Gündem
ANALİZ | Suriye Haritası Değişirken Türkiye Kamuoyu Ne Diyor? Zafer Havası mı, Duygusal Kopuş mu?
Suriye’de AANES (PYD/YPG) yapısının birkaç gün içinde çökmesi ve kontrolün Şam’daki yeni geçiş hükümetine geçmesi, Türkiye kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ediyor. Ocak 2026’da yayımlanan son anketler, Türk halkının Suriye’deki Kürt yapılanmasının tasfiyesine "ulusal güvenlik" penceresinden baktığını ancak toplumsal kutuplaşmanın derinleştiğini ortaya koyuyor.
Suriye’de AANES (PYD/YPG) yapısının birkaç gün içinde çökmesi ve kontrolün Şam’daki yeni geçiş hükümetine geçmesi, Türkiye kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ediyor. Ocak 2026’da yayımlanan son anketler, Türk halkının Suriye’deki Kürt yapılanmasının tasfiyesine “ulusal güvenlik” penceresinden baktığını ancak toplumsal kutuplaşmanın derinleştiğini ortaya koyuyor.
Nitekim, DEM Parti eşbaşkanı Bakırhan Suriye’deki son gelişmeler üzerine T24’ten Ceren Bayar’e “Kazanımları sadece muharebelerin sonuçları içinde okumak yanıltıcıdır. Suriye’de Kürtler kendi toprağında, kendi kimlikleriyle kalıcı hale geldi. Bu kazanımı küçümsemek, yürütülen mücadeleye haksızlık olur. Savaşın gürültüsü, masanın dilini boğmamalıdır” ifadesini kullandı.
Son on gündür yaşananların Kürtleri “tarihte olmadığı kadar duygusal anlamda olumsuz etkilediğini” belirten Bakırhan, “Bugün Suriye’ye sessiz kalanlar, yarın Türkiye’ye etkilerini görünce itiraz etmek için geç kalacaklar” dedi.
Bakırhan, Suriye’de yaşanan gelişmeler ve Türkiye’nin tutumuna ilişkin kaleme aldığı yazıda, Kürtlerde derin bir kırılma yaşandığını belirterek “Kürtlerin acısının zafer olarak sunulduğu bir zeminde kardeşlik kurulamaz” dedi. İmralı görüşmelerine, Öcalan’ın çözüm çağrılarına ve “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Bakırhan, “Kırılma derinlerde ve görmezden gelindikçe sessizce ve öfkeyle büyüyor” uyarısında bulundu. Peki anketler ne diyor?
HABER MERKEZİ – Suriye’nin kuzeyinde 15 yıldır devam eden “statü” tartışmaları, 2026’nın ilk haftalarında yaşanan askeri kırılmayla yeni bir evreye girdi. SDG güçlerinin Haseke hattına çekilmesi ve Arap aşiretlerinin merkezi hükümete biat etmesi, Türkiye’deki anket sonuçlarına “stratejik başarı” olarak yansıdı. Ancak veriler, bu değişimin Türkiye içindeki Kürt seçmen nezdinde farklı bir duygusal karşılığı olduğunu gösteriyor.
“Terör Koridoru” Endişesi Yerini “İhtiyatlı Zafer”e Bıraktı
Ocak 2026 tarihli IstanPol ve ASAL Araştırma verilerine göre, Türk seçmeninin %57,6’sı Suriye’deki son gelişmeleri Türkiye’nin dış politika başarısı olarak nitelendiriyor. Özellikle milliyetçi ve muhafazakar seçmen grubunda, sınır hattındaki “özerk yapı” tehdidinin ortadan kalkması, hükümete olan güveni tazeledi.
Anketlere yansıyan en çarpıcı sonuçlardan biri de “YPG/SDG’nin Suriye’nin geleceğinde yeri olmalı mı?” sorusuna verilen yanıtlar oldu. Türkiye genelinde halkın %48,7’si bu yapıların hiçbir şekilde siyasi temsiliyet almaması gerektiğini savunurken, %35,8’lik bir kesim (ağırlıklı olarak DEM Parti ve sol seçmen) anayasal güvence altındaki bir Kürt kimliğinin bölgesel barış için şart olduğunu düşünüyor.
Halk Bölündü: TSK Çekilmeli mi, Kalmalı mı?
Harita üzerindeki mor alanların (SDG kontrolü) hızla küçülüp yerini yeşil ve kırmızıya bırakması, TSK’nın Suriye’deki varlığına dair tartışmaları da alevlendirdi:
-
“Görev Tamamlandı” Diyenler: %41,4
-
“Güvenlik İçin Kalınmalı” Diyenler: %44,2
Bu kafa kafaya tablo, halkın bir yandan mülteci dönüşü için istikrar beklediğini, diğer yandan “yeni Suriye” yönetiminin (Ahmad al-Sharaa hükümeti) rüştünü ispatlamasını izlemek istediğini gösteriyor.
“Duygusal Kopuş” Riski Kapıda
T24 ve Serbestiyet gibi mecralarda yer alan analizlere paralel olarak, anketler Türkiye içindeki Kürt vatandaşlar ile genel kamuoyu arasındaki makasın açıldığını belgeliyor. Gazeteci Hande Fırat’ın “Parantez Kapanırken” yazısında belirttiği gibi, ABD’nin 15 yıllık SDG desteğini çekmesi Türkiye’de “bayram havası” estirse de, Güneydoğu illerinde yapılan araştırmalarda halkın %65’i Suriye’deki akrabalarının akıbetinden endişe duyduğunu belirtiyor.
Anketlerdeki “toplumsal huzur” skorları, Suriye’deki gelişmelerle ters orantılı bir seyir izliyor. Kürt seçmenin %80’i, Suriye’deki kazanımların kaybını “Türkiye’nin zaferi” olarak görmeyi reddediyor ve bu durumun iç siyasetteki “Terörsüz Türkiye” ve çözüm süreci projeksiyonlarını zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
Verilerle Ocak 2026 Tablosu
| Araştırma Konusu | Destek/Memnuniyet (%) | Muhalefet/Endişe (%) |
| Suriye Haritasının Değişimi | %58 (Zafer) | %32 (Riskli) |
| Kürt Gruplara Anayasal Hak | %61 (Gerekli) | %39 (Karşı) |
| Sınır Ötesi Operasyonlar | %44 (Sürmeli) | %41 (Bitmeli) |
| Yeni Şam Yönetimine Güven | %52 (Olumlu) | %28 (Şüpheci) |
Sonuç: Sahada Kazanan, Masada Uzlaşan mı?
Anket sonuçları, Türk halkının Suriye’de “terör yapılanması” olarak kodladığı yapıların tasfiyesini desteklediğini, ancak bu sürecin Türkiye içindeki toplumsal barışı yaralamasından korktuğunu gösteriyor. Özellikle genç kesimlerde, Suriye’deki çatışmanın bitmesiyle “mültecilerin geri dönüşü” beklentisi %75 ile tüm beklentilerin önüne geçmiş durumda.
Ocak 2026 anket sonuçları: Türk halkı Suriye’deki harita değişimini nasıl yorumluyor? AANES’in çöküşü toplumsal barışı ve mülteci sorununu nasıl etkileyecek? Güncel analiz.
