Genel
Türkiye’de Demokrasi ve Haklar Geriliyor: Bertelsmann Raporu Otoriterleşmeye Dikkat Çekti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde yürütmenin güçlenmesi, yargı bağımsızlığının zayıflaması ve muhalefet üzerindeki baskıların artması, ülkeyi otoriter rejimler kategorisine taşıdı.
Alman Bertelsmann Vakfı’nın yayımladığı son rapor, Türkiye’de demokrasi ve insan haklarında gerilemenin hızlandığını ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde yürütmenin güçlenmesi, yargı bağımsızlığının zayıflaması ve muhalefet üzerindeki baskıların artması, ülkeyi otoriter rejimler kategorisine taşıdı.
Türkiye Otoriter Rejimler Arasında
Bertelsmann Dönüşüm Endeksi (BTI), 137 ülkeyi kapsayan analizinde Türkiye’nin demokratik performansında ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koydu.
- Türkiye yönetişim endeksinde 110. sırada
- siyasal dönüşümde 131. sırada
Türkiye, bu sonuçlarla birlikte 77 otoriter rejim arasında yer aldı.
Bu sıralama, 2016 yılında çok daha üst sıralarda bulunan Türkiye’nin son yıllarda hızla gerilediğini gösteriyor.
2016 Sonrası Otoriterleşme Hızlandı
Rapora göre Türkiye’deki dönüşümün kırılma noktası 2016’daki darbe girişimi oldu.
Ardından gelen süreçte:
- 2018’de başkanlık sistemine geçiş
- Kurumsal denge ve denetim mekanizmalarının zayıflaması
- Yürütmenin güç konsolidasyonu
demokratik yapıyı önemli ölçüde aşındırdı.
Bu dönüşüm aynı zamanda ekonomik kırılganlıkları da artırdı.
2024 Seçimleri Sonrası Baskılar Arttı
Raporda, 2024 yerel seçimlerinde muhalefetin elde ettiği başarıların ardından hükümetin daha sert bir tutum benimsediği ifade edildi.
Bu kapsamda:
- Çok sayıda muhalif belediye başkanının tutuklandığı
- Yerel yönetimlere yönelik baskıların arttığı
vurgulandı.
Yargı Bağımsızlığı En Büyük Sorun
Raporda en kritik başlıklardan biri yargı bağımsızlığı oldu.
“Yargının sistematik olarak bağımsızlığını yitirdiği” tespiti yapılırken, şu örnekler öne çıkarıldı:
- Selahattin Demirtaş
- Osman Kavala
Her iki isim hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tahliye kararlarına rağmen tutukluluğun devam etmesi, yargının yürütmenin etkisi altında olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
NIELSENIQ Araştırması: Tüketicilerin yüzde 74’ü alışveriş yolculuğunda yapay zekadan yararlanıyor
Temel Hak ve Özgürlüklerde Gerileme
Rapora göre Türkiye’de:
- İfade özgürlüğü
- Toplanma ve örgütlenme hakkı
- Basın özgürlüğü
önemli ölçüde kısıtlandı.
Medyanın büyük ölçüde hükümete yakın grupların kontrolünde olduğu belirtilirken, bağımsız gazetecilik alanının daraldığı ifade edildi.
Azınlıklar ve Toplumsal Baskılar
Raporda ayrıca çeşitli toplumsal gruplara yönelik baskılar da gündeme getirildi.
- Kürtler
- Aleviler
- Ermeniler, Hristiyanlar ve Yahudiler
- LGBTIQ+ bireyler
gibi grupların ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kaldığı belirtildi.
Terör Yasaları ve Siyasi Baskı
Terörle mücadele yasalarının geniş yorumlanarak:
- Hukuki güvenceleri zayıflattığı
- Siyasi muhalefeti hedef almak için kullanıldığı
ifade edildi.
Özellikle Kürt siyasi hareketlerine yönelik baskının arttığı vurgulandı.
Kurumsal Kapasite ve Yönetim Zayıflıyor
Rapora göre kamu yönetiminin kalitesi de geriliyor.
- Liyakat yerine siyasi atamalar
- Kurumlar üzerinde yürütme kontrolünün artması
- Şeffaflık ve hesap verebilirliğin zayıflaması
bu sürecin temel unsurları olarak öne çıktı.
2023 Kahramanmaraş depremlerine verilen yetersiz müdahale de bu zayıflığın bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Güvenlik ve Hukuk Devleti Algısı Zayıflıyor
Raporda ayrıca:
- 2016 sonrası kitlesel tasfiyelerin güvenlik kapasitesini zayıflattığı
- Seçici hukuk uygulamalarının güven duygusunu aşındırdığı
- Organize suç yapılarının siyasi koruma altında olduğu iddialarının arttığı
ifade edildi.
2028 Seçimleri Öncesi Stratejik Hamleler
Rapor, hükümetin “terörü bitirme” söylemiyle yürüttüğü bazı adımların:
- Demokratikleşme amacı taşımaktan ziyade
- 2028 seçimleri öncesi siyasi dengeyi değiştirmeye yönelik olabileceğini
öne sürüyor.
Bu kapsamda Kürt siyasi hareketlerinin muhalefetten ayrıştırılması hedefleniyor olabilir.
