Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Chris Skinner: 2026’da dünya ekonomisi zorlu bir yıla hazırlanıyor

Finans teknolojileri ve küresel ekonomi üzerine yorumlarıyla tanınan Chris Skinner, 2026’ya girerken dünya ekonomisine ilişkin karamsar bir tablo çiziyor. Bankalar ve düşünce kuruluşları küresel büyümede belirgin bir yavaşlamaya işaret ederken, ABD’nin ticaret politikaları ve artan belirsizlikler küresel ekonomiyi dalgalı bir sürece sokmuş durumda. Yapay zekâ yatırımları ise bu olumsuz tabloya rağmen önemli bir denge unsuru olarak öne çıkıyor.

Chris Skinner: 2026’da dünya ekonomisi zorlu bir yıla hazırlanıyor

Özet:


Finans teknolojileri ve küresel ekonomi üzerine yorumlarıyla tanınan Chris Skinner, 2026’ya girerken dünya ekonomisine ilişkin karamsar bir tablo çiziyor. Bankalar ve düşünce kuruluşları küresel büyümede belirgin bir yavaşlamaya işaret ederken, ABD’nin ticaret politikaları ve artan belirsizlikler küresel ekonomiyi dalgalı bir sürece sokmuş durumda. Yapay zekâ yatırımları ise bu olumsuz tabloya rağmen önemli bir denge unsuru olarak öne çıkıyor.

Chris Skinner’a göre yeni yıl, “pek de iyi başlamadı.” Pek çok banka ve ekonomik araştırma kuruluşu, küresel ekonominin aşağı yönlü bir sürece girdiği görüşünde. Skinner, bu tablonun arkasındaki temel nedenlerden birinin ABD kaynaklı belirsizlikler olduğuna dikkat çekiyor.

Trump’ın ticaret politikaları küresel ekonomiyi sallıyor

Skinner, ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı gümrük tarifeleri ve ticaret politikalarının küresel ekonomide ciddi bir tedirginlik yarattığını savunuyor. Bu politikalar nedeniyle dünya ekonomilerinin “bir roller coaster”a bindiğini ifade eden Skinner, dalgalı piyasa koşullarının neredeyse tüm ülkelere yayıldığını belirtiyor.

Bu durumu özetleyen The Independent, Trump’ın ticaret savaşlarının yalnızca borsalarda sert dalgalanmalara yol açmakla kalmadığını, aynı zamanda ABD’de hanehalkı maliyetlerini de artırdığını yazıyor. Partiler üstü The Tax Foundation’ın tahminlerine göre, bu politikalar 2025 yılında ABD’li hanelerin yıllık maliyetini ortalama 1.100 dolar yükseltti.

OECD: Küresel büyüme sert şekilde yavaşlıyor

Makro düzeyde bakıldığında, bu belirsizliklerin küresel ölçekte bir durgunluk eğilimine dönüştüğünü söyleyen Skinner, Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD) tahminlerine dikkat çekiyor. OECD’ye göre küresel reel GSYH büyümesi 2026 yılında %1,7’ye kadar yavaşlayabilir.

Bu görünüm, son yıllarda küresel ekonomide zaten zayıflayan büyüme dinamiklerinin daha da kırılgan hale geldiğine işaret ediyor.

Bankalar temkinli: Resesyon ihtimali masada

Küresel bankaların analizleri de tabloyu destekliyor. JPMorgan, 2026 yılında ABD ve küresel ölçekte bir resesyon yaşanma ihtimalini %35 olarak hesaplıyor. Bu oldukça yüksek bir oran olarak öne çıkıyor.

Buna karşın JPMorgan Küresel Araştırma Başkanı Hüseyin Malik, yapay zekânın ekonomide önemli bir destek unsuru olmaya devam edeceğini vurguluyor. Malik’e göre, “Yapay zekâ yatırımları piyasa dinamiklerini sürüklemeyi ve büyümeyi desteklemeyi sürdürüyor.”

Morgan Stanley: Çift taraflı bir kılıç

Morgan Stanley ise görece daha iyimser bir tablo çiziyor. Banka, piyasaların 2026’da yaklaşık %3,2 büyüyebileceğini öngörüyor. Ancak bu büyümenin “çift taraflı bir kılıç” olduğuna dikkat çekiliyor.

Bir yandan güçlü tüketim talebi ve yapay zekâ kaynaklı verimlilik artışı büyümeyi yukarı çekebilirken, diğer yandan ABD ekonomisi para politikası, tarifeler ve göç politikaları gibi alanlarda beklenenden daha sert bir darbe alabilir.

Skinner’a göre özellikle Amerikan bankaları, Trump yönetiminin öngörülemezliğinden ciddi biçimde rahatsız. Bu belirsizlik, yatırım kararlarını zorlaştıran temel faktörlerden biri olarak görülüyor.

Avrupa daha iyimser ama soru işaretleri sürüyor

Avrupa cephesinde ise görece daha farklı bir hava hâkim. BNP Paribas Başekonomisti Luigi Speranza, 2026’da küresel ekonomik faaliyetin ivmesini koruyacağını savunuyor. Speranza’ya göre belirsizliklerin azalması ve destekleyici politikalar, büyümeyi ayakta tutabilir.

Ancak Speranza’nın bu iyimserliği, Christine Lagarde’ın sıkça tekrarladığı “iyi bir noktadayız” ifadesine dayanıyor. Skinner ise bu söylemin, dünya genelinde herkes tarafından paylaşılan bir görüş olmadığına dikkat çekiyor. Özellikle Avrupa Birliği projesinin uzun vadede başarısız olacağına inanan geniş bir kesimin varlığına vurgu yapıyor.

ING ve CaixaBank: Küresel eksen kayıyor

ING, bölgesel bazda daha dengeli bir analiz sunuyor. Bankaya göre ABD, tarifelere ve vergi artışlarına rağmen görece istikrarlı; Euro Bölgesi büyümesini sürdürüyor; Orta ve Doğu Avrupa güçlü bir görünüm sergiliyor. Buna karşılık Birleşik Krallık ve Çin zorlanırken, Asya’nın geri kalanı daha olumlu bir tablo çiziyor.

CaixaBank ise büyüme farklarına dikkat çekiyor. Bankanın verilerine göre 2025’te büyüme oranları Avrupa’da %1,3, ABD’de %1,8 ve Asya’da %4,5 seviyesinde. Bu tablo, küresel ekonomik ağırlık merkezinin Batı’dan Asya’ya kaymaya devam ettiğini gösteriyor.

Son not: Kötümser tahminler her zaman tutmayabilir

Skinner, tüm bu karamsar tabloya rağmen önemli bir dipnot düşüyor. CaixaBank araştırmalarına atıfla, sonbahar aylarında yapılan kötümser tahminlerin geçmişte de görüldüğünü hatırlatıyor. Hem 2023 hem de 2024’te yıl başında çizilen olumsuz senaryoların, yıl sonunda beklenenden daha iyi sonuçlarla kapandığını vurguluyor.

Bu nedenle Skinner’a göre, 2026’ya ilişkin karamsar beklentiler güçlü bir uyarı niteliği taşısa da, küresel ekonominin sürpriz yapma potansiyeli tamamen göz ardı edilmemeli.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler