Dünya Ekonomisi
AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası’nı Devrede! Türkiye de “Made in EU” Kapsamına Dahil Edildi
Avrupa Komisyonu, Sanayi Hızlandırma Yasası’nı (IAA) resmen yayımladı. Yasa, "Made in EU" kuralları çerçevesinde kamu alımlarını Avrupa üretimine yönlendirmeyi amaçlıyor ve AB ile gümrük birliği veya serbest ticaret anlaşması bulunan ülkeleri kapsıyor. Bu kapsamda Türkiye de Gümrük Birliği sayesinde yasaya dahil edildi.
Avrupa Komisyonu, Sanayi Hızlandırma Yasası’nı (IAA) resmen yayımladı. Yasa, “Made in EU” kuralları çerçevesinde kamu alımlarını Avrupa üretimine yönlendirmeyi amaçlıyor ve AB ile gümrük birliği veya serbest ticaret anlaşması bulunan ülkeleri kapsıyor. Bu kapsamda Türkiye de Gümrük Birliği sayesinde yasaya dahil edildi.
IAA, açıklanmasının ardından sektör çevrelerinden eleştiriler aldı. Eleştiriler arasında “rekabetçiliği güçlendiremez”, “bürokrasi canavarı” ve “büyüme değil bürokrasi riski” ifadeleri öne çıktı.
Avrupa Komisyonu’nun İç Pazar Komiseri Stéphane Séjourné, 4 Mart’ta Brüksel’de yaptığı açıklamada yasayı, “AB ekonomi doktrininde büyük bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Komiser, IAA’nın amacının kamu alımları ve teşvikleri Avrupa’da üretilen düşük karbonlu ürünlere yönlendirerek sanayinin GSYİH içindeki payını 2024’teki yüzde 14,3’ten 2035’te yüzde 20’ye çıkarmak olduğunu belirtti.
Komisyon, aynı gün AB Endüstriyel Denizcilik Stratejisi ve Liman Stratejisi’ni de kabul etti. AB dış ticaretinin yüzde 74’ünün limanlar üzerinden gerçekleştiği göz önüne alındığında, bu stratejiler IAA ile birlikte Avrupa’nın sanayi rekabetçiliğini artırmaya yönelik kapsamlı bir paket oluşturuyor. Denizcilik stratejisi, ileri teknoloji gemi inşası ve açık deniz rüzgar destek gemilerinin geliştirilmesini ve “AB Endüstriyel Denizcilik Değer Zincirleri İttifakı” kurulmasını öngörüyor.
Yasanın ilk taslakları sadece AB içi üretimi hedefliyordu. Ancak Almanya başta olmak üzere bazı üye devletlerin itirazları sonucu yaklaşım yumuşatıldı. IAA, AB ile serbest ticaret anlaşması veya gümrük birliği bulunan ülkelerdeki üretime de “AB menşeli” statüsü tanıyor. Bu kapsamda İngiltere, Japonya ve yaklaşık 40 ülke yasadan yararlanabilecek. Türkiye’nin bu çerçeveye dahil olması, Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından “ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım” olarak değerlendirildi. Bolat, Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
IAA, otomotiv sektörü için üç ana düzenleme öngörüyor. Buna göre kamu alımları veya teşviklerle desteklenen elektrikli, plug-in hibrit ve yakıt hücreli araçların altı ay içinde AB’de monte edilmesi gerekecek. Ayrıca batarya hariç bileşenlerin en az yüzde 70’i Avrupa menşeli olacak ve üç batarya bileşeninin Avrupa’da üretilmesi şartı, üç yıl sonra beşe çıkacak. Komisyon, yalnızca Avrupa’da üretilen küçük elektrikli araçlar için CO2 filo düzenlemelerinde “süper kredi” mekanizması da öneriyor.
Şirket araçlarına yönelik düzenleme de dikkat çekiyor. Séjourné, Avrupa’da şirket araç filolarının pazarın yaklaşık yüzde 60’ını oluşturduğunu ve bunların yaklaşık yüzde 60’ının vergi teşviklerinden yararlandığını belirtti. IAA ile bu teşvikler yalnızca AB’de üretilen araçlara tanınacak.
Yasanın tartışmalı bir bölümü de doğrudan yabancı yatırımlar üzerine. Stratejik sektörlerde küresel üretim kapasitesinin yüzde 40’ından fazlasına sahip ülkelerden gelen 100 milyon euronun üzerindeki yatırımlar özel şartlara tabi olacak. Batarya, elektrikli araç ve güneş paneli sektörlerinde yatırım yapmak isteyen şirketler, azami yüzde 49 hisse ile ortak girişim kuracak, fikri mülkiyet haklarını Avrupalı ortağa devredecek ve çalışanlarının en az yüzde 50’si AB vatandaşı olacak. Bu düzenlemenin Çin’i hedeflediği yorumları yapılıyor.
Alman Otomotiv Sanayi Derneği (VDA) Başkanı Hildegard Müller, yasanın Avrupa sanayisinin rekabetçiliğini güçlendirme kapasitesinin “son derece sınırlı” olduğunu ifade etti. Müller, yerel içerik şartlarının üretim maliyetlerini artıracağını ve ticaret çatışmalarını tetikleyebileceğini belirtti. VDIK Başkanı Imelda Labbé, yerel içerik ve CO2 şartlarının “kontrol edilemez bir bürokrasi canavarı ve ek maliyet yükü” yaratacağını vurguladı. BMW ise Komisyon’un “korumacı rotasına” devam ettiğini ve yeni istihdam beklentisinin “gerçekçi olmadığını” açıkladı.
Alman Sanayi Federasyonu (BDI) Genel Müdür Yardımcısı Wolfgang Niedermark ise IAA’yı “büyüme hızlandırıcısı değil, bürokrasi riski” olarak değerlendirdi. Tek olumlu tepki ise Avrupa tedarikçi derneği Clepa’dan geldi. Genel Sekreter Benjamin Krieger, IAA’yı “Avrupa otomotiv tedarik zinciri için bir dönüm noktası” olarak tanımladı ve yerel içerik eşiklerinin haksız rekabete karşı tedarikçilerin endişelerini giderdiğini söyledi.
Komisyon, IAA ile otomotiv değer zincirinde 10,5 milyar euro katma değer, batarya projelerinde 85 bin ve güneş enerjisi üretiminde 58 bin yeni istihdam yaratmayı hedefliyor. Ancak VDA’ya göre yüzde 20’lik sanayi payı hedefi daha önce de defalarca konulmuş ve başarısız olmuştu.
IAA’nın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin onayı gerekiyor. Fransa, yasanın yeterince korumacı olmadığını savunurken, Avrupa Parlamentosu’ndan FDP’li Svenja Hahn, korumacı adımların Avrupa’yı rekabetçi kılmayacağını ifade etti. CDU’lu Jens Gieseke ise “Made in EU” kurallarının yeşil çeliği kapsam dışı bırakmasını “büyük bir hayal kırıklığı” olarak değerlendirdi. Sektör ile Parlamento ve üye devletler arasındaki bu gerilim, IAA’nın taslaktan farklı bir nihai metinle yürürlüğe girebileceğine işaret ediyor.
