Dünya Ekonomisi
Gelişen Ülkeler borçlanamıyor, ama fonlar hala iyimser
Savaşın etkisi: JPMorgan EMBI spread’i 17 baz puan artarak 268 bp’ye çıktı Mısır’da spreadler 44 bp yükseldi Türkiye’de spreadler 36 bp genişledi
Gelişen Ülkelerde Borçlanma Dondu: İran Savaşı Piyasaları Kilitledi
Özet:
İran savaşıyla birlikte artan küresel belirsizlik, yılın başında rekor kıran gelişen ülke borçlanma piyasasını adeta durma noktasına getirdi. Yükselen faizler, genişleyen risk primleri ve yatırımcı çıkışları, birçok ülkeyi finansmana erişim konusunda “bekle-gör” moduna iterken, piyasalarda ciddi bir sıkışma yaşanıyor. Buna rağmen uzun vadeli beklentiler tamamen bozulmuş değil; yatırımcı ilgisi temkinli de olsa devam ediyor.
Rekor Başlangıçtan “Donma” Noktasına
2026 yılının ilk iki ayında gelişen ülkeler açısından oldukça güçlü bir borçlanma dönemi yaşandı. Suudi Arabistan, Meksika ve Türkiye gibi ülkelerin öncülüğünde ihraçlar rekor seviyelere ulaştı.
Ancak İran savaşıyla birlikte tablo hızla değişti.
- Mart ayında yeni borçlanma işlemleri neredeyse durdu
- Piyasalarda oynaklık sert şekilde arttı
- Borçlanma maliyetleri yükseldi
Bu gelişmeler, gelişen ekonomilerin finansmana erişimini zorlaştırdı ve birçok ülkeyi belirsizlik içinde bıraktı.
Risk Primleri Yükseldi, Yatırımcılar Geri Çekildi
Savaşın etkisiyle yatırımcı davranışında belirgin bir değişim yaşandı.
- Gelişen ülke tahvillerinden 3,3 milyar dolar çıkış
- Yüksek getirili tahvillerden 5 milyar doların üzerinde çıkış
Bu rakamlar, 2025’teki ABD tarifeleri şokundan bu yana en büyük çıkışlara işaret ediyor.
Aynı dönemde:
- JPMorgan EMBI spread’i 17 baz puan artarak 268 bp’ye çıktı
- Mısır’da spreadler 44 bp yükseldi
- Türkiye’de spreadler 36 bp genişledi
Artan risk primleri, yatırımcıların daha yüksek getiri talep ettiğini ve risk iştahının azaldığını gösteriyor.
Avrupa Tahvil Piyasalarında Sert Satış: Borçlanma Maliyetleri 15 Yılın Zirvesinde
Borçlanma Var Ama Daha Pahalı
Bankacılar ve yatırımcılar, piyasaların tamamen kapanmadığını ancak maliyetlerin ciddi şekilde arttığını vurguluyor.
Citi yetkililerine göre:
- Güçlü ve büyük ihraççılar hâlâ piyasaya erişebiliyor
- Ancak bu erişim artık çok daha yüksek maliyetlerle sağlanıyor
Yani gelişen ülkeler için finansman mümkün, fakat “ucuz para dönemi” sona ermiş durumda.
Angola İstisnası: Petrol Avantajı
Bu süreçte dikkat çeken tek istisna Angola oldu.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş sayesinde:
- Angola’nın risk primi daraldı
- Yatırımcı ilgisi arttı
Bu durum, enerji ihracatçısı ülkelerin mevcut krizden görece avantajlı çıkabileceğini gösteriyor.
Fed Yetkilileri Uyardı: İran Savaşı Enflasyon Riskini Öne Çıkardı
Belirsizlik Yatırımcıyı Temkinli Kılıyor
İran savaşıyla birlikte:
- Hürmüz Boğazı riski
- Körfez’de enerji altyapısına yönelik saldırılar
- Küresel ticaret hatlarındaki kırılganlık
gibi unsurlar yatırımcıları büyük pozisyon almaktan alıkoyuyor.
Societe Generale’e göre birçok fon:
- Emtia pozisyonlarını artırdı
- Gelişen piyasalardaki ağırlığını azalttı
Bu da sermaye akımlarında yön değişimine işaret ediyor.
Alternatif Finansman Yolları Gündemde
Piyasalardaki donma, ülkeleri alternatif finansman yöntemlerine yönlendiriyor.
Öne çıkan seçenekler:
- Özel borçlanma anlaşmaları (private placements)
- Toplam getiri swapları (total return swaps)
Bu yöntemler, özellikle piyasa koşullarının bozulduğu dönemlerde daha cazip hale geliyor.
Talep Tamamen Kaybolmuş Değil
Her şeye rağmen piyasada tamamen negatif bir tablo yok.
Özellikle:
- Körfez ülkelerinin yüksek kredi notlu tahvillerine talep sürüyor
- İkincil piyasalarda alımlar devam ediyor
Bu durum, belirsizlik azaldığında hızlı bir toparlanma potansiyeline işaret ediyor.
Yatırımcı Güveni: Güçlü Ama Temkinli
HSBC’nin son anketine göre:
- Yatırımcıların %68’i gelişen piyasalar için pozitif görüşe sahip
- Negatif beklenti neredeyse yok
Ancak bu iyimserlik:
- Jeopolitik riskler
- Küresel belirsizlik
nedeniyle temkinli bir çerçevede şekilleniyor.
Yani piyasada “iyimser ama dikkatli” bir ruh hali hakim.
Sonuç
İran savaşı, gelişen ülkelerin borçlanma piyasasında ani bir kırılmaya yol açtı. Yılın başındaki güçlü ivme yerini temkinli bekleyişe bırakırken, artan risk primleri ve yatırımcı çıkışları finansman koşullarını zorlaştırıyor.
Buna rağmen talebin tamamen ortadan kalkmamış olması, jeopolitik tansiyonun düşmesi halinde piyasaların hızlı bir şekilde yeniden açılabileceğine işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde gelişen piyasalar için belirleyici unsur, enerji fiyatları ve savaşın süresi olacak.
Reuters, Wealth Professional
