Dünya Ekonomisi
IMF Uyardı: “Sıcak Para” Gelişen Piyasaları Kırılgan Hale Getiriyor
Mart'ta GOP'tan sert para kaçışı olmuş, artık tüm GOÜ sıcak para bağımlısı
IMF’ye göre gelişmekte olan ülkeler giderek daha fazla “sıcak para”ya bağımlı hale geliyor. Hedge fonlar ve portföy yatırımcılarının payı son 20 yılda ciddi şekilde artarken, bu durum kriz dönemlerinde ani sermaye çıkışları riskini büyütüyor. İran savaşı sonrası yaşanan büyük çıkışlar bu kırılganlığı yeniden gözler önüne serdi.
Portföy Yatırımları Finansmanın Ana Kaynağı Haline Geldi
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayımladığı Küresel Finansal İstikrar Raporu’na göre, gelişmekte olan ülkelerin dış finansman yapısında önemli bir dönüşüm yaşandı.
Son 20 yılda, gelişen piyasa borçlanmalarına gelen portföy yatırımlarının payı iki katına çıkarak %80’e ulaştı. 2008 küresel finans krizinin ardından bankaların kredi verme iştahının azalmasıyla birlikte, hedge fonlar, emeklilik fonları ve sigorta şirketleri bu boşluğu doldurdu.
Bu süreçte gelişmekte olan ülkelere yaklaşık 4 trilyon dolarlık sermaye girişi gerçekleşti.
Avantaj Var Ama Risk Daha Büyük
IMF, bu finansman modelinin gelişmekte olan ülkeler için önemli avantajlar sağladığını belirtiyor. Küresel likiditenin bol olduğu dönemde bu ülkeler daha uzun vadeli ve düşük maliyetli borçlanabildi.
Ancak aynı zamanda önemli bir uyarı da yapılıyor: Portföy yatırımcıları kriz dönemlerinde çok daha hızlı geri çekiliyor.
Raporda, bu tür finansmana bağımlı ülkelerin “küresel finansal şoklara karşı son derece kırılgan” hale geldiği vurgulanıyor.
IMF Küresel Büyüme Tahminlerini Düşürüyor: Orta Doğu Savaşının Ekonomik Faturası Ağırlaştı
“Ani Çıkışlar Kur Şokuna Yol Açabilir”
IMF’ye göre, portföy yatırımlarındaki ani düşüşler şu sonuçlara yol açabilir:
- Dış finansman baskısının artması
- Şirket ve devlet tahvil faizlerinin yükselmesi
- Para birimlerinde sert değer kaybı
Özellikle finansal piyasaları sığ olan ve politika alanı sınırlı ülkelerde risklerin daha yüksek olduğu ifade ediliyor.
Borç ve Hisse Senedi Bağımlılığı Artıyor
IMF verilerine göre gelişmekte olan ülkelerde dış portföy borçlarının büyüklüğü ortalama olarak GSYH’nin %15’ine ulaştı.
Hisse senedi yatırımlarının payı ise %7 civarında olsa da, bazı ülkelerde borsa değerlemeleri açısından kritik bir ağırlık taşıyor.
Örneğin Macaristan’ın para birimi forint, yüksek yabancı yatırımcı ilgisi sayesinde geçen yıl dolara karşı %20 değer kazanmıştı.
İran Savaşı ile Sert Tersine Dönüş
Ancak İran savaşıyla birlikte bu tablo hızla tersine döndü.
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre, Mart ayında gelişmekte olan piyasalardan 70 milyar doları aşan çıkış yaşandı. Bu, pandemi döneminden bu yana en büyük çıkış olarak kaydedildi.
Sadece hisse senedi piyasalarından 56 milyar dolarlık çıkış olurken, bu son 20 yılın en sert düşüşü oldu.
Asya Merkezli Büyük Kaçış
Çıkışların büyük bölümü Asya piyasalarından gerçekleşti.
İran savaşının petrol fiyatlarını hızla 100 doların üzerine taşıması ve teknoloji hisselerinde yeniden pozisyonlanma süreci, yatırımcıların risk iştahını ciddi şekilde zayıflattı.
Örneğin Güney Kore borsası yılın ilk iki ayında güçlü yükselirken, savaş sonrası kazançlarının önemli bölümünü geri verdi.
Henüz Sistemik Kriz Yok, Ama Risk Artıyor
IIF’ye göre Mart ayındaki gelişmeler henüz tüm gelişmekte olan piyasaları kapsayan sistemik bir kriz anlamına gelmiyor.
Daha çok “yoğunlaşmış bir riskten kaçış” hareketi yaşandığı belirtiliyor. Borç piyasalarındaki çıkışlar daha sınırlı kalırken, bazı ülkelerde (örneğin Çin ve Latin Amerika) girişler devam etti.
Ancak savaşın uzaması halinde risklerin derinleşeceği uyarısı yapılıyor.
“Daha Kötüsü Gelebilir” Uyarısı
Analistlere göre aşağıdaki faktörler durumu daha da zorlaştırabilir:
- Yüksek enflasyon
- Küresel finansal koşullarda gevşemenin gecikmesi
- Güçlü dolar
- Politika alanı sınırlı gelişmekte olan ülkeler
Bu koşullar altında sermaye akımlarının yeniden dengelenmesi daha uzun sürebilir.
Yeni Risk Alanları: Özel Kredi ve Kripto Akımları
IMF ayrıca gelişmekte olan ülkelere yönelik sınır ötesi özel kredi akımlarının ve stablecoin üzerinden gerçekleşen fon hareketlerinin hızla arttığını belirtti.
Özellikle kripto piyasalarına bağlı bu akımların, finansal istikrar açısından yeni riskler yaratabileceği ifade edildi.
IMF’den Politika Önerileri
IMF, gelişmekte olan ülkelerin bu kırılganlığı azaltmak için şu adımları atması gerektiğini vurguladı:
- Kurumsal yapının güçlendirilmesi
- Döviz rezervlerinin artırılması
- Kamu borcunun sürdürülebilir seviyede tutulması
Sonuç: Sıcak Para Bağımlılığı Alarm Veriyor
Gelişmekte olan ülkeler için dış finansman modeli giderek daha kırılgan hale geliyor.
Sıcak para girişleri büyümeyi desteklerken, ani çıkış riski ekonomik istikrarı tehdit ediyor.
İran savaşı sonrası yaşanan sert sermaye çıkışları, bu kırılganlığın ne kadar hızlı ortaya çıkabileceğini bir kez daha gösterdi.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
