Genel
Türkiye–Venezuela hattı yeniden tartışma konusu: Destek iddiaları, altın ve ticaret bağlantıları
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD güçleri tarafından yakalanmasının ardından, Türkiye’nin Caracas yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler yeniden uluslararası gündeme taşındı. ABD’li siyasetçiler ve bazı analizler, Ankara’nın Maduro yönetimine diplomatik ve ekonomik destek sağladığını öne sürerken, Türk yetkililer ve iş dünyası temsilcileri yasa dışı faaliyet iddialarını kesin bir dille reddediyor.
Özet:
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD güçleri tarafından yakalanmasının ardından, Türkiye’nin Caracas yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler yeniden uluslararası gündeme taşındı. ABD’li siyasetçiler ve bazı analizler, Ankara’nın Maduro yönetimine diplomatik ve ekonomik destek sağladığını öne sürerken, Türk yetkililer ve iş dünyası temsilcileri yasa dışı faaliyet iddialarını kesin bir dille reddediyor.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasının ardından, Türkiye’nin bu ülkeyle son yıllarda geliştirdiği ilişkiler yeniden tartışılmaya başlandı. Bazı Batılı analizlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Maduro yönetiminin en önemli dış destekçilerinden biri olduğu ileri sürülürken, Ankara cephesi bu iddiaları “siyasi ve temelsiz” olarak nitelendiriyor.
ABD’li Senatör Lindsey Graham, Maduro’nun yakalanmasından saatler sonra yaptığı açıklamada, görevden alınan liderin Türkiye’ye sığınmış olabileceğini öne sürerek, Ankara’nın rolüne ima etmişti. Bu açıklama, Türkiye–Venezuela ilişkilerinin Washington’da daha yakından incelenebileceği yorumlarına yol açtı.
Hızla büyüyen ekonomik ilişkiler
Türkiye ile Venezuela arasındaki ilişkiler, 2016 sonrasında belirgin biçimde derinleşti. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2017’de 200 milyon doların altındayken, 2018’de 1,1 milyar doların üzerine çıktı. Yetkililer o dönemde orta vadede 5 milyar dolarlık ticaret hedefinden söz etmişti.
Maduro’nun, 2016’daki darbe girişiminin ardından Erdoğan’a destek veren ilk liderlerden biri olması da siyasi yakınlaşmanın sembolik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Türkiye, 2019’da muhalif lider Juan Guaidó’nun “geçici devlet başkanı” olarak tanınmasına karşı çıkarak Maduro’ya açık destek veren ülkeler arasında yer aldı.
Maduro’nun yakalanmasının ardından ise Ankara’nın Washington’a yönelik sert bir eleştiride bulunmaması dikkat çekti.
Enerji ve altın iddiaları
Eleştirilerin odağındaki başlıklardan biri, Venezuela’nın enerji ve madencilik sektörleri oldu. Bazı analizlere göre, Türkiye’nin bu alanlarda Caracas ile yürüttüğü görüşmeler, ABD yaptırımlarının etkisini sınırladı. 2024’te tarafların petrol, doğal gaz ve petrokimya alanlarında iş birliği olasılıklarını ele aldığı biliniyor.
Özellikle altın ticareti, en tartışmalı konu başlıklarından biri. Uluslararası raporlara göre Türkiye, 2018’de Venezuela’dan yaklaşık 900 milyon dolarlık altın ithal etti. Bu ticaretin, yaptırımlar altındaki Caracas yönetimine döviz girişi sağladığı ileri sürüldü.
ABD’de yargılanan iş insanı Alex Saab’ın, Türkiye bağlantılı şirketler üzerinden Venezuela altını sattığı ve gıda ithalatı organize ettiği iddiaları da dosyalarda yer aldı. Saab ve bağlantılı isimler, suçlamaları reddetmişti.
Uyuşturucu trafiği iddiaları
Bazı uluslararası raporlar ve medya haberleri, Türkiye’nin Latin Amerika kaynaklı kokain için bir transit güzergâh haline geldiğini iddia ediyor. 2020 sonrası artan uyuşturucu yakalamaları bu tartışmayı güçlendirirken, 2021’de suç örgütü lideri Sedat Peker’in ortaya attığı iddialar da kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. İddialar ilgili kişiler tarafından reddedildi ve yargı kararıyla doğrulanmış bir sonuca ulaşmadı.
Türk iş dünyasından sert yalanlama
Bu iddialara karşılık, Türkiye’deki iş dünyası temsilcileri net bir tutum sergiliyor. Ahlatçı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatçı, Venezuela altınlarının Türkiye’de işlendiği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti.
Ahlatçı, yaptığı açıklamada, Venezuela ile olası iş birliği fikirlerinin 2018’de gündeme geldiğini ancak fiilen hiçbir altın sevkiyatının gerçekleşmediğini söyledi:
“Venezuela’dan Çorum’daki rafinerimize bir gram dahi altın gelmedi. Ne Venezuela, ne İran ne de Sudan kaynaklı yasa dışı herhangi bir işlem yaptık. Tüm faaliyetlerimiz devletin ilgili kurumlarının bilgisi dahilindedir.”
Ahlatçı ayrıca, binlerce çalışanı olan bir grubun, Türkiye’nin ve müttefiklerinin hassasiyetlerini gözetmeden hareket etmeyeceğini vurguladı.
Gözler Washington–Ankara hattında
Maduro’nun yakalanmasının ardından Türkiye’nin Venezuela ile geçmişte kurduğu ekonomik ve siyasi ilişkilerin, ABD tarafından daha yakından incelenebileceği değerlendiriliyor. Ancak Ankara, bu ilişkilerin uluslararası hukuk ve ikili ticaret çerçevesinde yürütüldüğünü savunuyor.
Uzmanlara göre, tartışmanın seyrini belirleyecek olan unsur, iddiaların somut hukuki delillerle desteklenip desteklenmeyeceği ve Türkiye–ABD ilişkilerinin genel yönü olacak.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
