Dünya Ekonomisi
Küresel Ekonomide “Kusursuz Fırtına” Kapıda mı? CEPR ve Bruegel’den Korkutan “Dengesizlik” Raporu
Raporun ana mesajı net: Mevcut ekonomik modeller değişmezse, sistem ya finansal bir stresle ya da topyekûn bir ticaret savaşıyla kırılacak.
Dünyanın önde gelen iki düşünce kuruluşu olan CEPR ve Bruegel, küresel ekonominin sinir uçlarına dokunan bir rapor yayımladı. “Paris Report 4: The New Global Imbalances” başlığıyla çıkan çalışma, 2008 finansal krizi öncesindeki tabloyu hatırlatan, ancak bu kez jeopolitik gerilimlerle çok daha karmaşık hale gelen bir “küresel dengesizlik” sarmalına dikkat çekiyor. Raporun ana mesajı net: Mevcut ekonomik modeller değişmezse, sistem ya finansal bir stresle ya da topyekûn bir ticaret savaşıyla kırılacak.
Dengesizliklerin Üç Sacayağı: ABD, Çin ve Avrupa
Rapor, küresel dengesizliği üç ana bölge üzerinden okuyor. ABD, tarihinin en yüksek dış borç ve kamu borcu seviyelerine ulaşmış durumda. Bu durum, doların “güvenli liman” statüsünü ilk kez bu denli ciddi bir sorgulamanın ortasına atıyor. Diğer tarafta Çin, iç tüketimi artıramadığı için devasa bir üretim kapasitesini çok düşük fiyatlarla dünya pazarlarına ihraç etmeye devam ediyor. Bu “ucuz ihracat seli”, dünyanın geri kalanındaki sanayi üretiminin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Avrupa ise, artan enerji maliyetleri ve savunma harcamaları arasında sıkışmış, yatırım açığı veren bir bölge olarak tanımlanıyor.
Dünya Bankası Uyardı: İran Savaşı Küresel Ekonomiyi Zincirleme Etkileyecek
Finansal Kriz Riski Neden Artıyor?
CEPR Direktörü Beatrice Weder di Mauro ve Bruegel Direktörü Jeromin Zettelmeyer’e göre, bu dengesizlikler "kendiliğinden" düzelmeyecek. Geçmişteki krizlerden farklı olarak, bugün ekonomik kararlar rasyonel verimlilikten ziyade jeopolitik saiklerle (friend-shoring, de-risking) alınıyor. Rapor, ABD’nin borç sürdürülebilirliğine dair bir inanç kaybının veya Çin’in ihracat baskısına karşı Batı’nın uygulayacağı sert gümrük duvarlarının, küresel sermaye akışlarını bir gecede tersine çevirebileceği konusunda uyarıyor. Bu ani duruş (sudden stop), 2008’den çok daha derin bir likidite krizini tetikleyebilir.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Şoku Faktörü
Raporun yayımlandığı dönemde Orta Doğu’da tırmanan İran-İsrail gerilimi, ekonomik öngörüleri daha da karamsarlaştırıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir abluka veya petrol sevkiyatındaki aksama, zaten hassas olan küresel ticaret dengelerini "arz şoku" yoluyla yerle bir edebilir. Bruegel analistleri, enerji fiyatlarındaki her %10’luk kalıcı artışın, gelişmiş ekonomilerdeki stagflasyon riskini %20 oranında artırdığını hesaplıyor.
Çözüm Önerisi: Koordineli Yeniden Yapılanma
Paris Raporu sadece bir teşhis koymakla kalmıyor, aynı zamanda bir "eylem çağrısı" yapıyor:
-
ABD: Kamu tasarruflarını artırmalı ve borç sarmalından çıkış için mali disipline dönmeli.
-
Çin: İhracat odaklı modelden, iç tüketimi teşvik eden bir modele geçerek küresel arz fazlasını emmeli.
-
Avrupa: Stratejik sektörlerde (savunma, yeşil enerji, teknoloji) devasa bir yatırım hamlesi başlatmalı.
Sonuç:
Raporun sonuç bölümünde, "koordinasyon olmazsa düzeltme sancılı olur" uyarısı yapılıyor. Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde, ülkelerin kendi içlerine kapanması küresel dengesizlikleri azaltmıyor, aksine patlamaya hazır birer bombaya dönüştürüyor. 2026 yılı, dünya ekonomisinin ya iş birliğiyle bir "yumuşak iniş" yapacağı ya da finansal bir stress testiyle karşı karşıya kalacağı bir yıl olacak.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
