Enerji Şoku Hem Faturalara, Hem Enflasyona Yansıyabilir
Orta Doğu’daki savaşın tetiklediği enerji fiyat artışları Türkiye’de akaryakıtın ardından doğalgaz faturalarına da yansıyabilir. Küresel gaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş, BOTAŞ’ın artan maliyetleri ve spot LNG piyasasındaki sıkışma nedeniyle uzmanlar doğalgaza zam ihtimalinin giderek güçlendiğini belirtiyor. Sektör kaynaklarına göre sanayi ve elektrik üretiminde kullanılan doğalgaza %20–30 civarında bir fiyat artışı gündeme gelebilir.
Enerji şoku enflasyon riskini büyütüyor
Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla büyüyen jeopolitik gerilim küresel enerji piyasalarında yeni bir fiyat şoku yarattı.
Petrol fiyatlarındaki artış Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına hızla yansırken, uzmanlara göre sıradaki risk doğalgaz fiyatları.
Enerji maliyetlerindeki artış enflasyon açısından kritik bir risk olarak görülüyor. Hükümet bugüne kadar eşel mobil sistemi ile petrol fiyatlarındaki yükselişin pompa fiyatlarına yansımasını kısmen sınırladı. Ancak doğalgaz piyasasında maliyet baskısı giderek büyüyor.
Sektör kaynaklarına göre BOTAŞ uzun süredir piyasaya verdiği doğalgazda yüksek zarar yazıyor. Enerji fiyatlarının yüksek kalması halinde kamu şirketinin bu sübvansiyonu sürdürmesi zorlaşabilir.
Bu nedenle enerji fiyatlarında hızlı bir normalleşme görülmezse Nisan veya Mayıs ayında doğalgaza çift haneli zam ihtimali gündeme gelebilir.
Küresel gaz fiyatları hızla yükseldi
Avrupa’nın referans doğalgaz fiyatı olarak kabul edilen Hollanda merkezli TTF piyasasında fiyatlar savaşın başlamasından sonra hızla yükseldi.
-
27 Şubat’ta megavatsaat başına 31,95 euro olan fiyat
-
son günlerde %48’e varan artışla yaklaşık 47 euro seviyesine çıktı.
TEPAV Enerji ve İklim Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam, Türkiye’nin doğalgaz ithalatının önemli bölümünün bu fiyatlara bağlı olduğunu belirtiyor.
Sağlam’a göre:
-
Türkiye’nin gaz ithalatının yaklaşık %20’si spot piyasadan yapılıyor
-
bazı uzun vadeli sözleşmelerde de TTF fiyatları referans alınabiliyor
Bu nedenle küresel fiyat artışının Türkiye’ye yansımaması zor.
Sağlam, mevcut piyasa koşullarında zam ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“TTF’deki artış hem bugün yaptığımız alımlara hem de gelecekte ödeyeceğimiz doğalgaz faturalarına yansıyacaktır. Piyasa bu şekilde devam ederse zam kaçınılmaz. Nisan ayında zam gelebilir.”
Orta Doğu Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Petrol Dalgalı, Borsalar Temkinli
Sanayi ve santrallara zam gündemde
Sektör kaynaklarına göre doğalgaz zammının ilk etapta sanayi ve elektrik santrallerini kapsaması bekleniyor.
Gazeteci Olcay Aydilek’in sektör kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre 1 Nisan’da sanayi ve enerji üretiminde kullanılan doğalgaza zam yapılması gündemde.
Uzmanlara göre konuşulan zam oranı:
%20 – %30 aralığında.
Enerji maliyetlerinin sanayi üretiminde önemli bir paya sahip olması nedeniyle bu tür bir zamın kısa sürede diğer sektörlere de yansıması bekleniyor.
Doğalgaz zamları enflasyonu hızla etkiliyor
Ekonomistler doğalgaz fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin petrol fiyatlarından daha hızlı olabileceğini belirtiyor.
Bunun birkaç nedeni var:
-
doğalgaz sanayi üretiminin ana girdilerinden biri
-
elektrik üretiminin önemli bölümü gazla yapılıyor
-
konut faturaları üzerinden hane halkı enflasyon algısını hızla yükseltiyor
Bu nedenle doğalgaz fiyatlarındaki artışın etkisi kısa sürede:
-
elektrik fiyatlarına
-
sanayi üretim maliyetlerine
-
tüketici fiyatlarına
yansıyabiliyor.
FÖŞ-YORUM: Piyasaların tek derdi savaş ve petrol değil, daha acılı günler bitmedi
Türkiye’nin enerji arzında risk var mı?
Savaşın enerji arzını etkileyip etkilemeyeceği de tartışılıyor.
Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin aksaması küresel enerji piyasasında büyük risk yaratırken Türkiye açısından en kritik konu İran’dan gelen doğalgaz akışı.
BOTAŞ daha önce yaptığı açıklamada kaynak çeşitliliği sayesinde ciddi bir risk bulunmadığını belirtmişti.
Ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan daha temkinli bir açıklama yaparak arz riskinin oluşabileceğini ifade etmişti.
Türkiye’nin petrol stokları güçlü
Enerji uzmanlarına göre Türkiye petrol tarafında kısa vadede ciddi bir arz sıkıntısı yaşamayabilir.
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Türkiye’nin yaklaşık 94 günlük petrol ithalatına eşdeğer stratejik stok bulunuyor.
Dr. Mühdan Sağlam’a göre Türkiye’nin petrol tedarikçilerinin çoğunda sorun bulunmuyor ve mevcut koşullarda stratejik petrol stoklarının devreye alınması gerekmeyebilir.
LNG piyasasında sıkışma sürüyor
Küresel gaz piyasasında ise sorun sadece fiyat değil.
LNG tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar piyasayı baskı altında tutuyor.
Orta Doğu’daki savaş nedeniyle:
-
LNG taşımacılığı risk altına girdi
-
Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatlar yavaşladı
-
Asya’da gaz arzı sıkışmaya başladı
Örneğin Hindistan, Katar’ın LNG üretimini durdurmasının ardından sanayi kullanıcılarına gaz arzını kısıtlamaya başladı.
Gübre ve seramik üreticileri gibi enerji yoğun sektörlerde üretim kesintileri görülüyor.
Enerji piyasasında kritik soru
Uzmanlara göre enerji piyasasının geleceğini belirleyecek temel soru şu:
Orta Doğu’daki savaş kısa sürede sona mı erecek, yoksa enerji arzını uzun süre etkileyecek bir kriz mi doğuracak?
Eğer çatışma uzarsa:
-
doğalgaz fiyatlarında yeni artışlar
-
enerji ithalatı yapan ülkelerde maliyet baskısı
-
küresel enflasyonda yeniden yükseliş
kaçınılmaz olabilir.
Türkiye açısından ise bu gelişmelerin doğalgaz faturalarına zam olarak yansıması giderek daha güçlü bir ihtimal haline geliyor.
