve çoğu zaman bürokratik engellere takılan bir yapı arz eder. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın koordinasyonuyla geliştirilen GETAD, bu paradigmayı tersine çevirmektedir. Yeni modelde devlet, vatandaşlarına “yoksulluk sınırının altına düşmeme garantisi” vermektedir. Bu, sosyal yardımın bir hayırseverlik faaliyeti olmaktan çıkıp, anayasal bir vatandaşlık hakkına dönüşmesi anlamına gelmektedir.
1.2. Kavramsal Karşılaştırma: UBI vs. Negatif Gelir Vergisi
Türkiye’nin uygulayacağı model, dünya literatüründe sıkça tartışılan iki ana akım teorinin sentezi niteliğindedir: “Evrensel Temel Gelir” (Universal Basic Income – UBI) ve “Negatif Gelir Vergisi”.
-
Evrensel Temel Gelir (UBI): Zengin fakir ayrımı yapmaksızın toplumun her ferdine koşulsuz şartsız ödenen maaştır. GETAD, “koşulsuz” olmadığı ve “hane geliri testi” içerdiği için saf bir UBI uygulaması değildir.
-
Negatif Gelir Vergisi: Nobel ödüllü iktisatçı Milton Friedman’ın savunduğu bu modelde, devlet belirli bir gelir eşiği belirler. Bu eşiğin altında geliri olanlara vergi almak yerine ödeme yapar. GETAD, çalışma mantığı açısından bu modele daha yakındır. “Tamamlayıcı” özelliği, sistemin özünü oluşturur. Yani devlet herkese para dağıtmaz; sadece belirlenen çıtanın altında kalanları o çıtaya yükseltir.
1.3. Aile Koruma Kalkanı ve Bütünleşik Mimari
Sistem, “Aile Koruma Kalkanı” programının en stratejik bileşeni olarak tasarlanmıştır. Eski Bakan Derya Yanık döneminde teorik çerçevesi çizilen ve mevcut Bakan Mahinur Özdemir Göktaş döneminde operasyonel hale getirilen bu yapı, sosyal yardımların “arz odaklı” (vatandaşın talep etmesini bekleyen) değil, “talep odaklı” (devletin ihtiyacı tespit edip gittiği) bir yapıya bürünmesini sağlamaktadır. Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (BSYBS) sayesinde, hanenin tüm mali verileri tek bir ekranda toplanarak, sübjektif değerlendirmelerden uzak, veriye dayalı bir yardım mekanizması kurulmaktadır.
2. Sistemin Teknik Mekanizması: Gelir Tamamlayıcı Destek Nasıl Çalışacak?
Kamuoyunun en çok merak ettiği husus, maaşın nasıl hesaplanacağı ve “kimin ne kadar alacağı” sorusudur. Sistem, karmaşık bir algoritmaya dayanmakla birlikte, temel prensibi basittir: Eksik olanı tamamlama.
2.1. Tamamlama Algoritması ve Matematiksel Modeli
Sistemin çalışması için devlet öncelikle bir “Asgari Hane Geçim Standardı” (Target Income Threshold) belirler. Bu rakam, hanenin büyüklüğüne, yaşadığı bölgeye ve hanedeki bireylerin özel durumlarına (engellilik, yaşlılık vb.) göre değişkenlik gösterebilir. Ancak temel formül sabittir:
Eğer ise, ödeme yapılmaz (). Eğer ise, aradaki fark devlet tarafından ödenir.
Örnek Senaryo Üzerinden Analiz: Hükümetin 4 kişilik bir çekirdek aile için HAG’ı 25.000 TL olarak belirlediğini varsayalım.
-
Senaryo 1 (Derin Yoksulluk): Ailede kimse çalışmıyor, hiçbir sosyal güvence yok.
-
Mevcut Gelir: 0 TL
-
Ödenecek Tutar: 25.000 TL – 0 TL = 25.000 TL
-
-
Senaryo 2 (Çalışan Yoksullar): Baba asgari ücretle çalışıyor (28.075 TL), anne çalışmıyor, 3 çocuk var (Hane nüfusu 5). Hane gelir sınırı kişi başı hesaplandığı için, bu aile için HAG’ın daha yüksek (Örneğin 30.000 TL) belirlendiğini varsayalım.
-
Mevcut Gelir: 28.075 TL
-
Ödenecek Tutar: 30.000 TL – 28.075 TL = 1.925 TL
-
-
Senaryo 3 (Emekli Hanesi): Bir emekli ve eşi yaşıyor. Emekli maaşı 20.000 TL (2026 en düşük emekli aylığı tahmini ).
-
Hedef Gelir: 25.000 TL
-
Ödenecek Tutar: 25.000 TL – 20.000 TL = 5.000 TL
-
Bu modelde kritik olan, yardımların bir “tampon” görevi görmesidir. Aile kendi çabasıyla gelirini artırdıkça devlet desteği azalır, ancak toplam gelir (Maaş + Destek) hiçbir zaman hedef sınırın altına düşmez.
2.2. Kişi Başına Düşen Gelir Kriteri: “Üçte Bir” Kuralı
Türkiye’deki sosyal yardım mevzuatının (2022 Sayılı Kanun ve 3294 Sayılı Kanun) temel direği olan “net asgari ücretin üçte biri” kriteri, GETAD sisteminde de ana belirleyici olmaya devam edecektir. Ancak 2026 yılı asgari ücretindeki artış, bu kriterin kapsayıcılığını dramatik şekilde artırmıştır.
2026 Gelir Testi Analizi: QNB Invest ve TÜRMOB verilerine göre 2026 yılı net asgari ücreti 28.075,50 TL olarak açıklanmıştır.
Bu hesaplama, sistemin kapsamının ne kadar genişlediğini göstermektedir:
-
2025 Öncesi: Asgari ücretin düşük olması nedeniyle, haneye tek bir asgari ücret girmesi durumunda bile hane “muhtaç” statüsünden çıkabiliyordu.
-
2026 Durumu: 4 kişilik bir ailede sadece baba asgari ücretle çalışıyorsa;
-
Hane Toplam Geliri: 28.075 TL
-
Kişi Başına Düşen Gelir:
-
Kriter: (Kriter Sağlanıyor)
-
Bu matematiksel gerçek, asgari ücretli ve çocuklu ailelerin büyük bir kısmının Vatandaşlık Maaşı kapsamına gireceğini kanıtlamaktadır. Bu durum, sistemin sadece işsizleri değil, “çalışan yoksulları” da hedefleyen devasa bir transfer mekanizması olduğunu göstermektedir.
3. Kapsam ve Uygunluk Kriterleri: Kimler Alabilecek, Kimler Dışlanacak?
GETAD, “kapsayıcı” bir vizyonla tasarlanmış olsa da, bütçe kısıtları ve sosyal adaleti sağlama amacı gereği belirli filtreleme mekanizmalarına sahiptir.
3.1. Öncelikli Hedef Kitleler
Sistem, toplumun en kırılgan katmanlarından başlayarak yukarıya doğru genişleyen bir halka yapısına sahiptir.
-
Çok Çocuklu Aileler: Hane nüfusu arttıkça, kişi başına düşen gelirin (bölenin artması nedeniyle) düşmesi, çok çocuklu aileleri sistemin doğal yararlanıcısı yapmaktadır. Bu durum, Türkiye’nin demografik politikalarıyla (nüfus artışını teşvik) uyumlu bir mali destek mekanizması oluşturmaktadır.
-
Emekliler: Türkiye’de emekli aylıklarının seviyesi tartışma konusuyken, GETAD emekliler için bir nevi “ikincil intibak” işlevi görecektir. Hane geliri kriterini sağlayan emekliler, maaşlarına ek olarak bu tamamlayıcı desteği alabileceklerdir.
-
Tek Ebeveynli Aileler: Özellikle eşinden boşanmış veya eşini kaybetmiş, çocuklarıyla yaşayan kadınlar, hane gelirini tek başına omuzlamak zorunda oldukları için sistemde önceliklidir.
-
Engelli ve Bakım İhtiyacı Olanlar: Mevcut engelli aylığı veya evde bakım maaşı alanlar, bu gelirleri hane gelirine dahil edilse dahi sınırın altında kalıyorlarsa, aradaki fark kadar ek ödeme alacaklardır.
3.2. Dışlayıcı Kriterler (Eleme Yöntemleri)
Henüz resmi yönetmelik yayınlanmamış olsa da, Bakanlığın geçmiş uygulamaları ve uzman görüşleri ışığında şu grupların kapsam dışı kalması beklenmektedir:
-
Varlık Sahipleri: Geliri düşük görünse bile, üzerine kayıtlı yüksek rayiç bedelli gayrimenkulü, lüks aracı veya yüksek miktarda banka mevduatı bulunanlar.
-
Kamu Çalışanları: Memurlar, toplu sözleşme ve sendikal haklarla korundukları için genellikle gelir testini geçememektedir.
-
Yüksek Gelir Beyanı: Hane içinde kişi başına düşen geliri 9.358 TL’nin (2026 sınırı) üzerinde olanlar.
4. Uygulama Takvimi ve Kritik Dönemeçler
Kullanıcıların en çok merak ettiği “Yarın ne olacak?” sorusunun cevabı, sürecin takvimsel işleyişinde gizlidir. Sistem bir gecede tüm ülkeye yayılmayacak, temkinli ve aşamalı bir “pilot” süreç izlenecektir.
4.1. Pilot İllerin Seçimi: Neden ve Neresi?
Yarın açıklanması beklenen pilot iller, sistemin “laboratuvarı” olacaktır. Bakanlık kaynakları ve medyaya yansıyan bilgilere göre, pilot illerin seçiminde üç ana kriter belirleyicidir :
-
Deprem Bölgesi (6 Şubat Etkisi): Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya gibi iller, ekonomik toparlanmayı hızlandırmak ve bölgeden göçü durdurmak amacıyla en güçlü adaylardır. Bu illerdeki “gelir kaybı” zaten tespit edilmiş durumdadır.
-
Gelir Dağılımı Adaletsizliği: GSYH’den en az pay alan Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri (Örn: Ağrı, Van, Şanlıurfa).
-
Kent Yoksulluğu: Büyük metropollerin çeperlerinde oluşan yoksulluk ceplerini test etmek amacıyla İstanbul (belirli ilçeler), Ankara veya İzmir’in de pilot kapsamına alınması muhtemeldir.
4.2. 2026-2027 Yol Haritası
Proje takvimi şu şekilde işleyecektir:
-
Ocak 2026 (Mevcut Dönem): Pilot illerin ilanı, yasal altyapının (Kanun Teklifi) TBMM’ye sunulması hazırlıkları.
-
Şubat-Mayıs 2026: Yasalaşma süreci, yönetmeliklerin yayınlanması ve pilot illerdeki SYDV personeline eğitim verilmesi.
-
Haziran 2026: Pilot uygulamanın resmen başlaması ve ilk maaşların hesaplara yatırılması.
-
Temmuz-Aralık 2026: Pilot uygulamanın izlenmesi, “hatalı ödeme” ve “suiistimal” açıklarının kapatılması için sistem revizyonları.
-
2027 Yılı: Sistemin revize edilmiş haliyle 81 ilde yaygınlaştırılması.
5. Bütçe ve Ekonomik Yük Analizi: 2026 Tartışmaları
“2026 yükü tartışılıyor” ifadesi, projenin mali sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri yansıtmaktadır. Bu kadar geniş kapsamlı bir gelir transferinin Hazine üzerindeki etkisi, ekonomi yönetiminin en hassas dengesidir.
5.1. Maliyet Projeksiyonları ve Kaynak
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 bütçesinde “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi” için 21 milyar 804 milyon TL ve doğum yardımları için 44 milyar TL ödenek ayrılmıştır. Ancak GETAD’ın tam kapasiteyle çalışması durumunda maliyetin bu rakamların çok üzerine çıkacağı aşikardır. Kaynak sorununun çözümü için şu mekanizmalar devreye sokulmaktadır:
-
Aile ve Gençlik Fonu: Karadeniz doğalgazı ve Gabar petrolünden elde edilen gelirlerin bir kısmı, doğrudan bu fona aktarılarak GETAD’ın finansmanında kullanılacaktır. Bu, sosyal yardımların genel bütçe vergi gelirlerinden değil, doğal kaynak gelirlerinden (servet fonu mantığıyla) finanse edilmesi anlamına gelir.
-
Vergi Harcaması (Tax Expenditure): Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasıyla devletin vazgeçtiği 1 trilyon liralık gelir, dolaylı bir sosyal transferdir. GETAD, buna ek olarak doğrudan nakit transferi (Direct Cash Transfer) yükü getirecektir.
5.2. Asgari Ücret ve İstihdam Dengesi
Sistemin en büyük riski, “işgücüne katılımı caydırma” potansiyelidir (Reservation Wage Effect). Eğer vatandaşlık maaşı, asgari ücrete çok yakın bir seviyede belirlenirse, bireyler “çalışsam da çalışmasam da aynı parayı alıyorum” düşüncesiyle işgücünden çekilebilir veya kayıt dışı çalışmaya yönelebilir. Bu riski bertaraf etmek için OVP’de “işgücüne katılıma mani olmayacak bütünleşik yapı” ifadesi özellikle vurgulanmıştır. Planlanan modelde, kişi sigortalı bir işe girdiğinde yardımı tamamen kesilmeyecek, ancak kademeli olarak azaltılacaktır. Böylece çalışmak her zaman “daha karlı” bir seçenek olarak kalacaktır.
5.3. Enflasyonist Etki
Piyasaya karşılıksız para sürülmesi teorik olarak enflasyonisttir. Ancak GETAD kapsamında yapılacak ödemelerin, “Marjinal Tüketim Eğilimi” (Marginal Propensity to Consume) en yüksek olan alt gelir grubuna yapılması, paranın tasarrufa değil doğrudan tüketime (gıda, barınma) gitmesini sağlayacaktır. Bu durum talep enflasyonu yaratabilir, ancak aynı zamanda ekonomik durgunluk dönemlerinde piyasayı canlandıran bir “otomatik dengeleyici” (automatic stabilizer) işlevi de görecektir.
6. Başvuru Kılavuzu: Vatandaş Ne Yapmalı?
Sistem devreye girdiğinde, vatandaşların izlemesi gereken prosedürler dijitalleşme sayesinde büyük ölçüde basitleştirilmiştir.
6.1. E-Devlet Entegrasyonu
Başvuruların e-Devlet üzerinden, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı – Sosyal Yardım Başvuru Hizmeti” ekranından alınması beklenmektedir. Vatandaşlar, TC kimlik numaraları ve şifreleriyle sisteme girdiklerinde:
-
Aydınlatma metnini onaylayacak,
-
Hane halkı bilgilerini ve gelir durumlarını beyan edecek,
-
IBAN numaralarını sisteme tanımlayacaklardır.
6.2. Belge İstemeyen Sistem: Bütünleşik Veri Taraması
Vatandaşın beyanı esas olmakla birlikte, sistem arka planda yaklaşık 28 farklı kamu kurumundan veri çekerek (Tapu Kadastro, SGK, Bankalar, Emniyet Genel Müdürlüğü Araç Tescil vb.) çapraz kontrol yapacaktır. Beyan edilen gelir ile sistemin tespit ettiği harcama/varlık durumu arasında tutarsızlık yoksa, yardım otomatik olarak onaylanacaktır.
6.3. ASDEP Sahada
Dijital verilerin yetersiz kaldığı durumlarda, Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) personeli haneyi fiziksel olarak ziyaret edecektir. 2026 yılı itibarıyla sayıları artırılan ASDEP personeli, hanenin yaşam koşullarını yerinde inceleyerek “sosyal inceleme raporu” hazırlayacak ve yardım kararında bu rapor belirleyici olacaktır.
7. Sonuç: Türkiye Sosyal Devletinin Yeni Yüzyılı
Vatandaşlık Maaşı (GETAD), Türkiye’nin sosyal politika tarihinde, 1945’te İşçi Sigortaları Kurumu’nun kurulması veya 2008’de Genel Sağlık Sigortası’na geçilmesi kadar kritik bir dönüm noktasıdır. Sistem, yoksulluğu “yönetmek” yerine, yoksulluğu belirli bir standardın altında “yasaklamayı” hedefleyen iddialı bir projedir.
Yarın açıklanacak pilot iller ve önümüzdeki aylarda Meclis’e gelecek yasa teklifi, bu vizyonun sahadaki karşılığını belirleyecektir. Vatandaşlar için en önemli tavsiye, süreci sadece kulaktan dolma bilgilerle değil, Resmi Gazete ve Bakanlık duyuruları üzerinden takip etmeleridir. 2026 yılı, Türkiye’de “gelir güvencesi” kavramının somutlaştığı yıl olarak tarihe geçmeye adaydır.
Tablo 1: Sosyal Yardım Sistemleri Karşılaştırması
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme: Bu rapor, 29 Ocak 2026 tarihi itibarıyla kamuya açık kaynaklardan derlenen bilgiler ve resmi taslaklar ışığında hazırlanmıştır. Kesin başvuru şartları ve tutarlar, yasa Resmi Gazete’de yayımlandığında netleşecektir.
Vatandaşlık Maaşı, GETAD, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi, 2026 sosyal yardım, gelir testi, asgari gelir güvencesi, aile destek paketi, vatandaşlık maaşı başvuru, sosyal yardım pilot iller, hane geliri hesaplama



