Sosyal Medya

Genel

İklim Riski Ülke Kredi Notlarını Tehdit Ediyor: Onlarca Ülke İçin Kısır Döngü Uyarısı

En az kirleten ülkelerin dahi en ağır iklim felaketlerine maruz kalması, yüksek borçluluk ve artan finansman maliyetleriyle birleştiğinde gelişmekte olan ekonomiler için tehlikeli bir kısır döngü yaratıyor.

İklim Riski Ülke Kredi Notlarını Tehdit Ediyor: Onlarca Ülke İçin Kısır Döngü Uyarısı

Küresel iklim krizinin ekonomik etkileri giderek daha görünür hale gelirken, yeni araştırmalar iklim riskinin birçok ülke için doğrudan bir kredi notu riski haline geldiğini ortaya koyuyor. En az kirleten ülkelerin dahi en ağır iklim felaketlerine maruz kalması, yüksek borçluluk ve artan finansman maliyetleriyle birleştiğinde gelişmekte olan ekonomiler için tehlikeli bir kısır döngü yaratıyor.

İklim değişikliğinin etkileri ağırlaştıkça, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yüksek borç yükü, artan faiz oranları ve zayıf kredi notları birbirini besleyen bir risk döngüsüne dönüşüyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings tarafından yayımlanan yeni analiz, önümüzdeki yıllarda onlarca ülkenin kredi notunun iklim kaynaklı baskılar altında kalabileceğini ortaya koyuyor.

Fitch: 2050’ye Kadar 60 Ülke Risk Altında

Fitch’in bu ay yayımladığı çalışmada, aşırı hava olaylarına açık küçük ülkeler ile fosil yakıt ihracatçısı ekonomilerin iklim değişikliğinden kaynaklanan egemen risklere en açık gruplar arasında yer aldığı vurgulanıyor. Kuruluş, “Climate Vulnerability Signals” (İklim Kırılganlığı Sinyalleri) adını verdiği yeni bir analiz aracıyla 119 ülkeyi 2050’ye kadar değerlendirdi.

Bu sistem, ülkeleri fiziksel iklim riskleri (fırtınalar, sıcaklık artışı, sel gibi) ve geçiş riskleri (fosil yakıt kullanımının azalmasına duyarlılık, temiz enerji maliyetleri) üzerinden 100 puanlık bir ölçekte notluyor. Analize göre, 60 ülke kredi notu düşüşü riski taşıyacak kadar yüksek kırılganlık sinyali veriyor. Bu durum, söz konusu ülkelerin iklim uyum yatırımlarını finanse etmek için borçlanmasını daha da zorlaştırabilir.

İklim şokları küresel ekonomiyi “çöküş” noktasına taşıyabilir — Türkiye’de fatura büyüyor

En Az Kirletenler, En Büyük Bedeli Ödüyor

Araştırma, iklim krizinin adaletsiz yönünü de ortaya koyuyor. Bahama Adaları, Jamaika ve Filipinler gibi ülkeler, küresel emisyonlara sınırlı katkılarına rağmen, son yıllarda yıkıcı kasırgalar nedeniyle en yüksek fiziksel risk baskısıyla karşı karşıya kalan ülkeler arasında yer alıyor.

Stanford Üniversitesi’nde bu alanda çalışan araştırmacı June Choi, Fitch’in yeni aracının iklim riskinin kredi notlarına yansımasını anlamak açısından önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Ancak Choi’ye göre, sadece riskleri tespit etmek yeterli değil; hangi uyum politikalarının bu riskleri azalttığının da net biçimde ortaya konması gerekiyor.

Aşırı Hava Olayları Borç Dinamiklerini Bozuyor

Stanford Üniversitesi araştırmacılarının henüz hakem sürecinden geçmemiş ön çalışmasına göre, 1990’dan bu yana tropikal fırtınalara maruz kalan ülkelerde borç/GSYH oranı, bu felaketler yaşanmasaydı olacağı seviyeye kıyasla yaklaşık %30 daha yüksek. Kasırgalar ve sıcaklık artışının birleşik etkisi ise bu ülkelerde GSYH’nin yaklaşık %10 daha düşük gerçekleşmesine yol açıyor.

Bu durum, borç servis kapasitesini zayıflatırken, sermaye maliyetini de yükseltiyor. Araştırmaya göre, iklim riskine en açık ülkelerde borçlanma maliyetleri en az 1 baz puan, bazı ülkelerde ise 5 baz puan daha yüksek. Tek başına küçük gibi görünen bu fark, felaket sonrası tekrar eden borçlanmalarla hızla büyüyor.

Finansmana Erişim Olmazsa Dayanıklılık Zayıflıyor

Yetersiz finansman, ülkelerin afet sonrası yeniden yapılanma biçimini de olumsuz etkiliyor. Hızlı ve yeterli mali destek sağlanamadığında, toplumlar dayanıklılık yerine hız önceliğiyle hareket etmek zorunda kalıyor. Bu da aynı altyapının bir sonraki felakette yeniden zarar görmesine yol açıyor.

Araştırmalar, bu döngünün kaçınılmaz olmadığını gösteriyor. Ancak bunun için ülkelerin, iklim şokları tekrar tekrar borçlanma maliyetlerini yükseltmeden önce erişilebilir ve uygun maliyetli finansmana ulaşabilmesi gerekiyor.

Kredi Notları ve İklim: Henüz Tam Entegre Değil

Uzmanlara göre iklim riski, bugün hâlâ egemen kredi notlarının içine mekanik olarak tam entegre edilmiş değil. Bu nedenle, aşırı hava olayları ile borç dinamikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan çalışmalar, iklim riskinin nasıl finansal riske dönüştüğünü anlamak açısından kritik önem taşıyor.

Sonuç olarak, iklim değişikliği yalnızca çevresel bir tehdit değil; egemen borç, kredi notları ve küresel finansman koşulları üzerinde giderek daha belirleyici bir faktör haline geliyor. Gelişmekte olan ülkeler için asıl sınav, bu kısır döngüyü kıracak finansal ve kurumsal kapasiteyi zamanında oluşturup oluşturamayacakları olacak.


Kaynak: Bloomberg Green, Fitch Ratings, Stanford Üniversitesi araştırmaları

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler