Genel
The Economist: Putin Kendi Yarattığı Kıskacın İçinde
The Economist: Putin Ukrayna Savaşı'nı kazanamaz, geri çekilirse rejim tehlikeye düşer
Ukrayna’daki savaş dördüncü yılını geride bırakırken, Rusya sahada belirleyici bir üstünlük sağlayamıyor. Olası barış görüşmeleri Kremlin için bir çıkış yolu gibi görünse de, hem askeri gerçekler hem de Rusya ekonomisindeki kırılganlıklar Vladimir Putin’i zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor: Savaşı sürdürmek maliyeti artırıyor, barış ise içeride ekonomik ve siyasi sarsıntı riski taşıyor.
Dört kanlı yılın ardından, iki tarafın da kesin zafer kazanamadığı bir savaşın sönümlenmesi beklenirdi. Ancak Ukrayna’daki savaşta böyle olmadı. Bunun başlıca sorumlusu ise Kremlin’deki tek isim: Vladimir Putin.
Putin bugün kendi yarattığı bir kıskacın içinde. Ukrayna’daki Rus ordusunun sahada elde ettiği kazanımlar, Kremlin’in “zafer” olarak sunabileceği ölçekte değil. Bu hafta Cenevre’de süren temasların bir çıkış yolu sunabileceği, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’yı toprak tavizine zorlayabileceği beklentisi dile getiriliyor. Ancak bu ihtimal giderek zayıflıyor.
Üstelik bir barış anlaşması imzalansa bile, bunun Rusya içinde yaratacağı ekonomik ve siyasi artçı şoklar, Putin’in kendisini tarihin en büyük çarları arasına yazdırma planlarını zora sokabilir.
Cephede Sıkışma
Rusya’nın en büyük sorunu sahadaki tablo. II. Dünya Savaşı’nda Kızıl Ordu 1941-1945 arasında Moskova’dan Berlin’e 1.600 kilometre ilerlemişti. Buna karşılık, Ukrayna savaşında Donetsk hattında Rus güçlerinin kaydettiği ilerleme yaklaşık 60 kilometre ile sınırlı kaldı.
Rus ordusu, Ukrayna savunma hatlarını kıracak ölçekte askeri yoğunluk oluşturamıyor. Cephe hattının 10-30 kilometre gerisindeki “ölüm bölgesi”, insansız hava araçları ve gelişmiş gözetleme sistemleri nedeniyle asker ve ekipmanın yığılmasını neredeyse imkânsız kılıyor. Hat kırılsa bile ilerlemenin kalıcı başarıya dönüştürülmesi zorlaşıyor.
Son üç yılda orduyu büyüten Moskova, 2025 sonu itibarıyla kayıplarını telafi etmekte zorlanmaya başladı. Kayıplar, yeni katılımları aşmış durumda. Eğitim seviyesi düşük, moral zayıf ve firar oranları artıyor. Cephede kullanılan iletişim ve hedefleme sistemlerinde de aksaklıklar yaşanıyor.
İnsan Gücü ve Para Sıkıntısı
Putin’in asker sayısını ve niteliğini artırması kolay görünmüyor. Rusya gönüllüleri vatanseverlikten çok para ile topluyor. Ancak artan ölüm ve yaralanma riski, gazilerin ihmal edildiği algısı ve hayatını kaybeden askerlerin ailelerine yapılan ödemelerde yaşanan tartışmalar, asker bulmanın maliyetini yükseltiyor.
Bağımsız analizlere göre, 2025 Haziran’dan bu yana ortalama imza primi 2,43 milyon rubleye (yaklaşık 32 bin dolar) yükseldi. Savaşın yıllık maliyeti 5,1 trilyon rubleye ulaşmış durumda; bu rakam federal bütçe açığının yaklaşık %90’ına denk geliyor.
Savunma harcamaları GSYH’nin %8’ine çıkarken, sivil ekonomi daralıyor. Borç ödemeleri artıyor, petrol gelirlerinin görünümü zayıf.
Barış Neden Zor?
Putin teorik olarak elde ettiği toprak kazanımlarını “konsolide edip” ileride yeniden saldırmayı düşünebilir. Ancak masadaki olası barış planlarının Moskova’yı tatmin etmesi zor görünüyor.
Ukrayna’nın en güçlü savunma hatlarını gönüllü olarak terk etmesi stratejik bir felaket olur. ABD’nin Ukrayna üzerindeki baskı kapasitesi geçmişe kıyasla sınırlanmış durumda. Washington’un savaşa finansal katkısı ciddi ölçüde azaldı; Kiev artık istihbarat ve silah tedariğinde Avrupa’ya daha fazla dayanıyor.
Olası bir anlaşmanın ABD güvenlik garantileri içermesi halinde, bunun ABD Senatosu’ndan geçmesi gerekecek. Bu da tek taraflı bir mutabakat ihtimalini azaltıyor.
Barışın İçeride Yaratacağı Risk
Putin için bir başka risk ise barışın kendisi. Rus ekonomisi savunma harcamalarına aşırı bağımlı hale geldi. Savaş ekonomisinden barış ekonomisine geçiş, cepheden dönen askerlerin istihdamı dahil olmak üzere ciddi bir yeniden yapılanma gerektiriyor. Bu süreç derin bir resesyona yol açabilir.
Tarihsel örnekler, hoşnutsuz gazilerin siyasi istikrarsızlık yaratabileceğini gösteriyor. 1917 Devrimi öncesi ve 1980’lerdeki Afganistan savaşı sonrası yaşananlar Kremlin için uyarıcı nitelikte.
Başlangıçta savaşın bitmesi toplumda memnuniyet yaratabilir. Ancak ardından sorular gelecektir: Kaybedilen canlar, harcanan kaynaklar ve Rusya’nın Çin’e artan bağımlılığı hakkında.
Çıkış Yolu Var mı?
Putin savaşı bırakmakta zorlanıyor; ancak sürdürmenin maliyeti artıyor. Eğer askeri kapasiteyi artırma çabası ekonomiyi daha da zayıflatırsa, iç kriz riski büyür. Tersi durumda ise savaş uzayabilir ve taraflar bir çıkmazda kalabilir.
Rusya’nın petrol ihracat gelirlerini hedef alan yaptırımların sıkılaştırılması ve “gölge filo” faaliyetlerinin kısıtlanması, Moskova üzerindeki baskıyı artırabilir. Aynı şekilde, Rusya’nın “kaçınılmaz zafer” söyleminin sorgulanması da önem taşıyor.
Sonuçta bir diktatörü karar değiştirmeye zorlamak kolay değil. Putin’in savaşı sürdürme iradesi, Rus toplumunun katlanacağı acının sınırına bağlı. Ancak acı arttıkça, Kremlin’in izlediği yolun ülkeyi nereye götürdüğü daha görünür hale gelebilir.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
