Dünya Ekonomisi
Fed Yetkililerinden Trump’a Açık Tepki: Faiz İndirimi Umutları Zayıflıyor
ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri ile Trump yönetimi arasındaki gerilim tırmanıyor. New York Fed’in tarifelerin maliyetinin büyük bölümünü Amerikalı tüketici…
ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri ile Trump yönetimi arasındaki gerilim tırmanıyor. New York Fed’in tarifelerin maliyetinin büyük bölümünü Amerikalı tüketici ve şirketlerin üstlendiğini ortaya koyan çalışması Beyaz Saray’dan sert tepki alırken, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari yönetimin Fed bağımsızlığını zedelemeye çalıştığını söyledi. Öte yandan daha önce “güvercin” çizgide görülen bazı Fed üyeleri de agresif faiz indirimi beklentilerini geri çekiyor. Bu tablo, 2026’da hızlı faiz indirimine yönelik umutların zayıfladığına işaret ediyor.
Yüksek Mahkeme’den Gümrük Vergisi Darbesi: Fed’in Faiz Planları Ne Olacak?
Beyaz Saray’dan Fed Araştırmasına Sert Eleştiri
Tartışmanın fitilini, New York Fed ekonomistlerinin yayımladığı ve 2025’te Trump yönetiminin uyguladığı tarifelerin maliyetinin yaklaşık yüzde 90’ının ABD’li şirketler ve tüketiciler tarafından karşılandığını ortaya koyan çalışma ateşledi.
Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, çalışmayı “partizan” ve “utanç verici” olarak nitelendirdi. CNBC’ye konuşan Hassett, raporun ekonomik analiz standartlarını karşılamadığını savundu ve çalışmada imzası bulunan ekonomistlerin “disipline edilmesi gerektiğini” söyledi.
Hassett ayrıca, söz konusu çalışmanın tarifelerin olası faydalarını yeterince hesaba katmadığını öne sürdü.
ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Toplu Gümrük Tarifelerini İptal Etti
Kashkari’den Açık Rest: “Bağımsızlığa Müdahale”
Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ise Beyaz Saray’ın çıkışına sert yanıt verdi. Hassett’in açıklamalarını, “Fed’in bağımsızlığını zedelemeye yönelik bir başka adım” olarak tanımladı.
Kashkari, son bir yılda Fed’e yönelik çeşitli müdahale girişimleri gördüklerini belirterek, Adalet Bakanlığı’nın Fed yönetim kuruluna merkez binası renovasyonu nedeniyle tebligat göndermesini de bu kapsamda değerlendirdi.
“Tehditler ve baskılar para politikasına yöneliktir” diyen Kashkari, siyasi gürültü ne kadar artarsa artsın Fed’in fiyat istikrarı ve maksimum istihdam hedeflerine odaklanmaya devam edeceğini vurguladı.
Kashkari, faiz belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi’nde (FOMC) oy hakkına sahip isimlerden biri. Bu nedenle açıklamaları, Fed içinden gelen nadir ve güçlü bir siyasi tepki olarak değerlendiriliyor.
Powell’a Soruşturma, Cook’a Görevden Alma Girişimi
Gerilim sadece akademik bir makaleyle sınırlı değil.
Fed Başkanı Jay Powell, geçtiğimiz ay Adalet Bakanlığı’nın Fed merkez binasının 2,5 milyar dolarlık renovasyonu hakkında cezai soruşturma başlatmasına tepki göstermişti. Powell, bu girişimin Trump’ın daha düşük faiz talebiyle bağlantılı olduğunu ima etmişti.
Trump ayrıca Fed Guvernörü Lisa Cook’u ipotek dolandırıcılığı iddiasıyla görevden almaya çalıştı. Cook suçlamaları reddediyor. Bir ABD başkanının görevdeki bir Fed guvernörünü azletmeye çalışması, modern dönemde bir ilk olarak kayda geçti.
Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai ise Hassett’in Fed bağımsızlığına saygı duyduğunu savunarak, eleştirilerin “akademik standartların korunması” amacı taşıdığını belirtti.
Güvercin İsimden Geri Adım: Agresif İndirim Uygun Değil

Fed içindeki faiz indirimi beklentilerini etkileyen bir diğer gelişme ise daha önce “güvercin” olarak bilinen Fed üyesi Stephen Miran’dan geldi.
Miran, son ekonomik verilerin işgücü piyasasının beklenenden daha dirençli olduğunu ve mal enflasyonunda yeniden güçlenme sinyalleri görüldüğünü söyledi.
Aralık ayında yayımlanan “dot plot” projeksiyonunda politika faizinin yıl sonunda yüzde 2,25’in altına inebileceğini öngören Miran, artık bu kadar hızlı ve derin indirimlerin uygun olmayabileceğini ifade etti.
“İşgücü piyasası son aylarda beklediğimden daha iyi performans gösterdi. Ayrıca mal enflasyonunda yeniden güçlenme işaretleri var” diyen Miran, faiz patikasına dair daha temkinli bir yaklaşım benimsediğini açıkladı.
Bu açıklama, Fed içinde agresif gevşeme yönündeki kanadın zayıfladığına işaret ediyor.
Piyasalar İçin Anlamı Ne?
Fed’in tarifeler ve siyasi baskılar konusunda açık pozisyon alması, ABD’de merkez bankası bağımsızlığı tartışmasını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
Aynı zamanda:
-
İşgücü piyasasının güçlü seyretmesi
-
Mal enflasyonunun dirençli kalması
-
Fed üyelerinin daha temkinli açıklamaları
2026’da hızlı ve sert faiz indirimleri beklentisini zayıflatıyor.
Trump yönetimi düşük faiz çağrılarını sürdürürken, Fed yetkilileri para politikasını siyasi tercihlerden bağımsız yürüttüklerini vurguluyor.
Önümüzdeki dönemde para politikası ile siyasi baskı arasındaki gerilimin artması, küresel piyasalarda oynaklığı tetikleyebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler ve dolar likiditesine duyarlı ekonomiler açısından Fed’in yönü kritik olmaya devam edecek.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
