Ekonomi
Faiz İndirimi Krediyi Harekete Geçirmedi: Taşıt Kredilerinde Daralma Sürüyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 35,5’e kadar çekmesine rağmen kredi piyasasında beklenen ivme oluşmadı. Bankacılık sektöründe taşıt kredisi hacmi son dört haftada yaklaşık 1,2 milyar TL gerilerken, faiz indirimlerinin kredi iştahına sınırlı yansıdığı görüldü. Sektördeki temkinli yaklaşım, yeni yılın ilk haftalarında da etkisini sürdürdü.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 35,5’e kadar çekmesine rağmen kredi piyasasında beklenen ivme oluşmadı. Bankacılık sektöründe taşıt kredisi hacmi son dört haftada yaklaşık 1,2 milyar TL gerilerken, faiz indirimlerinin kredi iştahına sınırlı yansıdığı görüldü. Sektördeki temkinli yaklaşım, yeni yılın ilk haftalarında da etkisini sürdürdü.
Merkez Bankası, faiz indirim sürecine hız vererek 2024’ün başında yüzde 43,5 olan politika faizini Ocak 2026 itibarıyla yüzde 35,5 seviyesine indirdi. Ancak faiz tarafındaki bu gevşeme, bankaların kredi politikalarında aynı ölçüde bir esnemeye yol açmadı. Kredi maliyetlerinde kayda değer bir düşüş yaşanmaması ve kredi hacimlerinin zayıf seyri, finansman tarafındaki ihtiyatlı duruşun devam ettiğine işaret etti.
TCMB verileri, taşıt kredilerinde daralmanın kademeli şekilde sürdüğünü ortaya koydu. Bankacılık sektöründe lira ve yabancı para cinsinden taşıt kredisi hacmi 16 Ocak 2026 haftasında 49,4 milyar TL düzeyindeyken, 13 Şubat itibarıyla 48,2 milyar TL’ye geriledi. Dört haftalık dönemde toplam küçülme 1 milyar 215 milyon TL’ye ulaştı. Özellikle 6 Şubat – 13 Şubat haftasında kaydedilen 144 milyon TL’lik ek düşüş dikkat çekti.
Uzmanlar, faiz indirimi sürecine rağmen kredi stokunda artış yerine azalış yaşanmasının, bankaların risk algısındaki temkinli yaklaşımı yansıttığını belirtiyor. Bu tablo, aynı zamanda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından uygulanan kredi tutarı ve vade sınırlamalarının etkisini de gözler önüne seriyor.
Vadeler Kısa, Uzun Finansman Yok Denilecek Düzeyde
BDDK’nın taşıt kredilerine yönelik düzenlemelerinde yeni yılda önemli bir değişiklik yapılmadı. Araç fiyatlarındaki yükseliş ve ÖTV kaynaklı kademeli fiyat artışları, kredi kullanım oranlarını daha da sınırladı. Bu durum, özellikle yüksek fiyatlı araçlarda kredi erişimini zorlaştırdı.
13 Şubat itibarıyla taşıt kredilerinin vade dağılımına bakıldığında, kredilerin büyük bölümünün 1-5 yıl aralığında yoğunlaştığı görülüyor. 1 yıla kadar vadeli krediler 21 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, 5 yıl üzeri vadelerde kredi hacmi oldukça düşük kaldı. Sıkı finansman koşulları, uzun vadeli kredi imkanlarını neredeyse ortadan kaldırdı.
Faiz oranları ise bankalara göre değişmekle birlikte genellikle yüzde 2,8 ile yüzde 6 bandında seyrediyor. Örneğin 24 ay vadeli 400 bin TL’lik bir taşıt kredisinde toplam geri ödeme 620 bin TL’yi aşarken, yıllık maliyet oranı yüzde 57’nin üzerine çıkabiliyor. Bu maliyet yapısı, kredi talebini baskılayan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Finansman Şirketlerinde de Benzer Görünüm
Kredi hacmindeki zayıf seyir yalnızca bankalarla sınırlı kalmadı. Otomotiv markalarının finansman şirketlerinde de daralma gözlendi. TCMB verilerine göre, finansman şirketlerinde taşıt kredisi hacmi dört haftalık dönemde yaklaşık 898 milyon TL azaldı.
Vadelerin burada da ağırlıklı olarak kısa tutulduğu, 5 yıl üzeri kredilerin ise neredeyse hiç kullanılmadığı dikkat çekiyor. Kredilerin büyük bölümü 1 yıla kadar vadelerde yoğunlaşıyor.
Takipteki Alacak Oranında Sınırlı Artış
Taşıt kredilerinde takipteki alacak tutarında da sınırlı bir yükseliş kaydedildi. Bankacılık sektöründe takipteki taşıt kredileri 16 Ocak’ta 344,5 milyon TL iken, 13 Şubat itibarıyla 356,5 milyon TL’ye çıktı. Kredi hacmi daralırken risk göstergelerindeki bu artış, sektörün yakından izlediği başlıklardan biri oldu.
Satışlar Krediden Çok Nakitle Dönüyor
Yeni yılın ilk verileri, otomotiv pazarında kredi destekli talebin zayıf kaldığını gösteriyor. Sektör temsilcileri, satışların büyük ölçüde nakit veya alternatif finansman modelleriyle gerçekleştiğini ifade ediyor. Faiz indirimlerinin kredi hacmine etkisinin gecikmeli olabileceği değerlendirilirken, önümüzdeki dönemde bankaların kredi büyüme performansı otomotiv sektörü açısından kritik önem taşıyor.
