Sosyal Medya

Ekonomi

Tütünde “yeni nesil” kayıt dışı kalıyor…

Türkiye ve dünya tütün pi­yasasındaki gelişmeler Ankara’da Omni Scien­ce platformu tarafından düzen­lenen bir konferansta ele alındı...

Tütünde “yeni nesil” kayıt dışı kalıyor…

Sağlık açısından zararlı olan tütün kullanımında gençler, elektronik ürünlere yöneldi. Asya’dan gelen içeriği belirsiz dumanlı elektronik ürünler risk oluştururken, yasak nedeniyle küresel firmaların ‘yeni nesil’ tütün ürünleri ise kayıt dışı yollarla ülkeye giriyor. Tahmin edilen vergi kaybı 100 milyar TL.

Türkiye ve dünya tütün pi­yasasındaki gelişmeler Ankara’da Omni Scien­ce platformu tarafından düzen­lenen bir konferansta ele alındı. Konferansta araştırma kuruluş­larının sunumlarına yer verilir­ken, düzenlenen açık oturum­da da tütün piyasasındaki deği­şimler ekonomi, sağlık ve yasal düzenlemeler çerçevesinden tartışıldı.

Ekonomi ve Dış Po­litika Araştırmalar Merkezi (EDAM) uzmanı ekonomist Can Selçuki, dünyada tütün ticareti­nin büyüdüğüne dikkat çekerek, şu bilgileri paylaştı: “İhracatta ana oyuncular değişiyor. 2005- 2024 döneminde Çin, BAE, Po­lonya paylarını artırdı. Türkiye ise pay kaybediyor.

Çünkü rakip­ler yeni nesil ürünlere yönelir­ken Türkiye geleneksel tarafta kalıyor. Dünya tütün ihracatının yüzde 20’sini oluşturan yeni ne­sil ürünler büyürken, gelenek­sel tarafta ölçek büyük olsa da büyüme yok. Türkiye yeni nesil ürün sürecini yakalayabilseydi ihracatı 250 ile 700 milyon dolar daha fazla olacaktı. Sektörde is­tihdam Asya’dan Avrupa’ya ka­yıyor. Polonya ve İtalya’da sek­törün istihdamı artıyor.

Türki­ye’de sektör istihdam deposu olmaktan çıkıp verimlilik adası­na dönüştü. Tütün sektörü istih­dam başına katma değerde en iyi sektörlerden ancak bu ölçek ve otomasyon ile sağlandı. Ve sını­ra geliyor. Rakipler ise teknolo­ji ve inovasyon ile ilerliyor. Ge­lirlerini artırıyorlar. 2022–2024 döneminde küresel mal ihracatı yüzde 3 azalırken, tütün ihraca­tı yüzde 28 arttı. 2005–2024 dö­neminde Türkiye’nin küresel ih­racat payı yüzde 1,45’e geriledi.”

Yasaklı ürünler kayıt dışını büyütüyor

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kal­kınma Programı Direktörü H. Ekrem Cunedioğlu da yaptığı sunumda, şu değerlendirmele­ri yaptı: “Türkiye’de 15 yaş üze­ri nüfusta tütün kullanım ora­nı yüzde 30’lar seviyesinde. Küresel ortalama yüzde 22,7 se­viyesinde.

Türkiye bu oranlarla, 165 ülke arasında en yüksek kul­lanım oranına sahip 27’nci ülke konumunda. 2008–2012 döne­mindeki düşüşün ardından 2016 itibarıyla yeniden yükselişe ge­çen kullanım oranı, son yıllarda yüzde 31 bandının altına hiç in­medi. TÜİK verilerine dayanan hesaplamalara göre, 2019–2022 döneminde her gün sigara kul­lanan bireylerin günlük adetle­ri yükseldi. Öte yandan Türkiye, kadınlarda tütün kullanım ora­nının arttığı sınırlı ülkeler ara­sında yer alıyor. 45 yaş ve üzeri gruplarda da belirgin artış dik­kat çekiyor.

Bu durum, uzun va­deli sağlık harcamalarının arta­bileceğine işaret ediyor. Elektro­nik sigara ve benzeri ürünlerin yasal olarak yasak olmasına rağ­men yaklaşık 1,9 milyon ak­tif kullanıcı bulunduğu tahmin ediliyor. Bu durumun 2024 iti­bariyla yıllık yaklaşık 76 milyar TL vergi kaybına yol açtığı he­saplanıyor. 2025 için ise bu tu­tarın 100 milyar TL’yi bulduğu tahmin edildi.”

En ucuz paket 161 TL olmalıydı

Sağlığa zararlı tütün ürünle­rinin kullanımını azaltmaya yö­nelik tanıtım, pazarlama gibi ko­nularda katı yasakçı uygulama­ların bir noktaya kadar başarılı olduğunu kaydeden Cunedioğlu, sunumunda ayrıca bu ürünler­deki erişim kolaylığına değindi. Cunedioğlu, şu noktalara dikkat çekti: “Sigara tüketenler arasın­daki araştırmaya göre, ortala­mada kişi başına günde bir paket tüketim var.

Sigara Türkiye’de dünyaya göre ucuz bir tüketim objesi. Enflasyonist dönemde fi­yat ÜFE’ye endeksli olduğu için ve enflasyonist büyüme olduğu için sigara milli gelir oranı itiba­rıyla ucuz bir ürün haline geldi. 2010’daki gibi milli gelire oranı yüzde 3,4 olsaydı; bir dal sigara bugün 3,3 lira değil 8,2 lira olur­du yani paketi 161 liraya işaret ediyor. Yaş gruplarına bakınca 15-24 yaş grubunda kullanımda azalma var gibi ama 15-17 yaş­ta kullanım artıyor. Gençlerin yeni nesil ürünlere yöneldikle­ri, piyasada erişemedikleri an­cak bu ürünlere piyasada erişe­meyince kayıt dışı ürünlere yö­neldiklerini görüyoruz.

65 yaş grubu ve üstünde de sigara kul­lanımında artış var. Yaş grup­ları itibarıyla 18-24 ile 25-34’te ise bir miktar azalış var. E-siga­ra ve benzer ürünleri kullanan­ların oranı yüzde 3,1 düzeyinde ve daha çok 15-34 yaş grubunda kullanım var. Yeni nesil ürünler­de en büyük risk; kategorik ya­sak olduğu halde tüketimde bir trend olmuşsa kayıt dışı paza­rın oluşumunu ‘defacto’ kabul etmiş oluyorsunuz. Asıl risk ise şu; bu ürünlerin nereden geldiği, içinde ne olduğunu bilmiyoruz.

Asya ekonomilerinden ve mer­diven altından geliyor, belki de standartlara uygun geliyor ama bilemiyoruz.” Öte yandan BAT Türkiye Kurumsal İlişkiler Di­rektörü Can Özbek’in açılış ko­nuşmasını yaptığı arama konfe­ransında British American To­bacco (BAT) Araştırma ve Bilim Direktörü Dr. James Murphy, BAT Güneydoğu Avrupa Bölge­si Kurumsal İlişkiler Direktörü Ileana-Melania Dumitru’nun da katıldı. James Murphy, konuş­masında yanma süreçlerini içer­meyen ürünlere ilişkin detaylı bilgiler aktardı.

Milyarlarca dolar kimlerin cebine gidiyor?

Arama konferansı kapsamında düzenlenen açık oturumda hem sağlık hem de ekonomi tarafında kayıt dışı ürünlerin etkisine dikkat çekildi. Piyasa uzmanı, ekonomist ve bağımlılıkla mücadele eden doktor katılımcıların da yer aldığı oturumda öne çıkan başlıklar şöyle oldu: “Kayıt dışı olduğu için tütün dışı diğer ürünlerin ne kadar kullanıldığına dair elimizde veri yok. Bağımlılıkla mücadele ederken bunu bilmemiz gerekiyor. Gence ne kullanıyorsun diye sorduğumuzda meyveli bir şey diyor! Bunu tedavi etmekte zorlanıyoruz.

Tütün, uyuşturucu, alkolde etkileri biliyoruz ama bu ürünlerde bilmiyoruz. Tütün ürünlerinde de en ideali hiç kullanılmaması ama bıraktırmakta başarılı olunamıyorsa daha az zararlısını yerine koyma da bir tedavi yöntemi. İşte sanal kumar yerine video oyun oynamaya yönlendirmek gibi. Uyuşturucu tarafında torbacı dediğimiz kimselerin yeni nesil tütün ürünlerinde ve dumanlı elektronik cihazlarda da ortaya çıktığını görüyoruz. Güvenlikçi perspektifi ile bakınca bu paranın nereye gittiğini bilmiyoruz terörün finansmanına mı gidiyor yasa dışı örgütlere mi?

İnsan talep eder, bazen istek olarak bazen ihtiyaç olarak. Bu talebe karşılık verenlerin de regüle edilmesi gerekir. Bir pazar var ve herkesin elinde bu aletler var. Herkesin elinde her yerde var ama yasak. En masum şey vergi kaybı. Birileri bunları kaçak yolla getiriyor. İçeride satıyor. Ve daha yüksek fiyata satılıyor. Milyarlarca doların olduğu yerde kamu idaresi bunu denetleyemezse suç örgütlerinin kontrol ettiği bir yere gider.”

 

Recep ERÇİN

dünya.com

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye’den “İsrail’e Saldırı” İddialarına Net Yalanlama

    2024'te yapılan bir konuşma yeniden paketlendi, X'de trending oldu

  • Otomobil Alacaklar Dikkat! Bu Tarihte Zam Gelebilir

    Orta Doğu’da tırmanan gerilim, Türkiye otomotiv sektörünü dar boğaza sürükledi. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından paylaşılan veriler; üretim ve ihracat rakamlarındaki sert düşüşü gözler önüne sererken, sektör temsilcileri maliyet artışları nedeniyle yaz aylarında ciddi zamlar beklendiğini duyurdu.

  • Vergi Beyanında Tarihi Zirve: 5,5 Milyon Mükellef Başvurdu, 702 Milyar TL Vergi Hesaplandı

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı gelirlerine ilişkin vergi beyannamesi döneminin verilerini paylaştı. Hem beyanname sayısı hem de tahakkuk eden vergi tutarlarında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşılarak büyük bir rekora imza atıldı.

  • Küresel Gerilimlerin Türkiye Ekonomisine Yansımaları: Riskler ve Fırsatlar Neler?

    İran ve ABD arasındaki görüşmelerden sızan olumsuz sinyaller, küresel piyasalarda belirsizliğin kronik bir hal alacağı korkusunu tetikledi. Uzmanlara göre, halihazırda hassas bir dengede olan Türkiye ekonomisinde risk katsayısı yükselirken, hem bireysel tüketicileri hem de reel sektörü zorlu bir dönemin beklediği vurgulanıyor. Ekonomistler, merkez bankası rezervlerindeki erimeyle birlikte üretim maliyetleri ve halkın alım gücü üzerindeki baskının şiddetleneceğine dikkat çekerek, bu karmaşık tabloyu kısa sürede düzeltecek sihirli bir formülün bulunmadığını ifade ediyor.

  • Perakende Satışlar Şubatta Yüzde 15,6 Arttı, Ticaret Hacmi Yıllık Bazda Yükseldi

    Türkiye’de ticaret ve perakende sektörüne ilişkin şubat ayı verileri açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan ticaret satış hacim endeksine göre, yıllık bazda artış dikkat çekerken aylık bazda sınırlı bir gerileme yaşandı.

  • Tera Yatırım Raporu: Hisse Senedi Piyasası Görünümü

    İran çatışması, Türk hisse senetlerinin 2026’ya neredeyse kusursuz başlangıcını bozdu. Baz senaryomuz, çatışmanın 2Ç26’da çözüleceğini ancak daha düşük büyüme, daha geniş cari açık, daha yüksek enflasyon ve faiz oranları gibi önemli makro etkiler bırakacağını varsaymaktadır. 2026’nın geri kalanına baktığımızda, 2Y26’da normalleşmenin başlamasını ve toplamda yaklaşık 5 puanlık TCMB faiz indirimlerini öngörüyoruz; buna rağmen kar büyümesinin görece güçlü kalmasını, ancak belirsizlik ve aşağı yönlü risklerin yüksek olmasını bekliyoruz. Yapısal olarak Türkiye hisselerinde düşük ağırlığa sahip olan yabancı yatırımcıların yeniden pozisyon almaya başladığını şimdiden görüyoruz. Güçlü temel göstergelere sahip ve savaş kaynaklı oynaklığa görece daha az maruz kalan hisseleri tercih ediyoruz.

  • Hürmüz Boğazı’nda Abluka Kararı Piyasaları Sarstı: BIST 100 Sert Düştü!

    ABD ve İran arasındaki müzakerelerden sonuç çıkmaması ve ABD Başkanı Trump’ın Hürmüz Boğazı için "abluka" sinyali vermesi, küresel piyasalarda deprem etkisi yarattı. Jeopolitik gerilimin tırmanmasıyla birlikte Borsa İstanbul (BIST 100) haftaya sert bir düşüşle başladı.

  • Savaşın Gölgesinde Turizm: Erken Rezervasyonlar Durma Noktasında!

    Turizm sektörü, bölgedeki savaşın ve artan jeopolitik risklerin kıskacında. Erken rezervasyon satışlarında %80’e varan sert bir düşüş yaşanırken, turist "bekle-gör" stratejisine geçti. Sektör temsilcileri, pazar payını korumak için kârlılıktan feragat etmeye hazırlanıyor.

  • TCMB Açıkladı: Şubat Ayı Cari Açık Rakamları Belli Oldu

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Şubat 2026 dönemi ödemeler dengesi verilerine göre, cari işlemler hesabı 7,5 milyar dolar açık verdi. Altın ve enerji hariç tutulduğunda ise tablonun çok daha sınırlı bir açık sergilemesi dikkat çekti.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portföy: Trump Hürmüz Boğazı’nı Abluka Altına Alacağını Duyurdu

    İran ile ateşkesin devamlılığı ile ilgili endişelerle Cuma günü öncü Asya borsaları ve Türkiye yükseldi; öncü Avrupa borsaları karışık kapandı, ABD S&P 500 düştü. Türkiye’de Dolar/TL 44,63’e yükseldi; gram altın 6808 TL’ye ve 2 yıllık tahvil faizi %40,01’e geriledi, 5 yıllık CDS risk primi 239 baz puan ile değişmedi. Dolar endeksi DXY 98,65’e geriledi, EURUSD 1,1723’e ve Bitcoin 72995 dolara yükseldi. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,32’ye yükseldi; spot ons altın 4749 dolara, Brent petrolün varil fiyatı 95,20 dolara ve S&P 500 VIX endeksi (korku endeksi; kritik seviye 20) 19,23’e geriledi.

  • 13 Nisan 2026 Ekonomi Gündemi: Piyasaların Gözü Cari Denge ve IMF Toplantılarında

    Ekonomi dünyası bugün yurt içinde cari denge verilerine, yurt dışında ise Washington’dan gelecek IMF mesajlarına odaklandı. Geçtiğimiz haftayı güçlü kazançlarla kapatan borsalarda gözler, enflasyon verileri ve jeopolitik gelişmelerin ardından yeni rotaya çevrildi.

  • Borsa Haftaya Nasıl Başlayacak?

    Dört aracı kurumun yorumlarını sizin için derledik

  • Video: Bu Dönemde Portföylerde Ne Olmalı? | Strateji Masası

    Borsada gerçekten fırsat var mı? Altındaki hikaye bitti mi yoksa devam mı? Sıfırdan borsaya girecekler ne yapmalı?

Benzer Haberler