Gündem
Davos 2026’dan Çıkan Beş Kritik Ders: Trump Gölgesi, Jeopolitik Gerilim ve Yeni Küresel Denge Arayışı
Reuters Davos'ta konuşulan beş önemli konuyu inceledi
Özet:
Davos 2026 Dünya Ekonomik Forumu, ABD Başkanı Donald Trump’ın söylem ve hamlelerinin damga vurduğu, jeopolitik belirsizliklerin ve ekonomik kırılganlıkların öne çıktığı bir zirve oldu. Avrupa’nın Trump’a karşı duruşu, ABD ile transatlantik ilişkilerde güven erozyonu, İran ve Ukrayna dosyaları, yapay zekâdaki beklenti dönüşümü ve enerji politikalarındaki sert rota değişimi Davos’un ana başlıkları arasında yer aldı.
Jeopolitik: Avrupa Trump’a Karşı Nerede Duracağını Öğrendi
Davos’un en belirgin teması, Trump’ın Grönland üzerindeki iddialarının Avrupa için “kırmızı çizgi”leri aşması oldu. Avrupa başkentleri, bu çıkışın egemenlik ilkesine açık bir meydan okuma olduğunu değerlendirirken, Brüksel’den yükselen ortak tepkinin ve piyasalarda yaşanan dalgalanmanın Trump’ın geri adım atmasında etkili olduğu görüşü öne çıktı.
Ancak bu geri adım, transatlantik ilişkilerdeki güven kaybını telafi etmedi. Avrupa liderleri, bir sonraki krizde daha hızlı ve koordineli hareket edebilmek için karar alma mekanizmalarını hızlandırma ihtiyacını açıkça tartıştı. Bir AB yetkilisinin ifadesiyle, “Avrupa karar almakta hâlâ fazla yavaş.”
Zirvenin ilk günlerinde Ukrayna gündemde görece geri planda kalsa da, Trump’ın Grönland konusunda “çerçeve anlaşma” açıklamasının ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy Davos’a gelerek diplomasi trafiğini hızlandırdı. Buna rağmen barış anlaşması hâlâ uzak görünüyor; özellikle toprak başlıklarında ilerleme sağlanabilmiş değil.
Trump yönetiminin gündemi belirleme gücü, Rusya cephesinde de hissedildi. Kremlin’in yatırım temsilcisi Kirill Dmitriev’in, 2022’den bu yana ilk kez Davos’a gelerek ABD’li yetkililerle görüşmesi dikkat çekti. Forum resmi programına katılmayan Dmitriev’in temasları, Moskova-Washington hattında yeni bir arayışın işareti olarak yorumlandı.
İran başlığı ise Davos’ta en çok “sonrası ne olur?” sorusuyla tartışıldı. Olası bir ABD ya da İsrail müdahalesinin rejimi sarsıp sarsmayacağı ve bunun yaratacağı bölgesel sonuçlar, Trump’ın öngörülemezliğini bir kez daha zirvenin merkezine taşıdı.
Makroekonomi ve Piyasalar: ABD’ye Bağımlılığı Azaltma Arayışı
Davos öncesinde Trump’ın, Grönland planına karşı çıkan Avrupa ülkelerine yönelik tarife tehditleri, ticaret gerilimlerini yeniden alevlendirdi. Bu durum, Avrupa’nın ABD’ye ekonomik olarak ne ölçüde güvenebileceği sorusunu CEO’ların gündemine taşıdı.
Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne’ın ifadesiyle, “CEO’ların bugün en çok istediği şey istikrar, öngörülebilirlik ve hukukun üstünlüğü. Bunlar şu anda kıt.”
Bu ortam, ülkeler ve şirketler için ticaret ve yatırım ilişkilerini ABD dışına çeşitlendirme çağrılarını güçlendirdi. Finans sektörü, bir yandan jeopolitik riskler ve ABD politikalarının yarattığı belirsizliklerle boğuşurken, diğer yandan yapay zekâ ve finansal teknolojilerin yaratacağı yeni iş alanlarına odaklandı.
ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına dair tartışmalar ve yapay zekâ hisselerinde balon endişeleri, yatırımcıların zihnini meşgul eden başlıklar arasında yer aldı.
Yapay Zekâ: Şüpheden Kabullenişe
Teknoloji dünyası Davos’a bu yıl güçlü bir katılım gösterdi. Elon Musk ve Nvidia CEO’su Jensen Huang gibi isimlerin nadir görülen varlığı, yapay zekânın zirvedeki ağırlığını artırdı. 2025’in sonlarındaki “aşırı değerleme” tartışmalarının yerini, daha pragmatik bir kabulleniş aldı.
Şirket yöneticileri, yapay zekânın bazı işleri ortadan kaldıracağını kabul ederken, yeni iş alanları yaratacağına vurgu yaptı. Ancak sendikalar aynı iyimserliği paylaşmadı; düzenleme ve yeniden eğitim çağrıları öne çıktı.
Enerji: Petrol Güçlü Döndü, Yeşil Dönüşüm Tartışmalı
Trump’ın rüzgâr santrallerine fren, petrol ve gaz üretimine tam gaz destek mesajları, “Büyük Petrol”ü Davos’a güçlü bir dönüşle getirdi. ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın, küresel petrol üretiminin iki kattan fazla artması gerektiği yönündeki açıklamaları, talebin zirve yapacağına dair yaygın görüşlere açık bir meydan okumaydı.
Avrupa ve Kaliforniya’nın yeşil enerji harcamaları “israf” olarak nitelendirilirken, Elon Musk bu çizgiden ayrılarak ABD’nin güneş enerjisiyle tüm elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini savundu. Ancak yüksek gümrük vergilerinin güneş enerjisinin önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.
Savunma: Rahatlama ve Yeni Beklentiler
Trump’ın Grönland konusunda “askeri çözüm yok” mesajı, küresel çapta kısa süreli bir rahatlama yarattı. Buna karşın savunma sanayi yöneticileri, artması beklenen Avrupa ve ABD savunma harcamalarının yeni yatırım ve istihdam fırsatları doğuracağını düşünüyor.
Trump’ın Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun yakalanmasında kullanıldığını iddia ettiği “gizli ses silahı” ise Davos’un en sıra dışı başlıklarından biri oldu. Kremlin, Rus istihbaratının konuyu araştırdığını açıkladı.
Kaynak: Reuters
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
