Genel
İslamabad’da Tarihi Eşik: Diplomasi’ye Devam? Fırtına Öncesi Sessizlik?
Tarafların görüşmeleri sürdürmesi olumlu, ancak önemli anlaşmazlık maddelerinde ilerleme kaydedilemiyor
11 Nisan 2026 tarihi, Orta Doğu ve dünya ekonomisi için ya bir dönüm noktası ya da büyük bir hayal kırıklığının başlangıcı olarak kayıtlara geçecek. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ev sahipliğinde, İslamabad’da bir araya gelen Washington ve Tahran heyetleri, 47 yıldır biriken bir gerilimi iki haftalık geçici bir ateşkesin gölgesinde çözmeye çalışıyor. Ancak sahadan gelen haberler, diplomatik iyimserliğin yerini “sürdürülebilir sürtünme” olarak adlandırılan zorlu bir sürece bıraktığını gösteriyor.
Yazılı Metin Teatisi ve Uzman Komiteleri
Cumartesi günü itibarıyla yüz yüze görüşmelerin ilk turu tamamlandı ve taraflar en kritik meselelerde “metin teatisi” aşamasına geçti. Pakistan Kanun Bakanı Azam Nazeer Tarar’ın belirttiği üzere, görüşmelerin olumlu seyretmesi durumunda sürecin Pazar gününe sarkması bekleniyor. Şu an itibarıyla süreç; ekonomik, askeri, hukuki ve nükleer olmak üzere dört ana komite üzerinden teknik bir boyuta taşınmış durumda. Ancak bu teknik ilerleme, temel siyasi tıkanıklıkları aşmaya yetmiyor.
İran’ın Yeni Lideri Hakkında Çarpıcı İddia: Ağır Yaralı ve Yüzü Tanınmaz Halde
Hürmüz Boğazı ve Dondurulmuş Varlıklar Düğümü
Müzakere masasının en büyük iki "karın ağrısı" Hürmüz Boğazı’nın statüsü ve İran’ın dondurulmuş 30 milyar dolarlık varlıkları.
-
Hürmüz Krizi: İran’ın enerji trafiğini fiilen durdurduğu boğaz için Donald Trump, sosyal medya üzerinden "temizlik başladı" mesajları vererek ABD savaş gemilerinin bölgeden geçtiğini iddia ediyor. Tahran ise bu geçişleri kesin bir dille yalanlayarak boğazın kontrolünü bir koz olarak masada tutmaya devam ediyor.
-
Varlıklar: Tahran, herhangi bir nükleer kısıtlamayı tartışmadan önce Güney Kore ve Katar bankalarında tutulan 30 milyar doların serbest bırakılmasını "ön şart" olarak dayatıyor. ABD kanadı ise "önce doğrulama, sonra yaptırım feragatı" ilkesinden taviz vermiyor. Bu durum, diplomatik literatürde "Ardışıklık Tuzağı" (Sequentiality Trap) olarak adlandırılan bir kilitlenmeye yol açmış durumda.
İsrail’in "Sabotaj" Gölgesi
İslamabad’daki barış çabaları sadece masa başındaki aktörlerle sınırlı değil. Pakistanlı yetkililer ve bölge analistleri, İsrail’in süreci sabote etmek için hamlelerini sıklaştırdığına dikkat çekiyor.
-
Lübnan Saldırıları: Müzakereler devam ederken İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik 200’den fazla hava saldırısı düzenlemesi, İran tarafında güveni zedeleyen en büyük unsur.
-
Diplomatik Gerilim: Pakistan’ın İsrail medyasını zirveden men etmesi, Netanyahu hükümetinin İslamabad’ın "tarafsız arabulucu" rolünü sorgulamasına neden oldu. Savunma Bakanı Khawaja Asif’in İsrail hakkındaki sert açıklamaları ise iki ülke arasındaki uçurumu daha da derinleştirdi.
Somut Kazanımlar ve İyimserlik Oranı
Tüm bu tıkanıklığa rağmen, üç lojistik alanda "yumuşak ilerleme" sağlandığı sızan bilgiler arasında:
-
İnsani Koridor: Ahvaz ve Huzistan bölgelerine BM denetiminde yardım girişi için prensipte anlaşıldı.
-
Tıbbi Tahliye: Kuşatma altındaki şehirlerde bulunan ağır yaralıların ve yabancı uyrukluların değişimi için bir protokol oluşturuldu.
-
Doğrudan Hat: Yanlışlıkla yaşanabilecek bir tırmanmayı önlemek için iki ordu arasında "İslamabad Hattı" adıyla doğrudan iletişim mekanizması kuruldu.
Analiz: 1 Mayıs Hedefi ve Riskler
Arabulucular (Pakistan, Katar ve Türkiye), 1 Mayıs bayramları öncesinde bir "Büyük Uzlaşma" peşinde koşsa da, önümüzdeki 14 gün içinde kalıcı bir ateşkes ihtimali %25-30 civarında görülüyor. Hem İsrail hem de İran, mevcut "Savaşflasyon" ortamının rakibinin iç dengelerini daha hızlı bozacağına inanıyor. Bu da tarafları masada taviz vermektense, "gölge boksu" yaparak zaman kazanmaya itiyor.
Sonuç olarak; İslamabad görüşmeleri şu an için bir barış antlaşmasından ziyade, "büyük bir bölgesel yangını önleme" çabası niteliğinde. Gelecek hafta içinde teknik bir ara veya kısa süreli bir duraklama ilan edilmesi olasıdır; ancak Hürmüz Boğazı ve nükleer tesisler üzerindeki denetim krizi aşılmadan bölgede taşların yerine oturması beklenmemelidir.
