Genel
Suriye’de Ateşkes 15 Gün Uzatıldı: Şam–SDG Gerilimi Sürüyor
Suriye Savunma Bakanlığı, terör örgütü YPG ile varılan ateşkesin 15 gün süreyle uzatıldığını açıkladı. Kararın, ABD’nin YPG kontrolündeki hapishanelerde tutulan DEAŞ bağlantılı tutukluları Irak’a nakletme süreciyle bağlantılı olduğu belirtildi. Şam yönetimi sahada askeri baskıyı sürdürürken, SDG ile entegrasyon görüşmelerinde “bireysel katılım” modeli öne çıkıyor. Ateşkes geçici bir rahatlama sağlasa da, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar devam ediyor.
Özet:
Suriye Savunma Bakanlığı, terör örgütü YPG ile varılan ateşkesin 15 gün süreyle uzatıldığını açıkladı. Kararın, ABD’nin YPG kontrolündeki hapishanelerde tutulan DEAŞ bağlantılı tutukluları Irak’a nakletme süreciyle bağlantılı olduğu belirtildi. Şam yönetimi sahada askeri baskıyı sürdürürken, SDG ile entegrasyon görüşmelerinde “bireysel katılım” modeli öne çıkıyor. Ateşkes geçici bir rahatlama sağlasa da, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar devam ediyor.
Şam’dan Resmi Açıklama: Operasyonlar 15 Gün Askıya Alındı
Suriye Savunma Bakanlığı, ABD merkezli X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, YPG ile varılan ateşkesin 15 gün uzatıldığını duyurdu. Açıklamada, Suriye Arap Ordusu’nun tüm askeri operasyonlarını durdurma süresinin 24 Ocak 2026 saat 23.00 itibarıyla uzatıldığı belirtildi.
Bakanlık, ateşkes süresinin uzatılmasının gerekçesi olarak, ABD’nin YPG kontrolündeki hapishanelerde bulunan DEAŞ’lı tutukluların Irak’a sevk edilmesine yönelik süreci gösterdi. Açıklamada, bu sürecin güvenli şekilde tamamlanabilmesi için askeri faaliyetlere ara verildiği ifade edildi.
Trump’tan büyük kıyak: Suriye Kürtleri kaderlerine terkedildi, ABD askeri çekilmeyi planlıyor
Suriye Ordusu: YPG Baskı, Tutuklama ve İşkence Uyguluyor
Suriye Ordusu Operasyonlar Müdürlüğü ise devlet haber ajansı SANA’ya yaptığı açıklamada, YPG’nin kontrolü altındaki bölgelerde sivillere yönelik ağır ihlaller gerçekleştirdiğini öne sürdü. Açıklamada, örgütün politikalarına karşı çıkan sivilleri keyfi biçimde tutukladığı, zorla yerinden ettiği ve işkenceye başvurduğu iddia edildi.
Açıklamada ayrıca, YPG’nin Kandil Dağları’ndan Haseke vilayetine PKK’lı militan takviyesi yaptığı ileri sürülerek, örgüte “provokatif faaliyetlere ve kurgulanmış görüntüler yaymaya son verme” çağrısı yapıldı.
Suriye ordusu, YPG’nin kontrolü altındaki Haseke’de siviller için insani koridor açılacağını, ilgili bakanlıklarla koordinasyon halinde yardım ve destek sağlanacağını da duyurdu. Açıklamada, “tüm operasyonel seçeneklerin masada olduğu” vurgulanırken, ordunun Suriye Arap Cumhuriyeti’nin birliğini ve toplumun tamamını koruyan bir “kalkan” olduğu ifade edildi.
SDG de Doğruladı: Ateşkes Gerilimi Azaltıyor
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) de ateşkesin uzatıldığını doğruladı. SDG tarafından yapılan açıklamada, anlaşmanın “gerilimin azaltılmasına, sivillerin korunmasına ve istikrar için gerekli koşulların oluşturulmasına katkı sağladığı” belirtildi.
Al Jazeera’ye konuşan Şam muhabiri Ayman Oghanna ise ateşkes kararının ülkede kısa süreli bir rahatlama yarattığını, ancak temel sorunun çözülmediğini vurguladı. Oghanna’ya göre, çatışmaların ana nedeni olan SDG’nin askeri ve sivil yapılarının Suriye devlet kurumlarına nasıl entegre edileceği meselesi hâlâ belirsizliğini koruyor.
Entegrasyon Krizi: Anlaşma Var, Uygulama Yok
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa, Mart 2025’te, Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından SDG ile bir anlaşma imzalamış ve örgütün devlet kurumlarına entegre edilmesini kabul etmişti. Ancak uygulama aşamasında taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı.
Bu anlaşmazlıklar, son haftalarda ülkenin birçok bölgesinde şiddetli çatışmalara yol açtı. Şam yönetimi, bu hafta başında dört günlük bir ateşkes ilan ederek SDG’nin kontrolündeki alanlara yönelik hızlı bir askeri ilerlemeyi durdurmuştu.
Ateşkes ilan edilmeden önce Suriye ordusu, kuzeydoğuda Kürtlerin elinde kalan son şehir kümelerine yaklaşmış, SDG’ye Suriye ordusuna entegrasyon planı sunması için cumartesi gecesine kadar süre tanımıştı.
Petrol Sahaları ve Hapishaneler Şam’ın Kontrolüne Geçti
Suriye ordusunun ilerleyişiyle birlikte, stratejik öneme sahip petrol sahaları, hidroelektrik barajlar ve DEAŞ bağlantılı tutukluların bulunduğu tesislerin önemli bir bölümü merkezi hükümetin kontrolüne geçti. Bunlar arasında Rakka’daki el-Aktan Hapishanesi de bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, hem Şam hükümetine hem de SDG’ye ateşkese uymaları çağrısında bulundu. Washington, çarşamba günü yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı tutukluların Suriye’den Irak’a nakline başladığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, Irak hükümetiyle yakın koordinasyon içinde olduklarını belirterek, 7 bine kadar tutuklunun Irak’taki tesislere transfer edilebileceğini söyledi.
Kobani ve Haseke’de İnsani Endişeler
Bu gelişmeler yaşanırken, Kobani’de Kürt nüfusun kuşatma altında olduğu, özellikle çocukların soğuk hava ve insani yardım eksikliği nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya bulunduğu bildiriliyor. Kamışlı ve Haseke gibi bölgeler ise fiilen yeni bir cephe hattına dönüşmüş durumda.
Şam’ın SDG’ye Son Teklifi: “Bireysel Katılım” Modeli
Ocak 2026 itibarıyla Şam yönetimi, SDG’ye yönelik son teklifini netleştirdi. Buna göre, SDG’nin kurumsal bir askeri yapı olarak Suriye ordusuna entegre edilmesi fikrinden tamamen vazgeçildi.
18 Ocak’ta varılan mutabakata göre, SDG mensupları bireysel güvenlik soruşturmasından geçirilerek Savunma ya da İçişleri Bakanlığı bünyesine alınacak. Bu model, SDG’nin fiilen bir askeri yapı olarak tasfiye edilmesi anlamına geliyor.
SDG yönetimi, özellikle Halep’in Şeyh Maksut bölgesi ve Deyrizor’daki askeri baskılar nedeniyle bu modeli teorik olarak kabul etmek zorunda kaldı. Ancak sahada sürecin oldukça yavaş ilerlediği, savaşçıların kimliklerinin ve kazanımlarının korunmayacağı endişesi taşıdığı ifade ediliyor.
Silahsızlanma ve Toprak Devri
Şam yönetimi, yalnızca personelin entegrasyonunu değil, stratejik bölgelerin kontrolünü de talep ediyor. Deyrizor ve Rakka’nın idari ve askeri kontrolünün tamamen merkezi hükümete devredilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, SDG’nin bu bölgelerden çekilmeyi kabul ettiği belirtiliyor.
Ayrıca petrol ve gaz sahalarının kontrolü Şam’a devredilirken, Kobani gibi bölgelerde ağır silahların çekilmesi ve yerel güvenliğin İçişleri Bakanlığı’na bağlı polis güçlerine bırakılması öngörülüyor.
