Ekonomi
Altın İçin Yol Ayrımı: Rekor mu Geliyor, Sert Düşüş mü Kapıda?
Küresel piyasalarda altın fiyatlarının yönüne ilişkin belirsizlik artarken, dünyanın önde gelen bankaları iki farklı senaryo üzerinde duruyor. Biri yeni rekorların kapıda olduğunu savunurken, diğeri olası bir barış ortamında düşüş uyarısı yapıyor.
Küresel piyasalarda altın fiyatlarının yönüne ilişkin belirsizlik artarken, dünyanın önde gelen bankaları iki farklı senaryo üzerinde duruyor. Biri yeni rekorların kapıda olduğunu savunurken, diğeri olası bir barış ortamında düşüş uyarısı yapıyor.
İngiltere merkezli finans kuruluşu Standard Chartered’ın Enerji ve Metaller Araştırma Ekibi, yayımladığı son raporda altın için iyimser bir tablo çizdi. Bankaya göre artan jeopolitik riskler ve savaş ihtimalleri, yatırımcı talebini destekleyerek altın fiyatlarını yeniden zirve seviyelere taşıyabilir.
Raporda özellikle Nisan ayında borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik para girişlerinin yeniden pozitife dönmesi dikkat çekti. Ayrıca merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturan önemli faktörler arasında gösterildi. Banka, ikinci çeyrek için ons altın tahminini 4.650 dolar olarak açıklarken, mevcut fiyatların 4.700 doların üzerine çıkarak bu seviyeyi şimdiden aştığına işaret edildi.
Öte yandan Almanya merkezli Commerzbank ise daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor. Bankanın analisti Carsten Fritsch, altın fiyatlarında son dönemde görülen geri çekilmeyi “teknik düzeltme” olarak değerlendirirken, fiyatların yönünün büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı olduğunu vurguladı.
Fritsch’e göre özellikle ABD ile İran arasında yürütülen görüşmeler belirleyici olacak. Olası bir barış anlaşması, petrol fiyatlarını aşağı çekerek enflasyon baskısını azaltabilir. Bu durum da faiz beklentilerinin gerilemesine yol açarak altının cazibesini sınırlayabilir. Bilindiği üzere faiz getirisi olmayan altın, düşük risk ortamlarında yatırımcılar için daha az tercih edilebiliyor.
Raporda ayrıca merkez bankalarının net alıcı konumunu koruduğu ifade edilse de, son veriler bu eğilime ilişkin bazı soru işaretleri doğuruyor.
Piyasalarda genel beklenti, önümüzdeki iki haftalık sürecin altın için kritik bir “karar dönemi” olacağı yönünde. Jeopolitik gerilimin tırmanması halinde fiyatların yeni rekorlara yönelmesi beklenirken, diplomatik çözüm ihtimali ise aşağı yönlü bir düzeltmeyi gündeme getirebilir.
Uzmanlara göre yatırımcılar, kısa vadede hem jeopolitik gelişmeleri hem de merkez bankalarının hamlelerini yakından takip etmeye devam etmeli.
