Ekonomi
BM Raporu Türkiye’de Hava Kirliliğinin Kritik Seviyede Olduğunu Ortaya Koydu
Çağlayan’a göre 2024 yılında Türkiye’de ince partikül madde (PM2.5) kirliliği nedeniyle 62 binden fazla erken ölüm gerçekleşti.
Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Türkiye’de hava kirliliğinin ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini ortaya koydu. BM İnsan Hakları Konseyi’nin temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir çevre hakkı özel raportörü Astrid Puentes Riaño’nun hazırladığı raporda, Türkiye’de izin verilen hava kirliliği sınırlarının Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sağlık temelli standartlarının çok üzerinde olduğu vurgulandı. Uzmanlar, ülkede hava kirliliğinin “kriz seviyesine” ulaştığını ve her yıl on binlerce erken ölüme yol açtığını belirtiyor.
BM Raporu Türkiye’de Hava Kirliliğine Dikkat Çekti
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin temiz ve sağlıklı çevre hakkı özel raportörü Astrid Puentes Riaño tarafından hazırlanan rapor, Türkiye’deki hava kirliliğine ilişkin ciddi uyarılar içeriyor.
6 Mart’ta yayımlanan raporda, Türkiye’de yasal olarak izin verilen hava kirliliği limitlerinin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen güvenli seviyelerin oldukça üzerinde olduğu ifade edildi.
Raporda, temiz hava sağlanması ve halk sağlığının korunması için acil politika adımlarının atılması gerektiği vurgulandı.
Türkiye Sülfür Dioksit Emisyonlarında Öne Çıkıyor
Rapora göre Türkiye özellikle sülfür dioksit (SO₂) emisyonları açısından en kirli ülkeler arasında yer alıyor.
Bu emisyonların başlıca kaynağı ise:
-
Kömürle çalışan enerji santralleri
-
Ağır sanayi tesisleri
Sülfür dioksit emisyonlarının özellikle kömür kullanımının yoğun olduğu bölgelerde yoğunlaştığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu durum hem hava kalitesini hem de insan sağlığını ciddi şekilde etkiliyor.
Hava Kirliliği Verilerinde Şeffaflık Sorunu
BM raporunda dikkat çekilen bir diğer önemli sorun ise hava kirliliği verilerinin kamuoyuyla yeterince şeffaf paylaşılmaması oldu.
Rapora göre Türkiye’de şu alanlarda veri eksikliği bulunuyor:
-
Kirlilik ölçüm noktalarının ayrıntılı bilgileri
-
Yerleşim bölgeleri arasındaki hava kalitesi farkları
-
Kirliliğe maruz kalmadaki sosyoekonomik eşitsizlikleri gösteren veriler
Bu eksikliklerin, hava kirliliğinin gerçek boyutunun anlaşılmasını zorlaştırdığı belirtiliyor.
Uzmanlar: Hava Kirliliği “Kriz Seviyesinde”
Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Tabipleri Birliği Sağlık ve İklim Platformu (THHP) adına konuşan halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, Türkiye’deki hava kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığını söyledi.
“BM raportörünün Türkiye’ye ilişkin bulguları platformumuzun değerlendirmeleriyle örtüşüyor. Ülkemizde hava kirliliği kriz seviyesinde.”
Çağlayan’a göre 2024 yılında Türkiye’de ince partikül madde (PM2.5) kirliliği nedeniyle 62 binden fazla erken ölüm gerçekleşti.
Hava Kirliliğinin Ekonomik Maliyeti Çok Yüksek
Uzmanlara göre hava kirliliği yalnızca sağlık açısından değil, ekonomik açıdan da büyük maliyet yaratıyor.
Prof. Dr. Çağlayan, hava kirliliğinin Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin yaklaşık 138 milyar dolar olduğunu belirtti.
Bu rakam Türkiye’nin yıllık gayri safi yurtiçi hasılasının yaklaşık yüzde 10’una karşılık geliyor.
Türkiye Nüfusunun Yüzde 92’si Kirli Hava Soluyor
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun yayımladığı “Kara Rapor 2024” de Türkiye’de hava kirliliğinin boyutlarını ortaya koyuyor.
Rapora göre Türkiye’de nüfusun yüzde 92’sinden fazlası, Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre kirli hava soluyor.
Türkiye’de hava kalitesi izleme istasyonlarının sayısı son yıllarda artsa da, bu sistemlerin etkin şekilde çalıştırılamadığı ifade ediliyor.
Özellikle fosil yakıt kullanan ağır sanayi bölgelerinde hava kalitesi düzenli olarak ölçülmüyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir’de Endişe Verici Seviyeler
Raporda Türkiye’nin üç büyük kentindeki hava kirliliği verileri de dikkat çekiyor.
2022 yılı verilerine göre:
-
İstanbul’da PM10 ortalaması: 38.41 μg/m³
-
Ankara’da PM10 ortalaması: 39.25 μg/m³
-
İzmir’de PM10 ortalaması: 45.18 μg/m³
Bu değerler Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği sınırların iki katından fazla seviyelere ulaşıyor.
Özellikle İzmir’de hava kalitesinin yıl boyunca ulusal yasal sınırların da üzerinde olduğu belirtildi.
Raporda ayrıca kanserojen özellik taşıyan PM2.5 partikül maddesinin yeterince ölçülmediği ifade edildi.
Hava Kirliliği Meme Kanseri Riskini Artırıyor
Raporda yer alan çarpıcı bulgulardan biri de hava kirliliği ile meme kanseri arasındaki ilişki oldu.
Rapora katkı sağlayan halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Gamze Varol, hava kirliliğinin kanser riskini artırdığına dair bilimsel çalışmaların hızla arttığını söyledi.
Araştırmalara göre:
-
Azot dioksit (NO₂) seviyesinde her 10 μg/m³ artış, meme kanseri riskini 1.02 kat artırıyor
-
PM10 seviyesindeki aynı artış ise meme kanserinden ölüm riskini 1.05 kat artırıyor
ABD’de yapılan bir araştırmada ise PM2.5 seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde meme kanseri vakalarının yüzde 8 arttığı tespit edildi.
Hava Kirliliğine Bağlı Ölümler 70 Bine Yaklaşıyor
Raporda yapılan sağlık etki analizine göre Türkiye’de 2022 yılında hava kirliliğine bağlı ölüm sayısı önceki yıllara göre artış gösterdi.
Araştırmaya göre eğer PM2.5 seviyeleri DSÖ’nün önerdiği 5 μg/m³ seviyesine düşürülebilseydi 2022 yılında 68.440 ölüm önlenebilirdi.
Bu da kazalar, yaralanmalar ve Covid-19 hariç tutulduğunda 30 yaş üzeri ölümlerin yüzde 14,2’sinin hava kirliliğiyle ilişkili olduğu anlamına geliyor.
En Yüksek Ölüm Oranları Doğu ve Güneydoğu’da
Rapora göre hava kirliliğine bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu iller genellikle PM2.5 seviyelerinin yüksek olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunuyor.
Bu iller arasında:
-
Hakkari
-
Batman
-
Şırnak
-
Muş
-
Malatya
-
Iğdır
-
Şanlıurfa
-
Ağrı
-
Osmaniye
-
Gaziantep
yer alıyor.
Buna karşılık mutlak ölüm sayısının en yüksek olduğu şehirler ise nüfus yoğunluğu nedeniyle büyük metropoller.
-
İstanbul: 8.357 ölüm
-
İzmir: 4.852 ölüm
-
Bursa: 3.657 ölüm
-
Ankara: 3.155 ölüm
Uzmanlardan Çözüm Önerileri
Temiz Hava Hakkı Platformu, Türkiye’de hava kirliliğinin azaltılması için bir dizi politika önerisi sundu.
Öneriler arasında şu adımlar öne çıkıyor:
-
Enerjide fosil yakıt bağımlılığının hızla azaltılması
-
Ulusal hava kalitesi standartlarının DSÖ kriterlerine yaklaştırılması
-
PM2.5 için ulusal sınır değer belirlenmesi
-
Sanayi bölgelerinde hava kalitesi izleme sistemlerinin güçlendirilmesi
-
Çevresel verilerin şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılması
Uzmanlara göre bu adımlar atılmadığı sürece hava kirliliği Türkiye’de hem sağlık hem de ekonomik açıdan ağır bir yük oluşturmaya devam edecek.
Kaynak: Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi raporu, Temiz Hava Hakkı Platformu
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
