Sosyal Medya

Genel

“Sinners” ve Juke Joint: “Derin Güney”de siyah kültürün ayin sığınakları, “Blues mutfakları”

Yazar:  Yavuz  Baydar Oscar ödüllü film Sinners Hollywood’da siyah sinemacıların yerini sağlamlaştırmakla kalmadı, izleyiciyi aynı zamanda Amerikan “derin güney”inin kesif…

“Sinners” ve Juke Joint: “Derin Güney”de siyah kültürün ayin sığınakları, “Blues mutfakları”

Yazar:  Yavuz  Baydar

Oscar ödüllü film Sinners Hollywood’da siyah sinemacıların yerini sağlamlaştırmakla kalmadı, izleyiciyi aynı zamanda Amerikan “derin güney”inin kesif dünyasına eşlik eden blues’a ve en önemlisi, ırk ayrımcılığının kol gezdiği ve terör estirdiği eyaletlerde siyahların kimliklerini geliştirdiği Juke Joint ile de tanıştırdı.

 

KANITLANMIŞ SONUÇLAR%78.3 başarı · ort. %14.8
CCOLA4 Oca – 16 Şub+%38,16
GUBRF25 Oca – 11 Şub+%21,55
OYAKC4 Oca – 16 Şub+%20,56
TKFEN2 Mar – 11 Mar+%20,49
AFYON8 Mar – 16 Mar+%14,03
RAPORU İNCELE →

Apaçık Radyo’da yayınlanan programım Yörünge’de filme ve müziklerine biraz yer ayırdım. Bu vesileyle rock’a ilham kaynağı olan blues’un pamuk tarlalarında derin yoksulluktan kopup gelen, ortak acıyı müzikle tedavi eden kahramanlarını da andım: Charley Patton, John Lee Hooker, Bobby Rush, Sonny Boy, Little Walter, Junior Wells, Muddy Waters, Buddy Guy ve film kahramanlarının isim babası Howlin’ Wolf.

 

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
GARAN ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ THYAO, ISCTR, SISE, META ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Programı buradan dinleyebilirsiniz.

 

 

Juke Joint, siyah kültürde çok büyük önem taşıyan, “taşıyıcı” bir olgu. Çok isterdim bu mekanlardan birinde, siyahların arasında, bütün bir gece eğlenebilmeyi, ama onların hemen tümü artık tarihe karışmış durumda.

 

Nedir Juke Joint?

 

Andrew Lawrence, The Guardian’da uzun uzun anlatmıştı bunu. Yazısından bir bölümü buraya alıyorum:

 

  1. yüzyıl sonları ve 20. yüzyılın başlarında “juke joint”, canlı müzik eşliğinde içki içilip yorgunluk atılan güneyli bir sosyal kurumdu. Büyük çoğunluğu Siyahlar tarafından sahiplenilmiş ve işletilmişti. Aslında “juke” (aynı zamanda jook olarak da yazılıyor) kelimesinin, nesillerdir ABD’nin güneydoğu kıyısında mukim Siyahlar tarafından konuşulan bir “kreol” dili olan Gullah’tan geldiği söylenir: Dans etmek, taşkınlık yapmak, “azmak” veya gürültülü davranışlarda bulunmak anlamına geliyor. Juke joint’ler de bu tür eğlencelerin merkeziydi.

 

 

Club Ebony, 1949, Indianola, Mississippi

Bu kulüpler “derin güney”in diğer temel kurumu olan siyah kiliseyle aynı sosyal süreklilik içindeydi. Juke joint cumartesi geceleri, kilise ise pazar sabahları içindi.

 

Juke joint’ler ile honky-tonk ve —-country müziğin beyaz alanları olarak da bilinen— Roadhouse’lar arasındaki temel fark, giriş politikasıydı: Herkese kapıları açıktı.

 

Sinners (“Günahkârlar”), kilise ile juke joint arasındaki etkileşimin yarattığı üretken uyumsuzlukla oynuyor: Film, Sammie’nin (Miles Caton) vaiz babasından kopup yeni açtıkları juke’ta blues çalmasıyla akmaya başlıyor.

 

 

 

 

Film, juke joint’in stüdyo sinemasındaki ilk yakın planı değil. Juke joint’ler The Color Purple (Mor Yıllar) filminde de önemli bir mekandı. North Carolina Üniversitesi Tarih Profesörü William Ferris, “Film yapımcısı Quincy Jones’u bir juke’a götürdüm,” diye anımsıyor. “Blues ve sinema üzerine arşivlerimi incelemek için tüm tasarım ekibini Oxford’a [Mississippi] getirmişti. Juke joint sahnelerinde filmlerimden bazılarını kullandılar.”

 

OutKast’ten rapçiler André 3000 ve Big Boi’nin başrollerini paylaştığı 2006 yapımı dönem draması “Idlewild” da Büyük Bunalım sırasındaki bir Georgia juke joint’ini mekan tutmuştu.

 

 

 

 

Juke joint’ler bir zamanlar derin güneyin coğrafyasına serpilmişti. Mississippi’yi kuzeyden güneye kesen Highway 61, Memphis’ten New Orleans’a uzanan juke joint’lerin hattını izler. Bu aynı zamanda birçok güneyli Siyahın Büyük Göç sırasında kaçmak için izlediği yoldur. (Bob Dylan’ın altıncı stüdyo albümü “Highway 61 Revisited”, bu tarihsel kesitlere atıfta bulunur.)

 

Bazı juke’lar arka odada düzenlenen, abartılmış ev partileriydi. Bir diğeri küçük bir barakada yer alabilirdi. Bir kısmı, toprak sahiplerinin ortakçı marabalara ödedikleri yevmiyeleri geri almalarını sağlayan eski plantasyonlarda kurulmuştu.

 

Ortakçı marabalara ödeme genellikle, toprak ağalarının yüksek fiyatlı, sadece siyahlara özel mağazalarında geçerli olan, “scrip” adı verilen kağıt veya ahşap jetonlarla yapılırdı.

 

Juke joint’ler, ırk ayrımı (segregasyon) döneminde Siyahların girebilecekleri birkaç meşru iş fırsatından biriydi. (Filmdeki) Smoke ve Stack ikizleri gibi, juke joint sahipleri de haşmetli, kabadayı kişiliklerdi.

 

Ferris, “Memleketim Vicksburg’da [Mississippi], gösterişli bir figür olan Tom Vince adında bir adamın işlettiği Blue Room adlı bir yer vardı,” diye anımsıyor. “Özel dikilmiş kıyafetler giyerdi, ceketinin arkasında tabancasını tutmak için tasarlanmış özel bir cebi vardı. Ölümünde bile çok gösterişli bir mezara sahip oldu.”

 

Siyah içki üreticileri juke joint’lerde mısır likörü yaparak para kazanabiliyordu. Siyah şefler, mevcut en ucuz malzemeden –-domuz bağırsaklarından-– üretilen “chitlins” (bumbar) servis ederek orada para kazanabilirlerdi. Filmde ikizlerin juke’larında servis ettikleri balık kızartma, siyahlar için tatlı suya erişimin sınırlı olduğu Mississippi Deltası’nın ortasında bir İrlanda birası kadar nadir bir lezzet olurdu.

 

Juke joint birçok açıdan müzik endüstrisinin temel taşı, imza niteliğindeki juke joint yemeğinin adını taşıyan, sadece siyahlara özel eğlence turnesi olan “chitlin circuit”in de bel kemiğiydi. Juke joint blues, aşkı ve zorlukları anlatan ham, enerjik bir müzik stilinin ve sözlerin, cesarete ve kaba gerçekliğe dayanan bir performans stilinin kısa adı haline geldi.

 

 

Juke joint’ler, bu müzikle dans edilecek ya da onu gerçekten içinize çekeceğiniz en uygun mekanlardı: Jazz ve R&B kurucu yeteneklerini kendilerine çektiler, fakat herhalde en çok, “Smokestack Lightning” adlı parçası hiti Sinners filmindeki ikiz kahramanların isimlerine ilham veren Howlin’ Wolf ile, müziği Sinners soundtrack’inde yer alan Bobby Rush gibi blues starlarına alan açmalarıyla tanındılar.

 

Juke joint’ler bir sanatçıya sadece hayatını kazanmak için ihtiyaç duyduğu izleyicileri sağlamakla kalmadı, bu mekanlar aynı zamanda sanatçıların bir kayıt kariyerine girmek ve beyaz izleyiciler için performans sergilemek üzere kullanabilecekleri bir isim yapma yöntemi de oldu.

 

 

 

 

Filmde kısa bir rolde görünen Buddy Guy, kariyerine Louisiana’daki juke joint’lerde çalarak başladığını ve böylece gitarda ustalaştığını söylemişti. Sinners’da Delroy Lindo tarafından canlandırılan bir karakterde bir nevi temsil edilen juke joint kahramanı Guitar Slim’den ilham almıştı.

 

Ancak juke joint şöhreti, ayrımcılık döneminde ancak bir yere kadar geçerliydi. Başlıca siyah sanatçılar, isimleri ne kadar büyük olursa olsun ırk ayrımcı yasalara tabiydiler.

 

Rush, önde gelen bir Büyük Göç yerleşimi olan Robbins adlı bir banliyöde sergilediği erken dönem bir performansını hatırlarken, “Chicago’ya gittiğimde, istediğim yere gitmekte, istediğim yerde kalmakta, istediğim zaman konuşmakta, istediğim yerde uyumakta özgür olacağımı düşünmüştüm. Orada, Arkansas’taki juke joint’lere kıyasla büyük bir beyaz bir kulüpte iş buldum, ancak müziğimi duymak isteyip yüzümü görmek istemedikleri arka taraftaki bir perdenin arkasında çalmak zorundaydım. O zamanlar bunu anlamamıştım. Tüm bu olayda rahatsız edici olan şey şu ki, değişen onca şeye rağmen bazı şeyler aynı kalıyor,” diye anlatmıştı.

 

Tarihin cilvesi şu ki, ırk ayrımcılığı yasalarının çöküşü, juke joint’leri de beraberinde götürdü. Hâlâ ayakta kalan birkaç tane var, ama onlarca yıldır tek bir partiye bile ev sahipliği yapmadılar.

 

 

 

 

B.B. King, 2008’de Mississippi’de Ray Charles, Tina Turner ve diğerlerinin pişip yetiştiği Club Ebony adlı tarihi bir juke joint’i satın almıştı. Juke, King’in 2015’teki ölümünden sonra bakımsız kaldı, ancak o zamandan beri bölgesel bağış toplama çabalarıyla yeniden canlandırıldı.

 

Hayatını blues müziğini ve güney kültürünü belgelemeye adamış Kuzey Carolina Üniversitesi tarih profesörü William Ferris, “Filmin de anlattığı gibi juke joint, Siyahi deneyiminin temeliyle olan bu çok yönlü bağlantıyı temsil ediyor,” diyor.

 

“Onlar, ırkçı şiddetten uzak, güvenli sığınaklardı.”

 

 

Yavuz  Baydar’ın yazılarını okumak  için tıklayın

 

 

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör
KANITLANMIŞ SONUÇLAR %78.3 başarı
CCOLA 4 Oca – 16 Şub +%38,16
GUBRF 25 Oca – 11 Şub +%21,55
OYAKC 4 Oca – 16 Şub +%20,56
TKFEN 2 Mar – 11 Mar +%20,49
AFYON 8 Mar – 16 Mar +%14,03
16 işlemde ort. %14.8 getiri
RAPORU İNCELE →

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler