Dünya Ekonomisi
IMF: Gelişmeler belirsizliğe belirsizlik katıyor
Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD/İsrail-İran savaşının belirsizliğe belirsizlik kattığını duyurdu...
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı geniş çaplı hava harekatının ardından İran’ın misillemeleri ve ABD-İsrail’in saldırıları karşılıklı sürüyor.
Saldırıların ilk gününde İran’ı 37 yıldır yöneten Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü. Ardından Hürmüz Boğazı, İran Devrim Muhafızları’nca kapatıldı.
Japonya, Güney Kore ve Çin gibi birçok ülkenin bağımlı olduğu boğaz, petrol ve doğalgaz ticaretinde kritik önemdeki bir geçiş yolu. Piyasa, petrol üreten bölgeden gelen arzı kesilmesi ihtimalini fiyatlıyor.
13:19 itibarıyla brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 5,93 artarak 82,35 dolara (3 bin 621 lira) çıktı.
Savaşın ne kadar süreceği belirsiz. IMF, gelişmelerin ekonomi ve ticarete etkilerine dair şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ortadoğu’daki gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Şu ana kadar ticaret ve ekonomik faaliyetlerde aksaklıklar, enerji fiyatlarında artışlar ve finansal piyasalarda dalgalanmalar gözlemledik.
Gelişmeler, belirsiz durumdaki küresel ekonomik ortama ek bir belirsizlik katıyor.
Bölge ve küresel ekonomi üzerindeki ekonomik etkisini değerlendirmek için henüz çok erken. Bu etki, çatışmanın boyutu ve süresine bağlı olacaktır.”
Hürmüz Boğazı neden önemli?
ABD Enerji Enformasyon İdaresi’ne (EIA) Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) geçen boru hatları günlük yaklaşık 3,5 milyon varillik alternatif kapasite sunuyor.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli bir kesintinin özellikle Asya rafineri marjları ve navlun fiyatları üzerinde sert dalgalanmalara yol açabileceğini değerlendiriyor.
Petrol rezervlerinin olası bir arz kesintisini karşılamada yetersiz kalabileceği görüşü hakim.
Öte yandan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürününün taşındığı stratejik deniz geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ülkelerin bağımlılık oranları dikkat çekici.
Japonya’nın petrol ithalatının yaklaşık yüzde 72’sini, Güney Kore’yse yüzde 65’ini Hürmüz Boğazı üzerinden taşıyor.
Asya’nın büyük ekonomilerinden Çin ve Hindistan için Hürmüz Boğazı rotasına bağımlılık yaklaşık yüzde 50.
Avrupa genelindeyse ortalama bağımlılık yüzde 18 seviyesinde. ABD’nin Hürmüz geçişine bağımlılığı da yaklaşık yüzde 2 düzeyinde hesaplanıyor.
Basra Körfezi’nin ağzındaki dar su yolu Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol ve LNG’yi (sıvı doğalgaz) Umman Denizi ve Hint Okyanusu’yla dünya pazarlarına ulaştırıyor.
Boğaz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin sağlandığı kritik bir deniz yolu. Bölgedeki petrol üreticilerinin günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve kondensatı Hürmüz Boğazı’ndan küresel piyasalara gönderiliyor.
Hürmüz Boğazı’nın tam bir merkezi kontrol otoritesi bulunmuyor. Tankerler, İran ve Umman’ın karasularından geçiyor.

İran, ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler (BM) anlaşmasını imzalamış olsa da henüz onaylamamıştı. Petrol ve doğalgazda yüzde 90’ın üzerinde dışa bağımlı olan Türkiye de enerji fiyatlardaki yükselişten etkilenecek ülkelerin başında geliyor.
Petrol ticaretindeki uzun süreli aksamanın İran ekonomisini de olumsuz etkilemesi bekleniyor.
diken.com
