Ekonomi
Tim Ash’in Türkiye Notları: Erdoğan Rahat, Muhalefet Dağınık, Ekonomi Seçime Kadar Taşıyabilir
Ünlü stratejist Tim Ash Türkiye gezisinde ne gördü?
Türkiye’yi son günlerde sahada izleyen yatırımcı ve analist Tim Ash’e göre, siyasi ve jeopolitik risklere rağmen tablo Erdoğan açısından hâlâ yönetilebilir. Muhalefet dağınık, Kürt barışı ihtimali güçleniyor, dış politika rüzgârı Ankara’dan yana esiyor. Ekonomide ise Mehmet Şimşek programı kusurlarına rağmen seçime kadar istikrar sağlayabilecek kapasitede.
Uluslararası yatırımcı Tim Ash, son günlerde Türkiye’de think-tank’ler, analistler, gazeteciler ve diplomatlarla yaptığı görüşmelerin ardından kaleme aldığı notlarda, Türkiye’yi bir “piyasa riski prizmasından” değerlendiriyor. Ash’e göre, tüm gürültüye rağmen Erdoğan hâlâ oyunun merkezinde.
İç siyaset: Erdoğan sahayı kontrol ediyor
Ash’e göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kısa vadede serbest kalması olası görünmüyor. Muhalefet bu süreci siyasi olarak nitelese de, İmamoğlu’nun cezaevinde kalması, onu 2028’e giden süreçte Erdoğan’a karşı yarış dışı bırakıyor.
CHP içinde Erdoğan’a karşı kimin aday olacağı ise hâlâ net değil. Öne çıkan iki isim CHP lideri Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş. Ancak Ash’e göre her iki ismin de ciddi zaafları var:
-
Yavaş, milliyetçi tabanı nedeniyle Kürt seçmene ulaşmakta zorlanabilir.
-
Özel ise parti içi bölünmeler ve iktidarın baskısı nedeniyle zayıflatılabilir.
Ash’in kanaati net: Erdoğan, her iki adayla da yarışmaktan çekinmiyor. Özellikle ekonomi programı yolunda gider ve dış politikadaki kazanımlar sürerse, Erdoğan kendisini hâlâ avantajlı görüyor.
Piyasanın korktuğu senaryo tekrarlanır mı?
Mart 2025’te İmamoğlu’nun tutuklanması sırasında yaşanan piyasa dalgalanmasının tekrar edip etmeyeceği yatırımcıların temel endişesi. Ash’e göre bu ancak anketlerin Erdoğan aleyhine sert biçimde dönmesi halinde mümkün. Aksi takdirde, yargı baskısı sürecek olsa da sistemik bir şok beklemiyor.
Erdoğan sonrası kim? Fidan mı, Bayraktar mı?
Ash’in görüştüğü gazetecilere göre sokakta Erdoğan sonrası için en çok dile getirilen isim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan. Son bir yıldaki dış politika performansı Fidan’ın profilini güçlendirmiş durumda.
Öte yandan Bilal Erdoğan son dönemde daha görünür olsa da, Ash’in temaslarına göre seçilebilirliği zayıf görülüyor. Türk seçmeninin “hanedan” fikrine mesafeli olduğu vurgulanıyor.
Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar ise teknoloji ve savunma sanayii başarılarıyla technokrat bir aday olarak öne çıkıyor. Ash’e göre iktidar içinden bir halef çıkacaksa, yarış büyük ölçüde Fidan–Bayraktar hattında şekillenebilir.
Ancak temel senaryo değişmiyor: Erdoğan sağlığı el verdiği sürece aday olacak.
Anayasa engeli sorun değil
İki dönem sınırı? Ash’e göre bu mesele ya erken seçimle ya da anayasal düzenleme ile aşılacak. Ankara’da genel kanaat, Erdoğan’ın önünde hukuki bir engel bırakılmayacağı yönünde.
Kürt barışı: Yıldızlar hizalanıyor
Ash’in analizinde en dikkat çekici başlıklardan biri Kürt meselesi. Bir dizi faktör barış ihtimalini güçlendiriyor:
-
PKK’nın askeri olarak zayıflaması
-
Bölgesel dengelerin Kürt hareketi aleyhine değişmesi
-
ABD’nin Suriye’den çekilme eğilimi
-
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin süreci sahiplenmesi
Ash’e göre Kürt barışı, Erdoğan ve Bahçeli için “kaçırılmayacak kadar büyük” bir siyasi kazanım. Üstelik seçim matematiği açısından da kritik.
Dış politika: Ankara’nın yıldızı yükseliyor
Trump–Erdoğan ilişkisi, Körfez ülkelerinin Türk savunma sanayiine ilgisi, Ukrayna barış görüşmeleri ve Avrupa’nın savunma açığı Türkiye’yi yeniden merkez ülke konumuna taşıyor.
ABD ile ilişkiler Ash’e göre “son yılların en iyi seviyesinde”. S-400, F-35 ve Halkbank gibi başlıklarda ilerleme beklentisi artmış durumda.
Avrupa cephesinde ise tablo daha karmaşık. İspanya, İngiltere ve İtalya Türkiye ile savunma iş birliğine açıkken; Almanya ve Fransa hâlâ mesafeli. Ancak Ash’e göre Rusya tehdidi büyüdükçe, Avrupa’nın Türkiye’yi dışarıda bırakma lüksü azalıyor.
Ekonomi: Kusurlu ama çalışıyor
Ash, Mehmet Şimşek programını “mükemmel değil ama işlevsel” olarak tanımlıyor. 2023’te iflas noktasındaki rezervler toparlandı, KKM dağıtıldı, cari açık yönetilebilir seviyede, kamu borcu düşük.
Enflasyon hâlâ yüksek olsa da yarı yarıya düşmüş durumda. Büyüme %3–4 bandında, işsizlik %8,5 civarında. Bu tablo, bir dezenflasyon programı için “fena değil”.
Ash, daha sert bir politika setiyle enflasyonun daha hızlı düşürülebileceğini kabul ediyor. Ancak bunun bedelinin resesyon, işsizlik ve siyasi kayıp olacağını da ekliyor. Erdoğan açısından tercih net: daha yüksek enflasyon, ama daha yüksek büyüme.
Sonuç: Kriz değil, kontrollü geçiş
Ash’e göre Türkiye ekonomisi “idare eder” bir patikada değil; krizden çıkmış, seçime kadar taşınabilecek bir zeminde. Şimşek’in görevi, ekonomiyi Erdoğan için bir yük olmaktan çıkarmaktı. Bunu başardığı için de koltuğu şimdilik sağlam.
Kaynak: Tim Ash – Türkiye Ziyareti Notları
Tim Ash’in substack blogunu ziyaret için tıklayın
