Dünya Ekonomisi
İran Savaşı Küresel Ekonomiye Yeni Bir Şok Getiriyor
Dünya ekonomisinde sarsıntı 2-3 hafta içinde su yüzüne çıkacak
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş yalnızca bölgesel güvenliği değil küresel ekonomiyi de sarsıyor. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması petrol ve gübre fiyatlarını hızla yükseltirken, enerji ithalatçısı ülkeler için ciddi ekonomik baskı yaratıyor. Uzmanlara göre kriz yalnızca enerji piyasalarını değil gıda fiyatlarını, enflasyonu ve merkez bankalarının para politikalarını da derinden etkileyebilir.
Hürmüz Boğazı Küresel Enerji Arzını Tehdit Ediyor
Küresel ekonomide yaşanan sarsıntının merkezinde Hürmüz Boğazı bulunuyor. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu dar su yolundan geçiyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a düzenlediği saldırılarda İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından bölgedeki gerilim hızla tırmandı ve boğaz fiilen kapanma noktasına geldi.
Peterson Institute for International Economics’ten ekonomist Maurice Obstfeld, uzun süredir ABD’nin İran’a doğrudan saldırıdan kaçınmasının ana nedenlerinden birinin Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Uzun yıllar boyunca ABD’nin İran’a saldırmayı düşünmesini bile engelleyen kabus senaryosu, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıydı. Şimdi tam da bu senaryonun içindeyiz.”
Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSEASELS ▲ LongGirişNONEEET/P HedefNONEEES/L StopNONEEE+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edininÖRNEK RAPORU GÖR →Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.
Petrol Fiyatlarında Sert Yükseliş
Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji sevkiyatının kesintiye uğraması petrol fiyatlarında sert yükselişe yol açtı.
-
Petrol fiyatı 27 Şubat’ta varil başına 70 doların altındaydı.
-
Pazartesi günü kısa süreliğine 120 dolara yaklaşarak zirve yaptı.
-
Daha sonra 90 dolar civarında dengelendi.
Bu artış doğrudan akaryakıt fiyatlarına da yansıdı.
ABD’de otomobil kulübü AAA’nın verilerine göre benzinin ortalama fiyatı bir hafta içinde galon başına 3 doların altından 3,48 dolara yükseldi.
Enerji fiyatlarındaki artışın özellikle Orta Doğu enerji kaynaklarına daha bağımlı olan Avrupa ve Asya ekonomilerinde daha sert hissedileceği belirtiliyor.
FÖŞ-ANALİZ: Cari Açık Genişliyor, Rezervler Düşüyor, Ama Finansman Bol
Asya’da Enerji Tasarrufu Önlemleri Başladı
Enerji fiyatlarındaki yükseliş bazı ülkeleri şimdiden olağanüstü önlemler almaya yöneltti.
-
Hindistan’da restoranlar gaz arzının hanelere yönlendirilmesi nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya.
-
Tayland kamu görevlilerinin yurt dışı seyahatlerini askıya aldı ve asansör yerine merdiven kullanılması çağrısı yaptı.
-
Filipinler bazı kamu kurumlarında dört günlük çalışma haftasına geçti.
-
Vietnam ise çalışanlara evden çalışma çağrısında bulundu.
Günlük 20 Milyon Varil Petrol Risk Altında
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel enerji piyasaları açısından etkisi devasa boyutlarda.
MIT ekonomisti ve Nobel ödüllü Simon Johnson, boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol geçtiğini hatırlatarak şu uyarıda bulundu:
“Bu sevkiyatın yerini doldurabilecek hiçbir fazla üretim kapasitesi dünyada yok.”
Uluslararası Para Fonu Başkanı Kristalina Georgieva ise petrol fiyatlarındaki her %10’luk artışın küresel enflasyonu 0,4 puan yükselteceğini, dünya ekonomisinin büyümesini ise %0,2 azaltabileceğini söyledi.
Küresel Ekonomi Yeni Bir Testle Karşı Karşıya
Son yıllarda küresel ekonomi birçok büyük şoku atlatmayı başardı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve ABD Başkanı Donald Trump’ın 2025 yılında uyguladığı geniş kapsamlı gümrük tarifeleri küresel ticaret üzerinde ciddi baskı yaratmıştı.
Cornell Üniversitesi’nden ekonomi profesörü Eswar Prasad, dünya ekonomisinin bu kriz karşısında da direnç gösterebileceğini belirtiyor:
“Küresel ekonomi daha önce geniş çaplı ABD tarifeleri gibi büyük şokları atlatmayı başardı. Bu nedenle İran savaşı kaynaklı şoklara karşı da belirli bir dayanıklılık gösterebilir.”
Krizin Süresi Belirsiz
Buna karşın belirsizliklerin oldukça yüksek olduğu belirtiliyor.
Ekonomist Simon Johnson’a göre İran’ın geri adım atması kısa vadede zor görünüyor. İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, babasından daha sert bir çizgiye sahip bir lider olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca ABD’nin savaşta tam olarak neyi hedeflediğinin net olmaması da krizin ne zaman sona ereceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
Johnson’a göre süreç büyük ölçüde ABD Başkanı Donald Trump’ın vereceği siyasi kararlara bağlı.
Savaş Ekonomik Kazananlar ve Kaybedenler Yaratıyor
Kriz bazı ülkeler için ekonomik fırsatlar yaratırken bazıları için ciddi riskler doğuruyor.
Enerji ithalatçısı ülkeler en büyük darbeyi alacaklar arasında yer alıyor. Bunlar arasında:
-
Avrupa ülkeleri
-
Japonya
-
Güney Kore
-
Hindistan
-
Çin
-
Tayvan
bulunuyor.
Buna karşılık Norveç, Kanada ve Rusya gibi petrol üreticisi ülkeler yüksek petrol fiyatlarından fayda sağlayabilir.
Pakistan İçin Kritik Risk
Enerji fiyatlarındaki yükseliş özellikle kırılgan ekonomiler için büyük risk oluşturuyor.
Pakistan, enerji ihtiyacının yaklaşık %40’ını ithalatla karşılıyor ve özellikle Katar’dan gelen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine bağımlı.
Savaş nedeniyle bu sevkiyatların kesintiye uğraması Pakistan ekonomisi üzerinde ciddi baskı yaratıyor.
Ekonomistlere göre Pakistan Merkez Bankası enflasyon riskleri nedeniyle faiz indirmek yerine faiz artırmak zorunda kalabilir.
Gübre ve Gıda Fiyatları da Tehlikede
Enerji piyasalarının yanı sıra gübre piyasası da risk altında.
Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü’nden Joseph Glauber, dünya gübre ticaretinin yaklaşık %30’unun Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini belirtiyor.
Boğazdaki kesinti:
-
Üre
-
Amonyak
-
Fosfat
-
Kükürt
gibi gübrelerin sevkiyatını durdurabilir.
Bu durum çiftçilerin maliyetlerini artırarak küresel gıda fiyatlarının yükselmesine yol açabilir.
Ekonomist Obstfeld’e göre bu gelişmelerin en ağır etkisi düşük gelirli ülkelerde hissedilecek ve bazı bölgelerde gıda kıtlığı riski doğabilir.
ABD Ekonomisi Nasıl Etkilenecek?
ABD artık net enerji ihracatçısı olduğu için yüksek petrol fiyatlarından kısmen fayda sağlayabilir.
Ancak yükselen benzin fiyatları özellikle tüketiciler için önemli bir yük oluşturuyor.
ABD’de ortalama bir hane yılda yaklaşık 2.500 dolar yakıt harcaması yapıyor. Benzin fiyatlarında %20’lik artış, haftalık harcamalara yaklaşık 10 dolar ek yük getiriyor.
Analistlere göre petrol fiyatlarının 100 dolar civarında kalması, Trump’ın 2025 vergi indirimleri sayesinde elde edilen mali avantajın büyük kısmını ortadan kaldırabilir.
Merkez Bankaları İçin Zor Karar
İran savaşı küresel merkez bankaları için de büyük bir ikilem yaratıyor.
Yüksek enerji fiyatları:
-
Enflasyonu artırıyor
-
Aynı zamanda ekonomik büyümeyi yavaşlatıyor
Bu nedenle merkez bankaları için kritik soru ortaya çıkıyor:
Faiz artırarak enflasyonu mu kontrol etmeli, yoksa faiz indirerek ekonomiyi mi desteklemeli?
ABD Merkez Bankası içinde bile görüş ayrılıkları bulunuyor.
Bazı yetkililer zayıflayan işgücü piyasası nedeniyle faiz indirimi gerektiğini savunurken, diğerleri enflasyonun hâlâ %2 hedefinin üzerinde olduğunu hatırlatıyor.
Ekonomist Simon Johnson’a göre 1970’lerde yaşanan petrol şoku merkez bankacıları için önemli bir ders olmaya devam ediyor.
Johnson şu uyarıyı yapıyor:
“1970’lerde merkez bankaları petrol şokunu geçici sandı ve faizleri düşük tuttu. Sonuç olarak enflasyon çok daha yükseldi. Bu hata tekrar edilmek istenmeyecektir.”
Etkiler Önümüzdeki Haftalarda Daha Net Hissedilecek
Uzmanlara göre petrol ve gübre arzındaki kesintilerin küresel ekonomiye tam etkisinin görülmesi için 2 ila 5 hafta geçmesi gerekiyor.
Bu süre içinde:
-
Enerji maliyetleri
-
Gıda fiyatları
-
üretim maliyetleri
küresel ekonomide daha belirgin şekilde hissedilmeye başlayabilir.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
