Gündem
Maskat’ta Kritik Cuma: “Anlaşma mı, Operasyon mu?”
Maskat'ta başlayan "ya tamam ya devam" zirvesine kilitlendi. Türkiye, Katar ve Mısır'ın arabuluculuğunda sunulan nükleer takas ve garantörlük planı, bölgeyi bir ABD-İran çatışmasından kurtaracak son çıkış yolu olabilir. İşte masadaki tüm detaylar ve askeri müdahale olasılığının analizi.
Maskat’ta başlayan “ya tamam ya devam” zirvesine kilitlendi. Türkiye, Katar ve Mısır’ın arabuluculuğunda sunulan nükleer takas ve garantörlük planı, bölgeyi bir ABD-İran çatışmasından kurtaracak son çıkış yolu olabilir. İşte masadaki tüm detaylar ve askeri müdahale olasılığının analizi.
Dünyanın gözü bugün Umman’ın başkenti Maskat’ta. 2026 yılının ilk haftalarından itibaren Basra Körfezi’ne devasa bir askeri yığınak yapan ABD, İran ile son yılların en yüksek gerilimli müzakeresine oturuyor. Masada sadece nükleer başlıklar değil, Orta Doğu’un güç dengeleri ve İran rejiminin geleceği var.
Müzakere Masasındaki Taraflar ve Talepler
Taraflar Umman’a tamamen zıt ajandalarla geldi. Bu durum, “diplomatik bir atılım” ihtimalini zayıflatırken, askeri müdahale riskini canlı tutuyor.
-
ABD Cephesi (Witkoff ve Kushner): Washington, nükleer kısıtlamaların ötesine geçen “kapsamlı” bir paket bekliyor. Talepler arasında uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulması, balistik füze programının tasfiyesi ve Hizbullah/Hamas gibi bölgesel vekillerden desteğin çekilmesi yer alıyor. Ayrıca Ocak ayındaki protestolarda yaşanan can kayıpları da insan hakları başlığı altında masada.
-
İran Cephesi (Abbas Arağçi): Tahran ise müzakerelerin sadece nükleer dosya ve ekonomik yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrarcı. Arağçi, füze programı ve bölgesel nüfuzun “ulusal egemenlik meselesi” olduğunu ve tartışılamayacağını savunuyor.
Türkiye’nin “Garantörlük ve Takas” Planı: Son Çıkış Yolu mu?
Bölgesel aktörler, özellikle de Türkiye, Mısır ve Katar, askeri bir çatışmayı önlemek adına masaya somut bir “Üçüncü Yol” teklifi sundu. Bu planın detayları şu şekilde:
-
3 Yıllık Moratoryum: İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 3 yıl boyunca tamamen durduracak.
-
Uranyum Takası: Tahran’ın elindeki mevcut uranyum stokları, işlenmek veya saklanmak üzere Türkiye gibi güvenilir bir üçüncü ülkeye transfer edilecek.
-
Saldırmazlık Paktı: Bu adımlar karşılığında ABD ve müttefikleri, İran’a yönelik bir “saldırmazlık garantisi” (non-aggression agreement) verecek ve ekonomik yaptırımların bir kısmını kademeli olarak askıya alacak.
-
Rusya’nın Rolü: Rus devlet nükleer şirketi Rosatom’un, İran’ın sınırlı nükleer faaliyetlerini yerinde izlemesi ve denetlemesi de alternatif bir “izleme mekanizması” olarak öneriliyor.
“Deal or Strike”: Saldırı Olasılığı Ne Kadar Yakın?
Piyasalarda ve askeri kulislerde en çok sorulan soru şu: Önümüzdeki birkaç hafta içinde bir saldırı gerçekleşir mi?
-
Askeri Hazırlık: ABD, Basra Körfezi’ne dev bir “armada” yerleştirdi. Bu tahkimat, sadece bir blöf değil, olası bir misillemeye karşı korunma ve aynı zamanda kapsamlı bir hava harekatı düzenleme kapasitesine sahip.
-
Trump’ın “Süre Sonu” Uyarısı: Başkan Trump’ın “Anlaşma olmazsa kötü şeyler olacak” çıkışı ve ABD Büyükelçiliği’nin vatandaşlarına “İran’ı derhal terk edin” çağrısı yapması, diplomatik saatin sona yaklaştığını gösteriyor.
-
Risk Analizi: Uzmanlar, Tahran’ın bu “garantörlük” planını reddetmesi durumunda, askeri seçeneğin %70-80 ihtimalle devreye girebileceğini öngörüyor. Marco Rubio gibi isimlerin şüpheciliği, Washington’da “diplomasiye verilen sürenin” dolmak üzere olduğuna işaret ediyor.
Sonuç: Savaşın Gölgesinde Diplomasi
Maskat’tan gelecek ilk sinyaller, bölgenin ya büyük bir savaşa ya da Türkiye’nin arabuluculuğunda şekillenecek kırılgan bir ateşkese uyanacağını belirleyecek. Eğer Türkiye’nin sunduğu takas planı kabul görmezse, önümüzdeki birkaç hafta Orta Doğu tarihinin en sıcak dönemlerinden birine sahne olabilir.
