Dünya Ekonomisi
İran Sarsılırken Moskova Yalnız mı Kalıyor? Rusya İçin Kritik Dönemeç
Küresel siyaset son aylarda art arda gelen krizlerle yeniden şekilleniyor. Orta Doğu’dan Doğu Asya’ya, Arktik bölgeden Ukrayna cephesine kadar uzanan…
Küresel siyaset son aylarda art arda gelen krizlerle yeniden şekilleniyor. Orta Doğu’dan Doğu Asya’ya, Arktik bölgeden Ukrayna cephesine kadar uzanan geniş bir hatta, ülkeler hem askeri hem ekonomik hesaplarını yeniden yapıyor. Bu büyük satranç tahtasında en dikkat çeken sorulardan biri ise şu: Rusya, uzun süredir dayandığı önemli müttefiklerini birer birer mi kaybediyor? Özellikle İran’da rejimin ciddi bir baskı altında olduğu yönündeki gelişmeler, Moskova açısından yeni bir yalnızlaşma ihtimalini gündeme taşıyor.
Uzun yıllardır Batı ile sorunlu ilişkiler yaşayan Rusya, bu süreçte kendisine alternatif ortaklar bulmaya çalıştı. İran, Venezuela ve Kuzey Kore gibi ülkeler bu çerçevede stratejik önem kazandı. Ancak son dönemde bu ülkelerin her biri kendi içinde ya da dış baskılar nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Bu da “Rusya’nın çevresi daralıyor mu?” sorusunu daha yüksek sesle sorduruyor.
Kuzey Kore Cephesi: Bitmeyen Stoklar, Bitmeyen Sorular
Rusya’nın Ukrayna’daki savaşında mühimmat ihtiyacı, ittifak ilişkilerinin ne kadar hayati olduğunu gösterdi. Bu noktada Kuzey Kore öne çıkan aktörlerden biri oldu. Yıllardır depolarda tutulan eski mühimmatlar ve artan üretim kapasitesi sayesinde Pyongyang, Moskova’ya önemli miktarda top mermisi sağladı.
Ancak bu mühimmatın kalitesi sık sık tartışma konusu. 1970’ler ve 1980’lerden kalma mühimmatın sahada ne kadar güvenilir olduğu belirsiz. Buna rağmen Kuzey Kore’nin çok büyük stoklara sahip olması ve üretimini hızlandırması, Rusya için kısa vadede bir rahatlama sağlıyor. Öte yandan bu ticaretin bedeli yalnızca para değil. Rusya’nın bu iş birliğiyle, zaten tartışmalı olan uluslararası konumunu daha da zorladığı yorumları yapılıyor.
Teknoloji Savaşları ve Tayvan Gerçeği
Jeopolitik mücadele yalnızca cephelerde değil, fabrikalarda da sürüyor. Yarı iletkenler ve çip üretimi, günümüz dünyasında stratejik bir güç unsuru haline gelmiş durumda. Bazı yorumlara göre, ABD kendi çip üretim kapasitesini artırdıkça Tayvan’ın önemi azalacak. Ancak mevcut tablo bunun kısa vadede gerçekleşmesinin zor olduğunu gösteriyor.
Dünya genelindeki gelişmiş çiplerin çok büyük bir kısmı hâlâ Tayvan’da üretiliyor. ABD ve Avrupa üretim kapasitesini artırmaya çalışsa da bu süreç yıllar alacak. Avrupa ise daha çok özel ve ileri teknolojilere, yapay zekâ ve kuantum hesaplama gibi alanlara odaklanıyor. Bu tablo, Rusya açısından dolaylı ama önemli bir baskı unsuru yaratıyor. Çünkü teknolojiye erişim, modern savaşın ve ekonominin temel taşlarından biri haline gelmiş durumda.
Greenland ve Avrupa’nın Uyanışı
Son dönemde gündeme gelen Greenland tartışmaları, yalnızca bir ada üzerinden yürüyen sembolik bir polemik değil. Avrupa ülkeleri için bu tartışma, güvenlik politikalarında geç kalınmış adımların yeniden değerlendirilmesine yol açtı. Arktik bölgenin stratejik önemi, iklim değişikliğiyle birlikte daha da arttı.
Birçok Avrupa ülkesi savunma harcamalarını artırma kararı alırken, bu durum Ukrayna için de dolaylı bir destek anlamına geliyor. Daha güçlü ve bilinçli bir Avrupa savunması, Rusya’nın manevra alanını daraltabilecek bir unsur olarak görülüyor. Buna karşılık, bazı ülkelerin hâlâ yeterince hızlı hareket etmediği yönünde eleştiriler de var.
Venezuela: Petrol Ortaklığı Zayıflıyor
Rusya için Venezuela, sadece siyasi bir müttefik değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da önemli bir ortak oldu. Özellikle petrol alanında kurulan iş birlikleri, Moskova’nın yaptırımlar altında nefes almasını sağladı. Venezuela’nın ağır petrolü, başka petrol türleriyle karıştırılarak dünya piyasalarına sunulabiliyordu.
Ancak Venezuela’nın kendi iç sorunları ve uluslararası baskılar bu iş birliğini zorlaştırıyor. Petrol ticaretindeki aksaklıklar, Rusya’nın enerji gelirleri üzerinde ek bir baskı oluşturuyor. Bu durum, Moskova’nın zaten daralan ekonomik alanını daha da sınırlıyor.
İran Faktörü: Asıl Kırılma Noktası mı?
Tüm bu gelişmeler içinde en kritik başlık ise İran. Uzun yıllardır Rusya ile askeri ve teknolojik iş birliği yapan Tahran, özellikle insansız hava araçları ve bazı silah sistemleri konusunda Moskova’ya destek verdi. Ancak İran’daki siyasi istikrarsızlık ve artan toplumsal baskı, bu ilişkinin geleceğini belirsiz hale getiriyor.
İran rejiminin zayıflaması ya da ciddi bir dönüşüm sürecine girmesi, Rusya için önemli bir kayıp anlamına gelebilir. Çünkü Moskova, bazı silah sistemlerinin parçaları ve teknik desteği konusunda İran’a bağımlı hale gelmişti. İran’ın bu desteği sürdürememesi, Rusya’nın Ukrayna’daki askeri kapasitesini doğrudan etkileyebilir.
Ayrıca İran’ın uluslararası alanda daha da izole olması ya da farklı bir siyasi çizgiye kayması, Rusya’nın Orta Doğu’daki etki alanını da daraltabilir. Bu da Moskova’nın küresel pazarlık gücünü zayıflatacak bir gelişme olur.
NATO Tartışmaları ve Algı Savaşı
Bütün bu gelişmeler yaşanırken, NATO’nun geleceği de sıkça tartışılıyor. Bazı görüşlere göre, ittifak içindeki görüş ayrılıkları NATO’yu zayıflatıyor. Ancak sahadaki tablo, NATO’nun tamamen işlevsiz hale gelmediğini gösteriyor. Aksine, yaşanan krizler birçok üye ülkeyi daha fazla iş birliğine zorluyor.
Greenland, Ukrayna ve Arktik bölgesi üzerinden yapılan tartışmalar, aslında daha geniş bir güç mücadelesinin yansımaları. Bu mücadelede algı yönetimi de en az askeri hamleler kadar önemli. Mülkiyet, güvenlik ve egemenlik kavramları sık sık birbirine karıştırılıyor ve bu da uluslararası tansiyonu artırıyor.
Rusya İçin Zor Bir Dönemeç
Tüm bu başlıklar bir araya geldiğinde ortaya net bir tablo çıkıyor: Rusya, hâlâ önemli askeri ve siyasi kapasitelere sahip olsa da müttefik ağında ciddi çatlaklar oluşuyor. Kuzey Kore kısa vadeli bir destek sağlıyor, Venezuela ekonomik olarak zayıflıyor, İran ise belirsiz bir geleceğe doğru ilerliyor.
Bu durum, Moskova’nın uzun vadeli stratejilerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Tek başına hareket etmenin maliyeti her geçen gün artarken, güvenilir ortak bulmak da giderek zorlaşıyor. Önümüzdeki dönemde İran’daki gelişmeler, Rusya’nın küresel konumunu belirleyecek en önemli faktörlerden biri olmaya aday.
