Sosyal Medya

Genel

Ruchir Sharma / FT: Altın Masal Evresine Girdi

Rockefeller International Başkanı Ruchir Sharma, Financial Times’ta yayımlanan analizinde altın fiyatlarının artık temel göstergelerden koparak “hikâye” ve “belirsizlik” üzerinden fiyatlandığını savunuyor.

Ruchir Sharma / FT: Altın Masal Evresine Girdi

Rockefeller International Başkanı Ruchir Sharma, Financial Times’ta yayımlanan analizinde altın fiyatlarının artık temel göstergelerden koparak “hikâye” ve “belirsizlik” üzerinden fiyatlandığını savunuyor. Sharma’ya göre, merkez bankalarının dolar bağımlılığını azaltma hamlesiyle başlayan yükseliş artık yatırımcı psikolojisi ve küresel risk anlatılarıyla besleniyor. Bu durum, bazı gözlemcilere 1970’lerin altın çılgınlığını hatırlatıyor.


Temellerden Kopuş

Altın uzun yıllar boyunca enflasyona karşı güvenli liman olarak görüldü. Tarihsel olarak reel faizlerin düştüğü dönemlerde altın fiyatları yükseldi. Tasarruf hesapları ve tahvillerden elde edilen getiriler geriledikçe yatırımcılar getirisi olmayan ama fiyatı artabilen altına yöneldi.

Ancak bu ilişki 2023’te belirgin biçimde değişmeye başladı. Reel faizler yüksek ve yükselme eğilimindeyken altın fiyatları da hızla tırmanışa geçti. Sharma’ya göre bu kopuşun temel nedeni, merkez bankalarının dolar varlıklarını azaltarak altın alımlarını artırmasıydı. ABD’nin Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya uyguladığı yaptırımlarda doları “silah” olarak kullanması, bazı ülkeleri rezerv çeşitlendirmeye itti.

Ancak son dönemde merkez bankalarının alım hızının yavaşladığı görülüyor. Buna karşın yatırımcı talebi adeta patladı.


Yatırımcı Çılgınlığı

Geçen yıl yatırımcıların toplam altın alımlarındaki payı iki katına çıkarak yüzde 35’e ulaştı. Özellikle altın ETF’lerine yoğun girişler dikkat çekiyor. Sharma, bu çılgınlığın en yoğun yaşandığı yerin Çin olduğunu belirtiyor; perakende yatırımcılar agresif biçimde altına yönelmiş durumda.

Takı talebi ise yüksek fiyatlar nedeniyle geriliyor. Yani bugün altın fiyatlarını sürükleyen ana unsur fiziksel talep değil, finansal talep.

Bu değişim, altının değerini hesaplamak için yıllardır kullanılan modelleri de işlevsiz hale getirdi. Reel tahvil getirileri ve enflasyon beklentileri gibi göstergeler artık fiyat hareketini açıklamakta yetersiz kalıyor.


“Risk ve Belirsizlik” Fiyatlaması

Sharma, Dünya Altın Konseyi’nin modeline atıfta bulunarak son yükselişin yüzde 80’inden fazlasının “risk ve belirsizlik” faktöründen kaynaklandığını belirtiyor. Bu da başka bir ifadeyle, “korku hikâyeleri”nin fiyatı taşıdığı anlamına geliyor.

Altın savunucularına göre bugün yaşanan jeopolitik gerilimler – Donald Trump, ticaret tarifeleri, Ukrayna savaşı – geçmişteki altın süper döngülerinin zeminini andırıyor. Ancak Sharma, bugünkü enflasyonun Jimmy Carter dönemindeki çift haneli oranlara yaklaşmadığını hatırlatıyor. 1970’lerde petrol ambargosu, Vietnam savaşı ve İran rehine krizi gibi çok daha sert şoklar yaşanmıştı.


“Doların Değer Kaybı” Argümanı Tartışmalı

Bir diğer yaygın görüş, altının “doların değer kaybına” karşı koruma sağladığı yönünde. Ancak Sharma şu soruyu soruyor: Eğer gerçekten böyleyse, neden doların alternatifi olarak görülen bitcoin geriliyor, buna karşılık ABD hisse senetleri ve tahvilleri güçlü kalıyor?

Altın 1970’lerin son aşamasında da temellerden kopmuştu. O dönemde ons fiyatı 500 dolara ulaşarak reel faizlere dayalı “adil değerinin” 2,5 katına çıkmıştı. Bugün ise altının fiyatı, reel faizlere göre hesaplanan adil değerinin yaklaşık 5 katına ulaşıyor.


Momentum Ne Zaman Kırılır?

Sharma’ya göre bu yükselişi neyin durdurabileceğini kestirmek zor. Küresel likidite halen bol. Yatırımcıların portföylerinde altın oranı geçmiş dönemlere kıyasla hâlâ düşük.

1970’lerdeki süper döngü ancak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyonla mücadele için agresif faiz artışlarına başlamasıyla sona ermişti. Bugün ise benzer ölçekte bir sıkılaştırma ihtimali düşük görünüyor.

Son 10 yılda altın, enflasyondan arındırılmış olarak üç kattan fazla değer kazandı. Ancak bu artış, 1970’lerdeki 12 katlık yükselişle kıyaslandığında mütevazı kalıyor. O dönemin son safhasında altın fiyatı iki ay içinde iki katına çıkmıştı.


“İnanmak Gerek”

Uzun yıllardır altın konusunda iyimser olduğunu belirten Sharma, bugün daha temkinli bir noktada duruyor. Temellerden kopmuş ve hikâyelerle beslenen bir piyasada hangi anlatının kalıcı olacağını kestirmenin zor olduğunu vurguluyor.

“Daha fazla altın almak istiyorsanız, inanmanız gerekiyor” diyen Sharma, yatırım kararının artık verilerden çok beklentiye dayandığını ima ediyor.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler