Genel
Ramazan sofrasının masrafı FT’a konu oldu
Ramazan Öncesi Gıda Fiyatlarına Sıkı Denetim: Türkiye Tavuk İhracatını Durdurdu Türkiye, Ramazan ayı öncesinde gıda fiyatlarındaki artışlara karşı kapsamlı bir…
Ramazan Öncesi Gıda Fiyatlarına Sıkı Denetim: Türkiye Tavuk İhracatını Durdurdu
Türkiye, Ramazan ayı öncesinde gıda fiyatlarındaki artışlara karşı kapsamlı bir denetim süreci başlattı. Ticaret Bakanlığı “fahiş fiyat” uygulamalarına yönelik ülke çapında denetimler başlatırken, tavuk fiyatlarındaki hızlı artış gerekçesiyle tavuk ihracatı geçici olarak durduruldu. Adımlar, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığına yönelik kamuoyundaki rahatsızlığın arttığı bir dönemde atıldı.
Recep Tayyip Erdoğan hükümeti, Ramazan ayı öncesinde artan gıda talebinin fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla yeni tedbirleri devreye aldı. Yetkililer, özellikle temel gıda ürünlerinde “haksız fiyat artışları”, stokçuluk ve tüketiciyi yanıltıcı uygulamaların hedef alındığını vurguluyor.
Ülke Çapında Denetimler Başladı
Ticaret Bakanlığı, müfettişleri ülke genelinde marketler, kasaplar ve perakende satış noktalarına yönlendirdi. Denetimlerde, fahiş fiyat artışları ve piyasayı bozucu uygulamaların tespit edilmesi halinde ağır idari para cezaları uygulanacak.
Ömer Bolat, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “Ramazan’ın manevi atmosferine yakışır şekilde vatandaşlarımızın huzur içinde alışveriş yapabilmesi için sahadayız. Denetimlerimiz kararlılıkla sürecek” dedi.
Yetkililer, fahiş fiyat artışları tespit edilen işletmelere 1,8 milyon TL’ye kadar para cezası kesilebileceğini belirtiyor.
Tavuk İhracatına Geçici Yasak
Denetimlerle eş zamanlı olarak, tavuk fiyatlarında kısa sürede yüzde 15’e varan artışlar görülmesi üzerine tavuk ihracatı askıya alındı. Ticaret Bakanlığı, bu kararın iç piyasadaki arzı artırmayı ve fiyat istikrarını sağlamayı amaçladığını bildirdi.
Ramazan ayı, iftar sofraları nedeniyle gıda talebinin yoğunlaştığı bir dönem olarak biliniyor. Bu durum, özellikle et, tavuk ve temel tüketim ürünlerinde fiyat baskısını artırabiliyor.
Hayat Pahalılığı Kamuoyunda En Büyük Endişe
Son kamuoyu yoklamalarına göre, Türkiye’de her dört kişiden üçü ekonominin kötü yönetildiğini düşünüyor. Resmi yaşam memnuniyeti anketleri ise halkın üçte birinden fazlasının en büyük sorunu hayat pahalılığı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Gıda enflasyonu yüzde 32 seviyesinde seyrederken, fiyat artışları yalnızca dar gelirli kesimleri değil, iş dünyasını da rahatsız ediyor. İktidara yakın iş insanları derneği MÜSİAD’ın Başkanı Burhan Özdemir, fiyatlardaki belirsizliğe dikkat çekerek, “Bu ülkede artık kimse bir ürünün gerçek fiyatını bilmiyor” ifadelerini kullandı.
Geçmişten Bugüne “Gıda Terörü” Tartışması
Gıda fiyatları Türkiye’de uzun süredir siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor. Altı yıl önce dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bazı üreticileri ürünleri daha pahalıya satmak için stokçuluk yapmakla suçlamış ve bu durumu “gıda terörü” olarak nitelemişti.
Mevcut Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise daha teknokratik bir dil kullanıyor. Şimşek, geçtiğimiz ay gıda fiyatlarında yaşanan yüzde 7’lik artışı “olumsuz hava koşulları” ile açıklamış ve bunun enflasyonun ana eğilimi üzerinde sınırlı etkisi olacağını savunmuştu.
IMF’den Uyarı: Gıda Fiyatları Ana Risk Unsuru
Ancak bu iyimser değerlendirmeler kamuoyunda sınırlı karşılık buluyor. International Monetary Fund (IMF), Şimşek’in ekonomi politikalarına destek verirken, enflasyonun hâlâ hedeflerin oldukça üzerinde seyrettiğini ve gelir dağılımı üzerindeki baskının sürdüğünü vurguladı.
IMF’ye göre, oynak gıda fiyatları Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerine ulaşmasındaki en önemli risklerden biri olmaya devam ediyor.
Yıllık enflasyon yüzde 31 seviyesine gerilemiş olsa da, bu oran üç buçuk yıl önceki yüzde 86’lık zirveden sonra hâlâ yüksek kabul ediliyor. Hanehalkı beklenti anketleri, vatandaşların 2026 için belirlenen yüzde 16’lık resmi enflasyon hedefinin çok üzerinde bir artış beklediğini gösteriyor.
Sosyal Medyada “Köfte Faturası” Tartışması
Kamuoyundaki hassasiyet, sosyal medyada gündeme gelen yüksek hesap iddialarıyla daha da arttı. Bir müşterinin İstanbul’da bir restoranda köfte ve salata için 22.850 TL ödediğini öne sürmesi büyük yankı uyandırdı.
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, yapılan incelemeler sonucunda söz konusu müşterinin ek yemekler ile alkollü ve alkolsüz içecekler de sipariş ettiğinin tespit edildiğini açıkladı. Ancak olay, fiyat şeffaflığı tartışmasını yeniden alevlendirdi.
John Paul Rathbone, FT
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]


