Genel
Gazeteci Alican Uludağ Tutuklandı, Berlin Tepkili
"Halkın Haber Alma Hakkı İçin Çizgimden Ayrılmayacağım"
“Halkın Haber Alma Hakkı İçin Çizgimden Ayrılmayacağım”
Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmaları, deneyimli yargı muhabiri ve Deutsche Welle (DW) Türkçe Ankara temsilcisi Alican Uludağ’ın tutuklanmasıyla yeni bir boyuta taşındı. 19 Şubat 2026 akşamı Ankara’da gözaltına alınan ve apar topar İstanbul’a getirilen Uludağ, çıkarıldığı mahkemece “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “devletin kurumlarını aşağılama” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Uludağ’ın tutuklanmasına gerekçe olarak, yaklaşık bir buçuk yıl önce sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir paylaşım gösterildi. Söz konusu paylaşımda Uludağ, IŞİD şüphelilerinin serbest bırakılmasına yol açan hükümet düzenlemelerini eleştirmiş ve yolsuzluk iddialarını gündeme getirmişti. Uzun yıllardır yolsuzluk, insan hakları ihlalleri ve kritik davaları takip eden gazetecinin tutuklanması, hem yurt içinde hem de uluslararası kamuoyunda sert tepkiyle karşılandı.
“Çocuklarımın Gözyaşları Aksın Ama Ben Suç İşlemedim”
Hakkındaki iddiaları reddeden Alican Uludağ’ın savcılık ve mahkeme aşamasındaki ifadesi duygusal ve kararlı tonuyla dikkat çekti. Gazetecilik faaliyetinin suç sayılamayacağını vurgulayan Uludağ, ifadesinde şu sözlere yer verdi:
“İki çocuğum var. Bu ülkede halka gazetecilik yapmak için çocuklarımın gözyaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım. Çünkü ben suç işlemedim, sadece işimi yaptım.”
Mansur Yavaş’tan “Yetki ve Usul” Çıkışı
Tutuklama kararına siyasiler cephesinden en dikkat çekici tepki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan geldi. Yavaş, soruşturmanın yürütülme biçimindeki hukuki tutarsızlıklara işaret ederek, Ankara’da ikamet eden bir gazetecinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir süreçle tutuklanmasının soru işaretleri yarattığını belirtti.
Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Gazeteci Alican Uludağ Ankara’da ikamet etmekte, paylaşımlarını da buradan yapmaktadır. Buna rağmen sürecin İstanbul’dan yürütülmesi yetki, usul ve ölçülülük açısından tartışmalıdır. Tutuklama tedbiri istisnai olmalı, ifade özgürlüğü titizlikle gözetilmelidir,” ifadelerini kullandı.
Berlin Hattında Diplomatik Kriz Kapıda
Alican Uludağ’ın bir Alman kamu yayıncısı olan DW bünyesinde görev yapması, olayı kısa sürede uluslararası bir diplomatik krize dönüştürdü. Alman Hükümet Sözcüsü, Berlin’in gelişmeleri “derin bir endişeyle” takip ettiğini ve DW’nin bağımsız raporlama yapma hakkının korunması gerektiğini vurguladı.
DW Genel Müdürü Barbara Massing ise kararı “kasıtlı bir yıldırma eylemi” olarak nitelendirdi. Massing yaptığı açıklamada, “Uludağ, yolsuzluk dosyalarına odaklanan çok iyi bağlantıları olan bir araştırmacı gazetecidir. Hükümetin gözünde bu onu ‘tehlikeli’ kılıyor. 30 polisle gözaltına alınıp bir suçlu gibi başka şehre nakledilmesi, basın özgürlüğünün ne denli baskılandığını gösteriyor. Meslektaşımız derhal serbest bırakılmalıdır,” dedi.
AB ve Seyahat Uyarıları: İlişkiler Geriliyor
Tutuklama kararının, Alman Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını güncellemesinden sadece birkaç gün sonra gelmesi dikkat çekti. 16 Şubat 2026’da güncellenen uyarıda, Almanya’da yasal olan sosyal medya paylaşımlarının Türkiye’de tutuklama sebebi olabileceği belirtilmişti.
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor durumu “depresif” olarak tanımlarken, bu olayın yaklaşan AB-Türkiye ilerleme raporlarında kritik bir yer tutacağının sinyalini verdi. Uzmanlar, bu tutuklamanın Türkiye-Almanya arasındaki diplomatik gerilimi tırmandıracağını ve Türkiye’nin Avrupa Konseyi nezdindeki konumunu daha da zorlaştıracağını öngörüyor.
Verilerle Mevcut Durum
| Parametre | Detaylar |
| Gözaltı Tarihi | 19 Şubat 2026 |
| Tutuklama Tarihi | 20 Şubat 2026 |
| Ana Suçlama | Cumhurbaşkanına Hakaret (TCK 299) |
| Ek Suçlamalar | Dezenformasyon (Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma) |
| İlgili İçerik | IŞİD şüphelilerinin tahliyesine dair X paylaşımı |
| Kurumsal Destek | DW, İstanbul Barosu, Sınır Tanımayan Gazeteciler |
