Genel
Eğitime Düşük Harcama Kalkınmayı Engelliyor
Bütçede eğitime ayrılan pay düşerken, eldekiler de Müslümanlık eğitimine gidiyor
Türkiye’de eğitime ayrılan kaynakların milli gelir içindeki payı 2016 sonrası belirgin biçimde geriledi. Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün TÜİK, OECD ve Eurostat verilerine dayanan çalışmasına göre, 2022’de dip yapan oran 2024 itibarıyla kısmen toparlansa da geçmiş yılların altında kalmaya devam ediyor. Avrupa ortalamasının gerisinde kalan kamu harcamaları ve öğrenci başına düşük harcama düzeyi, uzun vadeli kalkınma açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan savunma sanayiiyle gurur duyuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine her gün yeni silah sistemleri ekleniyor; sektör aynı zamanda yüksek teknolojili ihracat artışına öncülük ediyor. Erdoğan, bugün yaptığı bir konuşmada gençlere övgüde bulundu:
“Gençler geleceğe dair umutlarımı yeşertiyor. Onlarla yürümek benim için ayrı bir gurur. Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin iyilik hareketidir.”
Ancak eğitim politikalarının öncelikleri ve kaynak dağılımı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Erdoğan’ın iktidarının ilk on yılında dikkat çeken eğitim harcamalarındaki artış, son yıllarda ivme kaybetti. Uzmanlar, yeterli beceri kazanmadan mezun olan genç nüfusun artmasının Türkiye’nin uzun vadeli rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
2016 Zirvesinden Sonra Sürekli Gerileme
Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), OECD ve Eurostat verilerine dayandırdığı analiz, eğitim harcamalarının GSYH içindeki payında 2016 sonrası belirgin bir düşüşe işaret ediyor.
TÜİK verilerine göre eğitimin GSYH içindeki payı:
-
2011: %5,2
-
2012: %5,6
-
2013: %5,5
-
2014: %5,7
-
2015: %5,5
-
2016: %5,9 (en yüksek seviye)
2016 sonrasında ise kesintisiz bir gerileme görüldü:
-
2018–2019: %5,7
-
2020: %5,2
-
2021: %4,7
-
2022: %3,8 (son yılların en düşük seviyesi)
2023’te oran %4,2’ye yükselirken, 2024 itibarıyla %4,9 olarak ölçüldü. Ancak Enstitü’ye göre bu toparlanma, geçmiş yıllardaki seviyelerin hâlâ altında.
Kamu Harcamalarında Avrupa Ortalamasının Altında
Sadece genel kamu harcamaları dikkate alındığında Türkiye’nin konumu daha da geriliyor.
Devletin eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı %3,5 ile Avrupa’da 31’inci sırada yer alıyor. Bu oran, %4,7 olan Avrupa ortalamasının altında.
Eurostat’ın 2023 verilerine göre İsveç %7,2 ile 33 Avrupa ülkesi arasında ilk sırada bulunuyor. Türkiye ise sıralamada alt basamaklarda yer alıyor.
Toplam harcamalar (kamu + özel sektör) dikkate alındığında 2024 itibarıyla oran %4,9 seviyesinde ölçülüyor. Ancak yalnızca genel kamu harcamaları esas alındığında pay %3,5’e geriliyor. Bu fark, eğitim finansmanında hane halkı ve özel sektör katkısının arttığını gösteriyor.
Öğrenci Başına Harcamada 34’üncü Sıra
OECD’nin 2022 verilerine göre ilköğretim düzeyinde öğrenci başına toplam eğitim harcaması satın alma gücü paritesine göre 3 bin 386 dolar olarak hesaplandı. Bu tutarla Türkiye 34’üncü sırada yer aldı.
Karşılaştırma açısından:
-
Lüksemburg: 25 bin 482 dolar
-
İsviçre: 22 bin 41 dolar
-
Norveç: 19 bin 752 dolar
-
Kosta Rika: 5 bin 272 dolar
-
Meksika: 2 bin 877 dolar
Bu tablo, Türkiye’nin öğrenci başına harcama düzeyinin birçok gelişmiş ülkenin oldukça gerisinde kaldığını gösteriyor.
Uzun Vadeli Kalkınma Açısından Riskler
Eğitime ayrılan payın düşmesi, sadece bütçe kalemi açısından değil, uzun vadeli büyüme ve beşeri sermaye kalitesi açısından da kritik önem taşıyor.
Uzmanlara göre:
-
Mesleki ve teknik beceriler yeterince gelişmiyor.
-
Üniversite mezunlarının istihdam edilebilirlik oranı sorgulanıyor.
-
Yüksek katma değerli üretim için gerekli insan kaynağı sınırlı kalıyor.
Savunma sanayiinde elde edilen başarılar dikkat çekici olsa da, sürdürülebilir kalkınma için geniş tabanlı bir eğitim reformu ve güçlü kamu finansmanı gerekiyor.
Türkiye’nin demografik avantajını ekonomik avantaja dönüştürebilmesi, eğitim kalitesi ve kaynak tahsisiyle doğrudan bağlantılı görünüyor.
Sonuç
Veriler, eğitim harcamalarının milli gelir içindeki payında 2016 sonrası yaşanan gerilemenin henüz tam olarak telafi edilmediğini gösteriyor. Avrupa ortalamasının altındaki kamu harcamaları ve öğrenci başına düşük yatırım düzeyi, uzun vadeli büyüme potansiyeli açısından risk oluşturuyor.
Gençler yarından umutlarını kesip yurtdışına göçediyor, ya da iş pazarın girmiyor. Son anketler ilk kez oy verecek gençler içinde CHP’nin AKP’nin 6 puan önünde olduğunu gösteriyor.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
