Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Japon Tahvillerine Rekor Düzeyde Yabancı Girişi: Yükselen Faizler ve Canlanan Ekonomi Etkili

Yükselen Japon tahvil getirileri sermaye çekiyor

Japon Tahvillerine Rekor Düzeyde Yabancı Girişi: Yükselen Faizler ve Canlanan Ekonomi Etkili

Ocak ayında Japon devlet tahvillerine (JGB) yönelik yabancı ilgisi rekor seviyelere yaklaşırken, aynı dönemde imalat ve hizmet sektörlerinde görülen güçlü toparlanma Japonya ekonomisine ilişkin iyimserliği artırdı. Ancak artan kamu harcamaları ve mali disiplin tartışmaları piyasalarda temkinli duruşu koruyor.


Yükselen Faizler Yabancı Yatırımcıyı Çekti

Japonya Menkul Kıymet Satıcıları Birliği (JSDA) verilerine göre, yurtdışı yatırımcılar Ocak ayında 6,04 trilyon yen (yaklaşık 38,9 milyar dolar) tutarında net Japon devlet tahvili alımı gerçekleştirdi. Bu rakam, 2004’ten bu yana kaydedilen en yüksek ikinci aylık giriş olarak dikkat çekti.

Rekor seviye, Mart 2023’te görülen 6,08 trilyon yenlik alımın hemen gerisinde kaldı.

Ocak ayı ortasında, Başbakan Sanae Takaichi’nin erken seçim çağrısı yapması ve gıdada geçici KDV indirimi vaadinde bulunması sonrası tahvil faizleri zirve yapmıştı. Ancak iktidar partisinin seçimlerde güçlü zafer kazanmasının ardından, kamu harcamalarında kontrolsüz artış ihtimalinin azaldığı beklentisiyle faizler geriledi.

AXA Investment Managers sabit getirili menkul kıymetler stratejisti Ryutaro Kimura’ya göre, yabancı yatırımcılar yükselen faiz dönemlerinde Japon tahvillerine ağırlık artırıyor. Bu durum, küresel fonların Takaichi yönetiminin “aşırı mali genişleme” yoluna gitmeyeceğine dair beklentisini de yansıtıyor.


Yerli ve Yabancı Yatırımcı Arasında Farklılaşma

Veriler, yabancı ve yerli yatırımcı davranışları arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etti.

  • Yerel sigorta şirketleri Ocak ayında 721,8 milyar yen tutarında ultra uzun vadeli tahvil satışı yaptı.

  • Bölgesel bankaların satışları ise tarihi zirveye ulaştı.

Buna karşılık yabancı fonlar, özellikle uzun vadeli tahvillerde alım yönünde pozisyon aldı. Analistlere göre yatırımcılar, Nisan ayından itibaren ultra uzun vadeli tahvil ihraçlarının azaltılacak olmasını ve bu vadelerin Japonya Merkez Bankası (BOJ) faiz artışlarına daha az duyarlı olmasını fırsat olarak değerlendiriyor.

Ancak uzmanlar, Nisan ayından itibaren yabancı yatırımcıların pozisyon azaltma ihtimaline karşı temkinli olunması gerektiğini de vurguluyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Japonya Misyon Şefi Rahul Anand ise, mali disiplin endişelerine rağmen yabancı talebinde belirgin bir geri çekilme işareti bulunmadığını belirtti.

Japonya’da Çekirdek Enflasyon 2 Yılın En Düşüğünde: BOJ’un Faiz Artışı Takvimi Zorlaşıyor


İmalat ve Hizmet Sektöründe Güçlü Toparlanma

Makro cephede gelen veriler, Japon ekonomisinde geniş tabanlı bir toparlanmaya işaret etti.

S&P Global’in öncü PMI verilerine göre:

  • İmalat PMI Şubat ayında 52,8’e yükseldi (Ocak: 51,5).

  • Bu seviye Mayıs 2022’den bu yana en güçlü büyümeye işaret ediyor.

  • Yeni ihracat siparişleri son sekiz yılın en hızlı artışını kaydetti.

Hizmet sektörü PMI verisi ise 53,8’e çıkarak güçlü büyümenin sürdüğünü gösterdi.

Bileşik PMI endeksi 53,8 seviyesine yükselerek Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek artışı kaydetti.

Özellikle yarı iletkenler ve yapay zeka bağlantılı teknolojilere yönelik talep, firmaların gelecek beklentilerini güçlendirdi. Şirket güveni son 15 ayın zirvesine ulaştı.


Maliye Politikası: Harcama Artışı mı Disiplin mi?

Başbakan Sanae Takaichi, parlamentoda yaptığı konuşmada “aşırı mali sıkılaşma” döneminin sona erdiğini belirterek çok yıllı bütçe sistemi ve uzun vadeli yatırım fonlarıyla büyümeyi destekleyeceklerini açıkladı.

Takaichi yönetimi özellikle:

  • Yapay zeka

  • Çip üretimi

  • Gemi inşa sanayi

gibi stratejik alanlarda kamu destekli yatırımları artırmayı planlıyor.

Ancak Japonya’nın gelişmiş ülkeler arasındaki en yüksek borç yüküne sahip olması nedeniyle piyasalarda hassasiyet sürüyor. Geçen yıl genişlemeci politikalar ve gıda KDV indirimi vaadi tahvil piyasasında satış baskısına ve yenin zayıflamasına yol açmıştı.

Başbakan, mali sürdürülebilirliğin korunacağını ve borç/GSYH oranının kademeli olarak düşürüleceğini vurguladı. Ayrıca bütçe disiplinini ölçmek için somut göstergeler belirleneceğini açıkladı.


Piyasa Dengesi: Büyüme Umudu ile Borç Endişesi Arasında

Japonya ekonomisi bir yandan güçlü iç ve dış talep, ihracat artışı ve yapay zeka temalı sanayi yatırımlarıyla ivme kazanırken, diğer yandan mali genişleme politikalarının yaratabileceği borç baskısıyla karşı karşıya.

Ocak ayında Japon tahvillerine yönelen güçlü yabancı talep, piyasanın hem yüksek faiz ortamını hem de göreli mali disiplin beklentisini fiyatladığını gösteriyor.

Ancak Nisan sonrası ihraç azaltımı ve olası para politikası adımları, tahvil piyasasında yeni bir dalgalanma yaratabilir.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler