Genel
Bakır fiyatlarındaki sıçrama madenciler için “sahte umut” mu?
Bakır fiyatları son bir yılda yüzde 50’ye yakın yükselerek Londra Metal Borsası’nda ton başına 13 bin doların üzerine çıktı. Ancak analistler, bu yükselişin büyük ölçüde geçici faktörlerden kaynaklandığını ve yeni maden yatırımlarını kalıcı biçimde teşvik etmek için yeterli olmayabileceğini vurguluyor. ABD tarifeleri, arz sıkışıklığı ve jeopolitik belirsizlikler fiyatları desteklerken; talep görünümündeki soru işaretleri, geri dönüşüm arzı ve yatırım maliyetleri bakır piyasasında temkinli duruşu öne çıkarıyor.
Özet:
Bakır fiyatları son bir yılda yüzde 50’ye yakın yükselerek Londra Metal Borsası’nda ton başına 13 bin doların üzerine çıktı. Ancak analistler, bu yükselişin büyük ölçüde geçici faktörlerden kaynaklandığını ve yeni maden yatırımlarını kalıcı biçimde teşvik etmek için yeterli olmayabileceğini vurguluyor. ABD tarifeleri, arz sıkışıklığı ve jeopolitik belirsizlikler fiyatları desteklerken; talep görünümündeki soru işaretleri, geri dönüşüm arzı ve yatırım maliyetleri bakır piyasasında temkinli duruşu öne çıkarıyor.
Fiyatlar zirvede ama kalıcılık tartışmalı
Dünyanın en büyük madencilik şirketlerinin yöneticileri, teorik olarak bakır fiyatlarındaki son yükselişle birlikte yeni yatırımlara yönelmeliydi. Son bir yılda bakır fiyatları yaklaşık yüzde 50 artarak Londra Metal Borsası’nda ton başına 13 bin dolar seviyesini aştı. Bu seviye, genellikle yeni maden projelerinin ekonomik olarak anlamlı kabul edildiği 11 bin dolar eşiğinin de oldukça üzerinde.
Ancak sektör uzmanlarına göre sorun tam da burada başlıyor: Bakırda sert fiyat yükselişleri çoğu zaman kalıcı olmuyor. Mevcut rallinin önemli bir kısmı geçici faktörlerden besleniyor ve bu durum madencilik şirketlerinin iştahını sınırlıyor.
Arz sıkışıklığı ve tarife etkisi
Bakırdaki son rekor rallinin arkasında iki temel unsur öne çıkıyor. İlki, Haziran ayında devreye girmesi beklenen olası ABD tarifeleri öncesinde yatırımcıların ve tüccarların stok yapması. İkincisi ise önde gelen üreticilerin yaşadığı üretim sorunları.
Rio Tinto ve Freeport-McMoRan gibi büyük üreticiler, kilit maden sahalarındaki teknik ve operasyonel problemler nedeniyle üretim tahminlerini aşağı çekti. Bu geçici arz daralması, kısa vadede fiyatların yukarı taşınmasına yeterli oldu. Ancak uzmanlar, bu koşulların kalıcı olmayabileceği konusunda uyarıyor.
Yüksek fiyatlar aynı zamanda geri dönüşümü de teşvik ediyor. Bakır fiyatları arttıkça hurda bakırın toplanması ve işlenmesi ekonomik hale geliyor, bu da zaman içinde arzı artırarak fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabiliyor. ABD tarifeleri de çift yönlü risk barındırıyor: Eğer ABD Başkanı Donald Trump geri adım atarsa, stoklanmış bakırın hızla piyasaya dönmesi fiyatlarda sert bir düzeltmeye yol açabilir.
Talep cephesinde soru işaretleri
Bakır fiyatlarına yönelik temkinli yaklaşımın bir diğer nedeni de talep görünümü. Küresel bakır talebinin yaklaşık yarısını hâlâ Çin oluşturuyor. Ancak Çin’de talebin bileşimi hızla değişiyor.
Wood Mackenzie ve Bernstein analizlerine göre, temiz enerji ve elektrikli araçlar 2030’a kadar küresel bakır talebinin sırasıyla yüzde 12 ve yüzde 9’unu oluşturacak. Buna karşılık, inşaat gibi geleneksel talep kaynakları ivme kaybediyor. Sorun şu ki, Çin’deki yeni sektörler politika değişimlerine oldukça duyarlı. Pekin’in önceliklerini değiştirmesi ya da elektrikli araç sektöründeki kronik kapasite fazlasını kalıcı biçimde çözmesi durumunda, bakır talebinde belirgin bir yavaşlama görülebilir.
Küresel ölçekte sıkça dile getirilen veri merkezi yatırımları da bakır talebine sınırlı katkı sağlıyor. Wood Mackenzie’ye göre veri merkezleri, 2030’a kadar toplam bakır talebinin yalnızca yüzde 1’ini oluşturacak.
Madenciler neden yeni maden açmıyor?
Bu belirsizlikler, büyük madencilik şirketlerinin neden yeni bakır madenleri açmak yerine birleşme ve satın almalara yöneldiğini de açıklıyor. Anglo American, Teck Resources, Glencore ve Rio Tinto gibi devler, sahaya kürek vurmak yerine mevcut varlıkları büyütmeyi tercih ediyor.
Wood Mackenzie’ye göre, yeni bir bakır madeninin ekonomik olarak sürdürülebilir olabilmesi için fiyatların uzun süre ton başına en az 11 bin dolar seviyesinde kalması gerekiyor. Ancak Morgan Stanley’nin fiyat tahminleri, 2030’a kadar ortalama bakır fiyatının yaklaşık 10.700 dolar civarında oluşacağına işaret ediyor.
Bu seviyeler, yeni projelerde kârlılık için yeterli bir marj bırakmıyor. Üstelik su temini, işgücü bulma zorlukları ve on yıla kadar uzayabilen ruhsat süreçleri gibi ek maliyetler de hesaba katıldığında, gerçek başa baş noktasının daha da yukarıda olabileceği belirtiliyor.
Dev yatırım ihtiyacı, sınırlı sermaye
Wood Mackenzie’nin hesaplamalarına göre, 2035 yılına yönelik öngörülen bakır talebini karşılayabilmek için 210 milyar doların üzerinde yatırım gerekiyor. Buna karşın, 2019–2025 döneminde bakır madenciliğine yapılan toplam sermaye yatırımı yalnızca yaklaşık 76 milyar dolar seviyesinde kaldı.
Bu yatırımların yaklaşık yarısı Çinli şirketler tarafından gerçekleştirilirken, Rusya ikinci sırada yer aldı. Küresel madencilik devlerinin görece temkinli kalması, gelecekte arz açığının daha da derinleşebileceğine işaret ediyor.
Coğrafi kayma dikkat çekiyor
Bakır arzında coğrafi bir kayma da yaşanıyor. Yeni arz dalgası, Latin Amerika ve Orta Afrika’nın ötesine geçerek Orta Asya’ya yöneliyor. Kazakistan gibi ülkeler, Çin’e yakınlıkları ve jeopolitik konumları nedeniyle ön plana çıkıyor. Bu durum, küresel madenciler için hem fırsatlar hem de yeni riskler barındırıyor.
Morgan Stanley: 2026’da destek sürer ama riskler büyük
Morgan Stanley, bakır fiyatlarının arz kısıtları ve ABD ithalat talebindeki toparlanma sinyalleri sayesinde desteklenmeye devam edeceğini öngörüyor. Banka, enerji depolama sistemleri ve veri merkezlerinden gelen talep artışının, Çin’deki bazı nihai kullanım alanlarındaki zayıflığı kısmen telafi edebileceğini belirtiyor.
Bu dinamikler doğrultusunda Morgan Stanley, 2026 yılında bakır piyasasında yaklaşık 590 bin tonluk bir arz açığı oluşmasını bekliyor. Bankanın 2026 için baz senaryo fiyat tahmini ton başına 10.650 dolar seviyesinde bulunurken, iyimser senaryoda fiyatların 12.780 dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Bakır şu anda yaklaşık 11.620 dolar seviyelerinde işlem görüyor.
Ancak aşağı yönlü riskler de masada. Morgan Stanley’ye göre, ABD’nin rafine bakıra yönelik olası tarifeleri net biçimde rafa kaldırması durumunda, tarifeler öncesi biriken fazla metal piyasaya dönebilir ve fiyatlar üzerinde ciddi baskı yaratabilir.
Sonuç: Yüksek fiyat yetmiyor
Özetle, bakır fiyatlarındaki rekor seviyeler madenciler için cazip görünse de, bu yükseliş tek başına yeni yatırımları tetiklemek için yeterli değil. Geçici arz sıkışıklıkları, kırılgan talep görünümü, yüksek yatırım maliyetleri ve politik belirsizlikler, sektörde temkinli duruşu güçlendiriyor. Bakırda uzun vadeli arz güvenliği için fiyatlardan çok, istikrarlı ve öngörülebilir bir yatırım ortamına ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.
Kaynak: Reuters, Morgan Stanley
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
