Genel
SABAH Raporu: Belirsizlik sürüyor, umut artıyor — İsrail-Lübnan diyaloğu piyasaları destekledi
KİB/Emre Değirmencioğlu dünya ve Türkiye piyasalarını yorumladı
Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışındaki ciddi aksama küresel piyasalar üzerinde baskı yaratmaya devam ederken, İsrail-Lübnan arasında başlayan diyalog umutları artırdı. Ateşkesin kırılganlığı sürse de piyasalarda “en kötüsü geride kaldı” algısı güç kazanıyor. Ancak hem jeopolitik riskler hem de sıkı finansal koşullar kısa vadede temkinli duruşu zorunlu kılıyor.
Hürmüz Boğazı’nda kriz: Petrol akışı hâlâ aksıyor
Küresel enerji piyasalarının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda petrol akışı ciddi şekilde sekteye uğramış durumda. Savaş öncesinde günlük ortalama 138 tankerin geçtiği ve küresel arzın yaklaşık %20’sini taşıyan bu stratejik hatta, gemi trafiği neredeyse durma noktasına geldi.
Bu tablo, ilan edilen ateşkesin sahada tam anlamıyla karşılık bulmadığını gösteriyor. ABD yönetimi İran’ı anlaşmaya uymamakla suçlarken, Tahran ise İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını gerekçe göstererek geri adım atmıyor.
Ateşkes tartışmaları sürerken İsrail-Lübnan diyaloğu öne çıktı
Jeopolitik cephede dikkat çeken gelişme ise İsrail ile Lübnan arasında başlayan doğrudan diyalog süreci oldu. Lübnan’ın görüşme talebine İsrail’in, Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve kalıcı barış şartıyla olumlu yaklaşması, piyasalarda sınırlı da olsa iyimserlik yarattı.
ABD ve İsrail ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını savunurken, İran ve arabulucu Pakistan bunun anlaşmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu öne sürüyor. Bu görüş ayrılıkları, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Tüm bu belirsizliklere rağmen piyasalar ve yatırımcılar, en kötü senaryonun geride kaldığı yönünde temkinli bir iyimserlik taşımaya devam ediyor.
Petrol fiyatlarında hassas denge
Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin normal seviyelerin %10’unun dahi altına düşmesi, arz endişelerini canlı tutuyor. Ateşkes sonrası gerileyerek 90 dolar seviyesine yaklaşan Brent petrol, yeniden yükselişe geçerek 97 dolar sınırına dayandı.
Bu hareket, piyasalardaki kırılgan dengenin en net göstergesi olarak öne çıkıyor.
Petrol Piyasasında “Kırılgan” Dengeler: Goldman Sachs Tahminlerini Güncelledi!
ABD verileri faiz beklentilerini değiştirdi
Makro cephede ise ABD’den gelen veriler piyasaların yönünü belirliyor. Çekirdek enflasyonun güçlü seyretmesi ve işgücü piyasasının dirençli kalması, Fed’in faiz indirimi beklentilerini öteledi.
Piyasa beklentileri artık ilk faiz indiriminin 2027 yılına sarkabileceğini fiyatlamaya başladı. Bu durum, riskli varlıklar üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Jeopolitik riskler ve sıkı para politikası birlikte değerlendirildiğinde, piyasalarda kısa vadede yön tayininin zorlaşacağı görülüyor.
Küresel piyasalarda temkinli iyimserlik
ABD borsaları günü yaklaşık %0,7 yükselişle tamamlarken, Asya piyasalarında da pozitif bir görünüm hâkim:
- Tokyo Borsası: %1,5 artış
- Güney Kore Borsası: %1,8 artış
Değerli metallerde ise karışık bir seyir gözleniyor. Altının ons fiyatı 4.800 dolar seviyesini test ettikten sonra 4.765 dolara gerilerken, gümüş 76 dolar seviyesine yükseldi.
Teknik olarak bakıldığında, altın ve gümüşün haftayı sırasıyla 4.730 ve 75 dolar seviyelerinin üzerinde kapatması durumunda yükseliş eğiliminin devam edebileceği değerlendiriliyor.
Bitcoin yeniden sahnede
Kripto para piyasasında da dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor. Bitcoin son günlerde 72 bin dolar seviyesine kadar toparlandı.
İran’ın Hürmüz Boğazı geçiş ücretlerini Bitcoin ile tahsil etmeyi planladığına dair haberler, kripto varlıklara olan ilgiyi artırdı.
Analistler, Bitcoin’de asıl yükselişin 76 bin dolar seviyesinin aşılmasıyla başlayabileceğini belirtiyor.
Türkiye cephesi: Süreç yönetilebilir
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaptığı açıklamada mevcut savaşı “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük arz şoku” olarak tanımladı.
Şimşek, ateşkesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirmekle birlikte, savaş öncesi normalleşmenin aylar sürebileceğini vurguladı. Türkiye açısından sürecin şu aşamada yönetilebilir olduğunu ifade eden Şimşek, olası olumsuz senaryolar için hazırlıklı olduklarını belirtti.
Ancak:
- Enflasyonla mücadele sürecinin zarar görebileceği
- Cari açığın genişleyebileceği
- Turizm gelirlerinin düşebileceği
gibi riskler de gündemde kalmaya devam ediyor.
TCMB verileri: Kur ve rezervlerde toparlanma sinyali
TCMB ve BDDK verilerine göre, 3 Nisan haftasında yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları 2,8 milyar dolar arttı. Artışın büyük bölümü şirketlerden kaynaklanırken, bireysel yatırımcı tarafında belirgin bir hareket görülmedi.
TCMB’nin net döviz pozisyonu ise 9,3 milyar dolardan 13,5 milyar dolara yükselerek toparlanma sinyali verdi.
Piyasa kulislerinde, Merkez Bankası’nın 7–8 milyar dolar civarında döviz alımı yaptığı konuşuluyor.
Yabancı çıkışı yavaşlayabilir
Yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet portföyündeki çıkış, 3 Nisan haftasında 1,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Son yedi haftada toplam çıkış 11 milyar dolara ulaştı.
Ancak piyasalardaki panik havasının azalmasıyla birlikte, önümüzdeki haftalarda yabancı girişlerinin yeniden başlayabileceği değerlendiriliyor.

Sonuç: Kırılgan iyimserlik
Küresel piyasalar, ateşkesin yarattığı rahatlama ile nefes alsa da, jeopolitik riskler ve makro belirsizlikler devam ediyor.
Enerji arzındaki aksaklıklar, yüksek enflasyon ve sıkı finansal koşullar göz önüne alındığında, mevcut iyimserliğin kırılgan olduğu ve temkinli bir yaklaşımın gerekli olduğu görülüyor.
