Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Trump’ın “Görevden Alma” Hamlesi: Fed Yönetiminde Kritik Dava

Washington’da gözler bu hafta ABD Yüksek Mahkemesi’ne çevrildi. Federal Reserve (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın, Çarşamba günü görülecek kritik bir davanın…

Trump’ın “Görevden Alma” Hamlesi: Fed Yönetiminde Kritik Dava

Washington’da gözler bu hafta ABD Yüksek Mahkemesi’ne çevrildi. Federal Reserve (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın, Çarşamba günü görülecek kritik bir davanın duruşmasına bizzat katılacağı belirtiliyor. Dava, Başkan Donald Trump’ın Fed Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimi etrafında şekilleniyor. Powell’ın mahkeme salonunda bulunması, hem Fed’in iç dengeleri hem de kurumun bağımsızlığı açısından sembolik ve siyasi açıdan yüksek anlam taşıyan bir adım olarak değerlendiriliyor.

Powell’ın bu davayı yerinde izlemesi, sıradan bir “protokol” ziyareti gibi görülmüyor. Çünkü konu, yalnızca bir kişinin görevde kalıp kalmayacağı meselesini aşmış durumda: ABD’de para politikasını belirleyen kurumun, siyasi baskılara ne kadar dayanabileceği tartışmasının tam merkezine oturuyor.

Lisa Cook Krizi: Görevden Alma Girişimi ve İddialar

Tartışmanın fitili, Başkan Trump’ın Ağustos ayında Lisa Cook’u görevden almak istemesiyle ateşlendi. Bu kararın gerekçesi olarak, Cook’un mortgage (konut kredisi) belgelerinde bazı yanlış beyanlarda bulunduğu iddiaları gösterildi. İddialar, yönetim içindeki üst düzey bir yetkilinin gündeme taşıdığı bilgiler üzerinden büyüdü. Cook ise kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti.

Gündeme gelen iddialar, iki ayrı mülk üzerinden konuşuluyor: Biri Atlanta’da, diğeri Michigan eyaletinin Ann Arbor kentinde bulunan mülklerle ilgili bankacılık evraklarında usulsüzlük yapıldığı öne sürülüyor. Ancak kritik nokta şu: Cook hakkında şu ana kadar herhangi bir suçlama ile resmi bir ceza davası açılmış değil. Herhangi bir kriminal suç isnadıyla karşı karşıya olmadığı gibi, “suçlu” sayılmasını gerektirecek bir mahkeme kararı da bulunmuyor.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Bu tablo, Cook’un “görevden alma” kararına karşı hukuk yoluna başvurmasını daha da güçlü hale getirdi. Çünkü siyasi bir karar gibi görünen adımın, somut bir cezai süreçle desteklenmediği yorumları gündeme geldi.

Mahkeme Süreci: Alt Mahkemeler ve Yüksek Mahkeme’nin Tutumu

Cook’un görevden alınmak istenmesi mahkemeye taşınınca, alt mahkemeler geçici bir düzenleme ile Cook’un görevine devam etmesine izin verdi. Bu, dava sonuçlanana kadar “mevcut durumun korunması” anlamına geliyor. Yani mahkeme, davanın esası karara bağlanmadan önce geri dönüşü zor bir adım atılmasını istemedi.

Daha sonra konu Yüksek Mahkeme’nin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, Ekim ayında davayı ele alacağını duyurdu. Aynı zamanda Başkan’ın “acil müdahale” talebi gibi görülebilecek başvurularına rağmen, Cook’un dava süresince görevde kalmasına da izin verdi. Bu tutum, kamuoyunda “Mahkeme meseleyi ciddiye alıyor ama aceleyle kurum düzenini bozmak istemiyor” şeklinde yorumlandı.

Çarşamba günü yapılacak sözlü savunmalar bu nedenle kritik. Bu oturum, hem tarafların argümanlarının en açık şekilde ortaya konacağı hem de yargıçların sorularıyla davanın nereye evrileceğinin anlaşılabileceği bir eşik olarak görülüyor.

Fed’in Konumu: ‘Taraf Değiliz’ Mesajı ve Kurumsal Denge

Fed ise bu tartışmada doğrudan bir taraf gibi davranmaktan özellikle kaçınıyor. Kurum, hukuki süreç boyunca “Mahkemenin kararına uyacağız” çizgisini korudu. Bu yaklaşım, Fed’in siyasi çekişmelerin içine çekilmemesi açısından anlaşılır bulunuyor. Çünkü Fed, faiz kararları ve para politikası gibi konularda “bağımsız” olması beklenen bir kurum. Kurumun herhangi bir siyasi tarafla aynı safta görünmesi, piyasalarda güven kaybına ve belirsizliğe yol açabilir.

Ancak Powell’ın duruşmaya katılacak olması, bu tarafsızlık çizgisinin “izleme” düzeyinde kalmadığını gösteriyor. Birçok kişi için bu, “Kurum, kendi bağımsızlığına ve yönetim yapısına ilişkin bir dosyada sahneden tamamen çekilmeyecek” mesajı olarak okunuyor. Powell’ın mahkeme salonunda bulunması, Cook’a destek anlamına gelmek zorunda değil; fakat kurumun bu dosyayı yakından izlediğini ve önemsediğini açıkça ortaya koyuyor.

Gerginliği Artıran Yeni Dosya: Adalet Bakanlığı, Soruşturma ve Powell’a Baskı

Bu davanın yarattığı tansiyon, son haftalarda başka bir gelişmeyle daha da yükseldi: Fed’in, Adalet Bakanlığı’ndan gelen büyük jüri (grand jury) celpleri aldığının açıklanması. Bu celpler, Powell’ın Haziran 2025’te Senato Bankacılık Komitesi’ne verdiği ifadeyle bağlantılı bir kriminal soruşturma kapsamında gündeme geldi. Konu, Fed binalarındaki çok yıllı bir yenileme projesi ve bu projenin bütçesi ile Kongre’ye yapılan bilgilendirmelerin yeterliliği etrafında dönüyor.

Powell cephesi ise bu sürecin “teknik bir denetim” meselesinden çıkıp siyasi bir baskı aracına dönüştürüldüğünü savunuyor. Powell, kamuoyuna yansıyan bir mesajında, kendisine yönelen kriminal tehditlerin “bahane” olduğunu söyledi. Ona göre asıl neden, Fed’in faizleri belirlerken siyasi beklentilere göre hareket etmemesi.

Powell’ın bu cümleleri, sıradan bir bürokratik savunmanın ötesinde. Çünkü Fed Başkanı açıkça, kurumun faiz kararlarının siyasi olarak beğenilmediğini ve bunun bir “misilleme” atmosferi oluşturduğunu ima ediyor. Bu iddia, ABD’de kurumlar arası güç dengesi tartışmasını daha da alevlendirmiş durumda.

Trump–Powell İlişkisi: Atama, Süreler ve Kopuş

Jerome Powell, Trump tarafından 2018’de Fed Başkanı olarak seçilmişti. Powell’ın Fed Başkanlığı görevinin süresi Mayıs ayında sona eriyor. Ancak Powell’ın Fed Yönetim Kurulu üyeliği daha uzun bir takvime sahip; bu üyelik görevi erken 2028’e kadar devam ediyor.

Zaman içinde Trump’ın Powell’a yönelik yaklaşımı sertleşti. Trump, faiz kararları nedeniyle Powell’ı zaman zaman ağır ifadelerle eleştirdi; “beceriksiz” ya da “dürüst değil” gibi suçlayıcı söylemler kullandı. Powell ise Fed’in görevinin siyasi tercihlere göre değil, kamu yararına göre hareket etmek olduğunu vurguladı.

Tam da bu nedenle, Cook davası ve Powell’a uzanan soruşturma iddiaları bir arada düşünüldüğünde ortaya daha büyük bir tablo çıkıyor: Bir yanda Fed’in yönetim kadrosu üzerinde tasarruf iddiası, diğer yanda Fed’in başındaki isme dönük kriminal baskı ihtimali. Bu iki başlık birleşince, “Fed’in bağımsızlığı” meselesi yalnızca bir akademik tartışma olmaktan çıkıyor ve günlük hayatı etkileyebilecek bir ekonomik güven tartışmasına dönüşüyor.

Piyasalar ve Vatandaş Neden Umursamalı?

Sıradan vatandaş için bu tür hukuki ve kurumsal çekişmeler ilk bakışta uzak görünebilir. Ancak Fed’in bağımsızlığı ve istikrarı, günlük hayatta en çok “kredi faizleri”, “konut kredisi”, “iş dünyasının yatırım iştahı” ve “enflasyonla mücadele” üzerinden hissedilir. Fed’in kararlarının siyasi müdahaleyle şekillendiğine dair bir algı oluşursa, piyasalarda belirsizlik artar. Belirsizlik arttığında ise şirketler yatırımı erteler, tüketici güveni zayıflar ve borçlanma maliyetleri dalgalanabilir.

Bu yüzden Çarşamba günü Yüksek Mahkeme’de yaşanacaklar, bir yargı salonunun duvarları arasında kalmayacak. Hem Washington’daki güç mücadelesini hem de ekonomik beklentileri doğrudan etkileme potansiyeline sahip.

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

  • ANALİZ:  ABD TÜFE Fed’e ne mesaj verdi?

    Her ay söylediğim gibi Trump ve ekibi bilerek ve isteyerek dünyayı ekonomik krize götürüyorlar. Görüşümü koruyor ve krizin 1-3 yıl içerisinde gerçekleşeceğini düşünüyorum.

  • Kron Teknoloji 2025’te Beklentilerin Üzerinde Büyüdü; Gelirler yüzre 31, Yinelenen Gelirler yüzde 43 Arttı!

    Küresel siber güvenlik pazarında 35 ülkede faaliyet gösteren yerli yazılım şirketi Kron Teknoloji, 2025 yılını tüm finansal hedeflerinin üzerinde kapattı...

Benzer Haberler