Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

Buna göre Türkiye ekonomisinin bu yıl %4,2, gelecek yıl ise %4,1 oranında büyümesi bekleniyor. IMF, geçen yıl Ekim ayında yayımladığı raporda Türkiye için bu yıl ve gelecek yıl %3,7’lik büyüme tahmininde bulunmuştu.

Küresel büyüme tahminleri de yukarı yönlü güncellendi
IMF, ticaret politikalarındaki olumsuz etkilerin, yapay zekâ ve teknoloji yatırımlarının artması, mali ve parasal teşvikler, genel olarak destekleyici finansal koşullar ve özel sektörün uyum yeteneğiyle dengelendiğini ifade ederek, küresel büyüme tahminini bu yıl için %3,1’den %3,3’e yükseltti.

Raporda, küresel ekonominin 2025’te %3,3 büyüyeceği, 2026’da %3,3 ve 2027’de %3,2 ile dirençli bir performans göstermeye devam edeceği öngörülüyor. Ekim 2025 raporuna kıyasla, bu yılki tahminlerde 0,2 puanlık artış yapılırken, 2027 tahmininde herhangi bir değişiklik yapılmadığı bildirildi.

Raporda, bu istikrarlı küresel performansın, farklı ekonomik güçlerin birbirini dengelemesinden kaynaklandığı vurgulandı. Ticaret politikalarındaki belirsizliklerin, teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarındaki artış, mali ve parasal destekler ve finansal koşullar ile özel sektörün uyum kabiliyeti sayesinde dengelendiği kaydedildi.

Riskler hâlâ aşağı yönlü
Rapor, küresel enflasyonun 2025’te %4,1’den 2026’da %3,8’e, 2027’de ise %3,4’e gerilemesinin beklendiğini belirtti. Enflasyon tahminlerinin geçen yıl Ekim’deki öngörülerle büyük ölçüde uyumlu olduğu ve ABD’de enflasyonun hedefe dönüş sürecinin diğer büyük ekonomilere kıyasla daha yavaş ilerleyeceği ifade edildi.

IMF, küresel görünümle ilgili risklerin hâlâ aşağı yönlü seyrettiğine dikkat çekti. Raporda, yapay zekâ ile ilgili verimlilik artışı beklentilerinin yeniden değerlendirilmesinin yatırımlarda düşüşe yol açabileceği ve bunun bazı sektörlerde ani piyasa dalgalanmalarına neden olabileceği belirtildi. Ticaret gerilimlerinin yeniden artmasının ekonomik faaliyet üzerinde ek baskı oluşturabileceği de vurgulandı.

Ayrıca iç siyasi gerilimler veya jeopolitik gelişmelerin, finansal piyasalar, tedarik zincirleri ve emtia fiyatları aracılığıyla küresel ekonomiyi etkileyerek belirsizliği artırabileceğine dikkat çekildi. Yüksek bütçe açıkları ve artan kamu borcunun uzun vadeli faizleri yukarı çekebileceği, bunun da finansal koşullar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği kaydedildi.

Olumlu senaryoda ise ekonomik faaliyet, yapay zekâ bağlantılı yatırımlar sayesinde daha da hız kazanabilir. Yapay zekânın hızlı benimsenmesi, verimlilik artışı ve iş gücünde dinamizmin yükselmesi ile sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayabilir. Ayrıca ticaret gerilimlerinde kalıcı bir yumuşama, ekonomik büyümeyi destekleyebilir.

Bölgesel ekonomilerde de tahminler güncellendi
ABD ekonomisinin büyüme tahmini bu yıl için %2,1’den %2,4’e yükseltilirken, gelecek yıl için %2,1’den %2’ye çekildi. Euro Bölgesi’nin büyüme beklentisi ise bu yıl %1,2’den %1,3’e, gelecek yıl %1,4 olarak korundu.

Almanya ekonomisinin bu yılki tahmini %0,9’dan %1,1’e artırıldı, gelecek yıl %1,5 olarak sabit kaldı. Fransa ekonomisinin bu yılki büyüme tahmini %0,9’dan %1’e, gelecek yıl %1,2 olarak korundu. İtalya’nın bu yılki tahmini %0,8’den %0,7’ye düşerken, gelecek yıl %0,6’dan %0,7’ye yükseltildi. İspanya ekonomisinin büyüme beklentisi bu yıl %2’den %2,3’e, gelecek yıl %1,7’den %1,9’a çıkarıldı. İngiltere’nin tahminleri bu yıl %1,3, gelecek yıl %1,5 olarak sabit kaldı. Japonya için bu yıl %0,6’dan %0,7’ye yükseltildi, gelecek yıl %0,6 olarak korundu.

Yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülkeler
Çin ekonomisinin bu yılki büyüme tahmini %4,2’den %4,5’e yükseltilirken, gelecek yıl %4,2’den %4’e indirildi. Hindistan için bu yıl %6,2’den %6,4’e, gelecek yıl %6,4 olarak korundu. Rusya ekonomisinin tahmini ise bu yıl %1’den %0,8’e, gelecek yıl %1,1’den %1’e düşürüldü.

BAKMADAN GEÇME

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

  • Asya-Pasifik Piyasalarında Satış Baskısı: Trump’ın Grönland Çıkışı ve Çin Verileri Gündemde

    Asya-Pasifik piyasaları haftaya ağırlıklı olarak düşüşle başladı. Yatırımcılar bir yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik sert mesajlarını, diğer yandan Çin’den gelen büyüme ve makroekonomik verileri değerlendirdi. Küresel risk iştahı zayıflarken, güvenli liman talebiyle altın ve gümüş fiyatları tarihi zirvelere yükseldi.

  • 2026’da Borsa, döviz, konut ne olur? | Atilla Yeşilada video

    Atilla Yeşilada'nın 18 Ocak 2026 tarihli bu videosu, Türkiye ekonomisi ve piyasalar için kapsamlı bir 2026 projeksiyonu sunmaktadır.

Benzer Haberler