Ekonomi
Garanti BBVA: Orta Doğu krizi Türkiye ekonomisini sarsıyor: Büyüme, enflasyon ve rezervler baskı altında
Garanti BBVA Araştırma Ekibinden kapsamlı bir 1Ç2026 değerlendirmesi
Orta Doğu’da tırmanan çatışma Türkiye ekonomisi üzerinde çok boyutlu bir baskı yaratıyor. Artan enerji fiyatları, rezerv kaybı ve dış finansman ihtiyacındaki yükseliş, büyüme görünümünü zayıflatırken enflasyon risklerini yeniden yukarı çekiyor. Mevcut tablo, para politikasında sıkılaşmanın sürebileceğine işaret ediyor.
Ekonomi politikalarında sıkılaşma baskısı artıyor
Orta Doğu’daki savaşın etkileri Türkiye’de finansal koşulların belirgin şekilde sıkılaşmasına yol açtı. Özellikle döviz rezervleri üzerindeki baskı, para politikasında ilave sıkılaşma ihtimalini güçlendiriyor.
Mevcut hesaplamalara göre:
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) örtük döviz satışları 50 milyar doların üzerine ulaştı
- Mart ayının ilk 25 gününde bu rakamın yaklaşık:
- 35 milyar doları yabancı çıkışlarından
- 15–20 milyar doları yerli talebinden kaynaklandı
Bu süreçte Merkez Bankası’nın altın satışları ve swap işlemleriyle piyasaya destek verdiği görülüyor.
Kısa vadede ise:
- Para politikasında gevşeme alanı oldukça sınırlı
- Maliye politikası tarafında ise yalnızca ılımlı destek öngörülüyor
İki Ateş Arasında Türkiye: Denge Politikasıyla Krizi Yönetmeye Çalışıyor
Büyüme görünümünde aşağı yönlü riskler
Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyüme kaydetmiş olsa da, 2026’ya ilişkin görünüm daha kırılgan.
Öngörüler:
- 2026’nın ilk çeyreğinde büyümenin %3 civarında gerçekleşmesi bekleniyor
- Yıl geneli için %4 büyüme hedefi korunuyor, ancak riskler aşağı yönlü
Özellikle:
- Artan dış finansman ihtiyacı
- Küresel risk iştahındaki zayıflama
- Enerji maliyetlerindeki yükseliş
büyüme üzerinde baskı yaratıyor.
Uzmanlara göre, çatışmanın uzaması halinde büyümede daha sert bir yavaşlama kaçınılmaz olabilir.
Enflasyonda yeniden yükseliş riski
Türkiye’de zaten yavaşlayan dezenflasyon süreci, savaşın etkisiyle daha da kırılgan hale gelmiş durumda.
Mevcut tablo:
- Aylık enflasyon uzun süredir %2’nin üzerinde seyrediyor
- Enerji fiyatlarındaki artış ve tedarik zinciri sorunları enflasyonu yeniden yukarı çekebilir
Bu çerçevede:
- 2026 yıl sonu enflasyonunun %25’in üzerine çıkması bekleniyor
- Kur yönetimi ve fiyat istikrarı için kontrollü döviz politikası gerekliliği öne çıkıyor
Ayrıca:
- USD/TL için 2026 sonu beklentisi 52 seviyesinde korunuyor
- Ancak daha yüksek enflasyon ve cari açık riskleri bu tahmini yukarı çekebilir
Mart Enflasyonu Ne Olacak? Jeopolitik Riskler ve Enerji Şoku Belirleyici
Cari açık ve döviz talebi yeniden baskı yaratıyor
Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve küresel belirsizlikler Türkiye’nin dış dengesi üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.
Öne çıkan riskler:
- Enerji maliyetlerindeki artış
- Sermaye çıkışları
- Turizm gelirlerinde olası zayıflama
Bu gelişmeler:
👉 Cari açığın yeniden genişlemesine yol açabilir
Aynı zamanda:
- TCMB rezervlerindeki hızlı erime
- Yerleşiklerin dövize yönelme riski
Türk lirası üzerindeki baskıyı artırıyor.
Kur ve finansal istikrar için kritik eşik
Ekonomistler, özellikle yerli yatırımcıların dolarizasyon eğiliminin kritik olduğunu vurguluyor.
Şu riskler öne çıkıyor:
- Döviz talebinde ani artış
- Rezerv kaybının hızlanması
- Kurda sert hareketler
Bu nedenle Merkez Bankası’nın:
👉 Döviz talebini sınırlamaya yönelik adımları sürdürmesi bekleniyor
Genel değerlendirme: Kırılgan denge
Mevcut ekonomik görünüm, Türkiye’nin çok hassas bir dengede olduğunu gösteriyor:
- Büyüme zayıflıyor
- Enflasyon yeniden yükselme riski taşıyor
- Cari açık genişleme eğiliminde
- Rezervler baskı altında
Bu tablo, ekonomi yönetimini zor bir tercih ile karşı karşıya bırakıyor:
👉 Büyümeyi desteklemek mi, yoksa fiyat istikrarını korumak mı?
