Genel
Petrol Fiyatları Sert Düştü: ABD–İran Gerilimi Yumuşarken Piyasalar Arz Fazlasına Odaklandı
Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.
Özet:
Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.
Jeopolitik Risk Azaldı, Fiyatlar Geri Çekildi
Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki tansiyonun düşmesiyle perşembe günü yüzde 4’ün üzerinde geriledi. Küresel gösterge Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 3 dolar düşerek 63,69 dolara kadar indi ve hafta başında görülen yükselişin büyük bölümünü sildi.
Hafta başında İran’daki protestolar, İran petrolünü satın alan ülkelere yönelik yeni ABD tarifeleri ve Washington’un askeri müdahaleye yönelebileceği yönündeki haberler, petrol fiyatlarını yukarı taşımıştı. Bu gelişmelerle Brent petrol 200 günlük hareketli ortalamasının üzerine çıkarak 66,82 dolara kadar yükselmişti.
Ancak piyasalarda hava kısa sürede değişti. ABD Başkanı Donald Trump’ın çarşamba günü yaptığı daha temkinli açıklamalar ve ardından İran’dan gelen yumuşatıcı mesajlar, askeri müdahale ihtimalinin şimdilik rafa kalktığı algısını güçlendirdi.
İran’dan Yumuşama Sinyali: “Asma Gibi Bir Plan Yok”
Fiyatlardaki düşüşte, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin açıklamaları da etkili oldu. Araghchi, Fox News’e verdiği röportajda “herhangi bir idam ya da aşırı tırmanma planı olmadığı” yönündeki ifadeleriyle tansiyonu düşüren bir mesaj verdi.
Bölgedeki Arap hükümetlerinin, Trump yönetimini İran’a yönelik askeri bir hamleden vazgeçirmek için yoğun diplomatik çaba yürüttüğü ve bu girişimlerin Körfez’deki tansiyonu azalttığı belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı Endişesi Geri Planda Kaldı
İran, küresel petrol üretiminin yaklaşık yüzde 3’ünü gerçekleştiriyor ve günde yaklaşık 2 milyon varil ham petrol ihraç ediyor. Bu ihracatın neredeyse tamamı Çin’e yapılıyor. Ayrıca İran, dünya deniz yoluyla taşınan petrolünün yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sahibi.
Bu nedenle İran merkezli her jeopolitik gerilim, petrol piyasalarında genellikle sert fiyat hareketlerine yol açıyor. Ancak son gelişmeler, piyasanın Hürmüz Boğazı riskini şimdilik ikinci plana ittiğini gösteriyor.
Odağın Değişimi: Jeopolitikten Arz Fazlasına
Piyasa oyuncularına göre, jeopolitik risk primi hızla çözülürken yatırımcıların dikkati yeniden arz tarafına kaydı. İran’daki siyasi belirsizlik sürse de, küresel petrol piyasasında kısa vadede arzın bol olduğuna dair işaretler ağır basıyor.
Bu algıyı güçlendiren en önemli gelişmelerden biri, ABD’den gelen stok verileri oldu. U.S. Energy Information Administration, 9 Ocak ile biten haftada ABD ham petrol stoklarının 3,4 milyon varil arttığını açıkladı. Bu artış, piyasa beklentilerinin yaklaşık iki katı düzeyinde gerçekleşti.
Stoklardaki yükseliş, ABD’de arz baskısının sürdüğüne işaret ederken, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskıyı artırdı.
Venezuela Faktörü: İhracat Geri Dönüyor
Trader’lar ayrıca Venezuela’nın petrol ihracatına kısa süre içinde yeniden başlayabileceğini fiyatlamaya başladı. ABD’nin Aralık ortasında uygulamaya koyduğu deniz ablukasının gevşetilmesiyle, Venezuela petrolünün yeniden piyasaya dönmesi bekleniyor.
Bu gelişme, zaten kırılgan olan petrol fiyatları üzerinde ek bir arz baskısı yaratıyor.
“Piyasa Gerçeklerle Yüzleşiyor”
PVM Energy’den John Evans, piyasanın yeniden “soğuk gerçeklerle” karşı karşıya olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Petrol fiyatları, arz fazlasının belirginleştiği bir yakın gelecek senaryosunu yansıtacak şekilde yeniden ayarlanıyor. Fiyatlar küresel gerilim noktalarında kısa süreli sıçramalar yapabilir, ancak yeterli arz verileri geldikçe bu yükselişler hızla törpüleniyor.”
Evans’a göre, jeopolitik başlıklar kısa vadeli oynaklık yaratsa da, arz tarafındaki güçlenme fiyatların kalıcı olarak yükselmesini zorlaştırıyor.
“Haberi Sat” Riski Masada
Energy Aspects analistleri de bu haftaki yükselişin, ABD’nin İran’a yönelik olası bir müdahale riskini büyük ölçüde fiyatladığını belirtiyor. Analistlere göre, Washington’un İran’a karşı sınırlı bir adım atması halinde bile, eğer İran’ın petrol ihracatı kesintiye uğramazsa fiyatlar düşüşe geçebilir.
Bu senaryoyu “klasik bir ‘haberi sat’ (sell the fact) tepkisi” olarak tanımlayan Energy Aspects, piyasanın şu aşamada yukarı yönlü riskleri sınırlı gördüğünü vurguluyor.
Genel Görünüm: Kırılgan Dengede Petrol
Sonuç olarak petrol piyasası, jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte yeniden arz–talep dengesine odaklanmış durumda. ABD stoklarının yükselmesi, Venezuela’nın dönüş ihtimali ve İran petrolünün şimdilik akmaya devam etmesi, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskıyı artırıyor.
Ancak analistler, Orta Doğu’daki kırılgan jeopolitik denge nedeniyle oynaklığın tamamen ortadan kalkmadığı uyarısında bulunuyor. Hürmüz Boğazı veya İran kaynaklı ani bir gelişme, piyasa algısını hızla tersine çevirebilir.
Kaynak: Financial Times
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]


