Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

ANALİZ | Ejderha Geri Dönüyor: Çin, Fiyat Savaşlarını Bitirip Küresel Diplomasiyi Pekin’e Taşıyor

2025 yılını üç yıllık kâr düşüşünü tersine çevirerek kapatan Çin sanayisi, 2026’ya küresel liderlerin akın ettiği bir diplomasi merkezi olarak girdi. Pekin yönetimi içeride yıkıcı fiyat savaşlarını durdururken, dışarıda Trump ile sağlanan kırılgan ateşkesin avantajını kullanarak küresel tedarik zincirindeki hakimiyetini %37’ye çıkardı.

ANALİZ | Ejderha Geri Dönüyor: Çin, Fiyat Savaşlarını Bitirip Küresel Diplomasiyi Pekin’e Taşıyor

2025 yılını üç yıllık kâr düşüşünü tersine çevirerek kapatan Çin sanayisi, 2026’ya küresel liderlerin akın ettiği bir diplomasi merkezi olarak girdi. Pekin yönetimi içeride yıkıcı fiyat savaşlarını durdururken, dışarıda Trump ile sağlanan kırılgan ateşkesin avantajını kullanarak küresel tedarik zincirindeki hakimiyetini %37’ye çıkardı.

PEKİN – Küresel ekonomide kartlar yeniden karılıyor. 2025 yılı verileri, Çin sanayi kârlarının yüzde 0,6 artışla (Aralık ayında %5,3 sıçrama ile) son üç yılın negatif trendini kırdığını gösteriyor. Ancak bu rakamların ötesinde, 2026’nın ilk haftalarında Pekin’de yaşanan yoğun diplomasi trafiği, dünyanın “üretim üssü” olan Çin’in artık bir “istikrar limanı” olarak yeniden konumlandığını kanıtlıyor.

FÖŞ yazdı: Deplasmana çıkan 5 trilyon dolarlık Japon sermayesinin hikâyesi

Fiyat Savaşlarına "Devlet" Freni

Çin sanayisindeki bu toparlanmanın arkasında sadece piyasa dinamikleri değil, Pekin’in doğrudan müdahalesi yatıyor. Economist Intelligence Unit kıdemli ekonomisti Tianchen Xu’ya göre, hükümetin şirketler arasındaki "agresif fiyat kırma" yarışına (under-cutting) karşı başlattığı kampanya, kâr marjlarını yeniden canlandırdı. İç talep hala zayıf olsa da (Aralık ayı perakende satışlar %0,9 ile pandemi sonrası en düşük seviyede), sanayi üretimi ihracat odaklı büyümesini sürdürüyor.

Pekin: Yeni Küresel Başkent mi?

2026’nın Ocak ayı, Pekin için tam bir "ziyaretçi patlamasına" sahne oldu. İrlanda Başbakanı Michael Martin’in 14 yıl aradan sonra yaptığı ilk ziyaret, Güney Kore lideri Lee Jae Myung ve Kanada Başbakanı Carney’nin elektrikli araçlar üzerine kurduğu stratejik ortaklıklar, Batı’nın Çin’e bakışındaki değişimi özetliyor.

Uzmanlar, ABD ve Avrupa dışındaki ülkelerin artık Çin’siz bir denklem kurulamayacağını kabul ettiğini vurguluyor. Z-Ben Advisors Direktörü Peter Alexander’ın ifadesiyle: "Çin üretime hükmettiği sürece, diğer ulusların hareket kabiliyeti sınırlı kalacaktır."

Trump’ın Davos Çıkışı ve "Kırılgan Ateşkes"

Davos 2026’nın en dikkat çekici anlarından biri, Donald Trump’ın Şi Cinping hakkındaki "yumuşayan" tonu oldu. Trump’ın Şi’yi "inanılmaz bir adam" olarak nitelendirmesi ve Nisan ayında yapacağı Pekin ziyareti, küresel piyasalarda "bir yıllık ticaret ateşkesinin" süreceği beklentisini güçlendirdi. Ancak teknoloji kısıtlamaları ve gümrük vergileri hala masada.

İçerideki Risk: Tüketim Çıkmazı

Madalyonun diğer yüzünde ise Çin’in "tüketim toplumu" olma yolundaki zorlukları duruyor. Sanayi kârları artarken, hanehalkı harcamalarının hala pandemi öncesi seviyelerin çok uzağında olması Pekin için en büyük baş ağrısı. Ticaret Bakanlığı otomobil ve beyaz eşya harcamalarını teşvik etmeye çalışsa da, harcanabilir geliri artıracak somut adımların eksikliği ekonomistleri endişelendiriyor.

Sonuç: "Dağ Yere İniyor"

BlackRock CEO’su Larry Fink’in Davos’un bir gün Detroit, Dublin veya Cakarta’ya taşınabileceği yönündeki kehaneti, küresel düzenin "Batı merkezli" yapısının sarsıldığının bir başka işareti. Çin, üretim gücünü diplomatik bir kaldıraca dönüştürerek 2026 yılında sadece bir fabrika değil, kuralları koyan bir oyuncu olma yolunda ilerliyor.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler