Döviz
SABAH Raporu: Petrol kükredi, altın suskun — Piyasalar savaşı değil enflasyonu fiyatlıyor
KİB/Emre Değirmencioğlu: Türkiye’nin risk primini gösteren 5 yıllık CDS ise 262 baz puana yükselerek son beş ayın zirvesine çıktı.
Orta Doğu’daki savaşın tırmanması enerji fiyatlarını sert şekilde yükseltirken küresel piyasalar yeni haftaya güçlü bir satış dalgasıyla başladı. Petrol fiyatları hızla yükselirken yatırımcıların ilk refleksi güvenli limanlara kaçıştan çok enflasyon riskini fiyatlamak oldu. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altın üzerinde baskı yaratırken küresel piyasalarda riskten kaçış eğilimi belirginleşiyor.
Küresel finans piyasaları yeni haftaya oldukça gergin bir atmosferde başladı. Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı 120 dolar seviyesine kadar yükselirken, yatırımcıların piyasalarda geniş çaplı bir satış eğilimine yöneldiği görülüyor.
İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını genişleterek Tahran yakınlarındaki büyük yakıt depolarını hedef alması ve İran’da Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney’in yeni dini lider olarak seçilmesi bölgedeki gerilimi daha da artırdı. ABD Başkanı Donald Trump yeni lideri “kabul edilemez” olarak nitelendirirken İsrail de yeni liderin hedef olabileceğini söyleyerek tansiyonu yükseltti.
Çatışmaların İran sınırlarının ötesine taşması da riskleri artırdı. İran’ın Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE ve Bahreyn’e yönelik drone saldırıları, enerji ve su altyapısını hedef alarak savaşın yalnızca askerî değil aynı zamanda enerji piyasaları ve küresel ekonomi açısından da büyük bir risk oluşturduğunu ortaya koydu.
Küresel borsalarda sert satış
Artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş hisse senedi piyasalarında satış baskısını artırdı.
ABD’de S&P 500 endeksi haftayı %2 düşüşle tamamlarken yatırımcı korkusunun önemli göstergelerinden biri olan VIX endeksi son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Yeni haftanın ilk işlem gününde Asya piyasalarında satışlar daha da sertleşti.
-
Güney Kore borsası %8’den fazla geriledi
-
Tokyo borsası %7 düştü
-
ABD borsalarının vadeli kontratları %2’nin üzerinde kayıp gösterdi
Bu ortamda döviz piyasasında da doların güç kazandığı görülüyor. EUR/USD paritesi 1,15 seviyesine gerileyerek son dört ayın en düşük seviyelerini test etti.
Belirsizlik ortamı devam ettiği sürece doların güçlü kalmaya devam etmesi bekleniyor.
Altın neden yükselmiyor?
Jeopolitik krizlerin klasik kazananı olarak görülen altının bu kez beklenen tepkiyi vermemesi piyasalarda sıkça tartışılan bir konu haline geldi.
İran savaşının ilk gününde ons altın 5.418 dolar seviyesini test etmiş, ancak kısa süre sonra 4.995 dolar seviyesine kadar gerilemişti.
Bu hareketin arkasında temel olarak enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon korkusu bulunuyor.
Küresel ölçekte ekonomik ve jeopolitik belirsizlik endeksinin tarihin en yüksek seviyesine yükselmesi, enerji piyasalarında güçlü alımları beraberinde getirirken enerji maliyetlerindeki sıçrama küresel enflasyon beklentilerini ciddi biçimde artırdı.
Haftalık bazda bakıldığında Brent petrol %28 yükselirken, Katar’daki LNG tesisine yönelik saldırı sonrası Avrupa doğal gaz fiyatları %64 artış gösterdi.
Bu ölçekte bir enerji şokunda piyasanın ilk refleksi güvenli limanlara kaçıştan çok enflasyon riskini fiyatlamak oldu.
Güçlenen dolar altını baskılıyor
Enerji fiyatlarındaki yükseliş merkez bankalarının faiz indirim sürecini zorlaştırabilecek bir gelişme olarak görülüyor.
Vadeli piyasalara bakıldığında Fed’in bu yıl faiz indirimi ihtimalinin azaldığı görülüyor. Bu durum tahvil faizlerini yukarı iterken doların güçlenmesine neden oluyor.
Uzun süredir Trump’ın ekonomi politikalarının gölgesinde zayıf seyreden dolar, savaş ortamında yeniden küresel yatırımcılar için güçlü bir güvenli liman haline geldi.
Doların başlıca para birimlerine karşı değerini ölçen DXY endeksi, geçen hafta 100 seviyesine yaklaşarak Ocak ayındaki dip seviyelerine göre yaklaşık %4,5 yükseldi.
Faiz getirisi olmayan altının ise böylesi bir ortamda baskı altında kalması şaşırtıcı görülmüyor.
Tarihsel olarak kriz dönemlerinde ilk etapta enflasyon beklentileri doların güçlenmesine yol açarken, savaşın ekonomik maliyetleri belirginleştiğinde yatırımcıların yeniden altına yöneldiği görülüyor.
Bu nedenle piyasalar için asıl kritik soru altının neden yükselmediği değil, savaşın ne kadar süreceği.
Altında kritik seviyeler
Teknik görünümde 5.000 dolar seviyesi altın için önemli bir psikolojik destek olarak öne çıkıyor.
Yukarı yönde ise 5.400 dolar seviyesi önemli bir direnç olarak izleniyor. Bu seviyenin üzerinde gerçekleşecek bir kapanış, altın için tüm zamanların en yüksek kapanışı anlamına gelebilir.
Bu arada ABD’de altına dayalı en büyük ETF olan GLD fonundan geçen hafta 4 milyar doların üzerinde çıkış yaşanması, yatırımcı davranışındaki değişimi açıkça gösteriyor.
Gümüş ve Bitcoin cephesi
Gümüş fiyatlarında da yüksek oynaklık dikkat çekiyor. Analistler 91 dolar seviyesinin aşılmadığı sürece temkinli olunması gerektiğini belirtiyor.
Aşağı yönde 67 ve 60 dolar seviyeleri potansiyel alım bölgeleri olarak değerlendiriliyor.
Kripto para piyasasında ise Bitcoin 67 bin dolar seviyelerinde sıkışmış durumda. Trump’ın kripto düzenlemelerini hızlandırma çağrısına rağmen fiyatlar kısa süreli yükseliş sonrası yeniden geriledi.
Analistler 63 bin dolar seviyesi kırılmadıkça yükseliş ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor.
Savaşın ekonomik faturası büyüyor
Uzmanlara göre savaşın kazananı olmayacak, ancak ekonomik faturası tüm dünyaya yayılacak.
Körfez bölgesindeki enerji altyapısının hedef alınması petrol ve doğal gaz ticaretinin mevcut düzenini ciddi şekilde sarsarken Hürmüz Boğazı’nın kapalı kaldığı her gün küresel maliyetlerin hızla arttığı görülüyor.
Türkiye piyasaları da etkileniyor
Savaşın etkileri Türkiye piyasalarında da hissedilmeye başladı.
Savaşın ilk günlerinde TCMB rezervlerinde yaklaşık 14 milyar dolarlık düşüş yaşandı. Buna rağmen USD/TRY kuru 44 seviyesinde görece sakin bir seyir izliyor.
TCMB’nin sıkı likidite politikasıyla piyasa faizleri fiilen yaklaşık 300 baz puan yükseldi ve TLREF oranı %39,99 seviyesine çıktı.
Borsa İstanbul son üç haftada %10 değer kaybederken, bankacılık endeksi %20 geriledi.
Türkiye’nin risk primini gösteren 5 yıllık CDS ise 262 baz puana yükselerek son beş ayın zirvesine çıktı.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkeler için cari açık ve enflasyon riskini artırıyor.
Piyasaların gözü Orta Doğu’da ve merkez bankalarında
Bu hafta piyasaların odağında hem jeopolitik gelişmeler hem de önemli ekonomik veriler olacak.
Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisi, Perşembe günü ise TCMB’nin Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yakından izlenecek.
Analistler TCMB’nin politika faizini sabit tutmasının güçlü ihtimal olduğunu, ancak enerji fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle daha şahin bir ton kullanabileceğini belirtiyor.
Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının seyri ve Orta Doğu’daki gelişmeler, küresel risk iştahını belirleyen en kritik faktörler olmaya devam edecek.
