Döviz
Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten?
Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.
Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.
TCMB’nin brüt rezervleri 2025 yılında bir önceki yıl sonuna göre 28,9 milyar dolar artarak 155,2 milyar dolardan 184 milyar dolara yükseldi. Ancak bu artışın neredeyse tamamı altın fiyatlarındaki sert yükselişten kaynaklandı. Altın fiyat etkisi dışarıda bırakıldığında, Merkez Bankası’nın rezervlerinde net bir artıştan değil, dikkat çekici bir düşüşten söz etmek gerekiyor.
Altın Fiyatı Etkisi Hariç Tutulduğunda Döviz Rezervleri Geriliyor
Eski TCMB yöneticisi Zafer Yükseler’in hesaplamalarına göre, Merkez Bankası’nın toplam altın rezervleri 2025 yılında 48,1 milyar dolar artarak 112,4 milyar dolara yükseldi. Ancak bu artışın 43,9 milyar dolarlık bölümü, tamamen altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandı. Yani Merkez Bankası’nın fiziki veya net altın alımı sınırlı kaldı.
Bu tablo, altın hariç döviz varlıklarında yaşanan sert düşüşle daha net ortaya çıkıyor. TCMB’nin toplam döviz varlıkları 2025 yılında 19,6 milyar dolar azalarak 83,5 milyar dolardan 63,9 milyar dolara geriledi. Net döviz varlıkları ise aynı dönemde 20 milyar dolarlık düşüşle -38,2 milyar dolara indi.
Altın tarafında ise fiyat etkisi sayesinde net altın varlıkları 40,4 milyar dolarlık artışla 96 milyar dolara yükseldi. Bu durum, rezerv artışının gerçek bir likidite güçlenmesi değil, muhasebesel bir fiyat etkisi olduğunu gösteriyor.
Cari Açık, Finansman ve “Net Hata Noksan” Bilmecesi
Rezervlerdeki bu görünmez erimenin anahtarı, ödemeler dengesi verilerinde saklı. Açıklanan Ekim 2025 verilerine göre, Türkiye’nin ilk 10 aylık cari açığı 14,5 milyar dolar oldu.
Finansman tarafına bakıldığında ise tablo ilk bakışta olumlu görünüyor:
-
3,5 milyar dolar doğrudan yatırım girişi
-
15,8 milyar dolar borç girişi
-
0,8 milyar dolar portföy çıkışı
Bu kalemlerle birlikte finansman tarafında net 18,5 milyar dolarlık giriş gerçekleşti ve bu tutar cari açığın üzerinde.
Ancak asıl sorun, aynı dönemde kayda geçen 15,6 milyar dolarlık “net hata ve noksan” çıkışı. Cari açık ile birlikte değerlendirildiğinde, kaynağı belirsiz bu çıkışlarla birlikte 30 milyar doların üzerinde bir finansman açığı oluştu. Sonuç olarak TCMB rezervleri 10 ayda 13,1 milyar dolar azaldı.
Altın Kotası Sonrası Derinleşen “Kara Delik”
Rezervlerdeki bu gizemli erimenin önemli bir ayağı, Ağustos 2023’te devreye alınan altın ithalat kotası ile bağlantılı görünüyor. Kota uygulamasının başladığı tarihten bu yana net hata ve noksan kaleminde toplam 30,9 milyar dolarlık çıkış kaydedildi.
Oysa kota öncesindeki 27 aylık dönemde veriler, 29,3 milyar dolarlık kaynağı belirsiz para girişine işaret ediyordu. Bu sert yön değişimi, dikkatleri altın piyasasına çevirdi.
Mayıs 2023 seçimleri öncesinde finansal dalgalanma ile birlikte altın ithalatı hızla artmış, seçim sonrası ise Ağustos 2023’te aylık 12 tonluk altın ithalat kotası uygulanmaya başlanmıştı. Kota sonrası dönemde yurt içi ve yurt dışı altın fiyatları arasındaki fark tarihi zirvelere ulaştı.
Uzmanlara göre bu fiyat farkı, altın kaçakçılığında patlamaya yol açtı ve net hata noksan kalemindeki yüksek çıkışların önemli bir bölümü bu kanaldan gerçekleşti.
Merkez Bankası’nın Altın Alımını Durduran Adım
Bu gelişmelerin ardından TCMB, Ekim 2025 ortasında yurt içi madenlerden altın alımını durdurma kararı aldı. Bu adımın ardından yurt içi–yurt dışı altın fiyat farkında belirgin bir gerileme yaşandı.
Ancak tablo net: Merkez Bankası rezervlerindeki artış, altın fiyatları sayesinde oluşan bir görüntüden ibaret. Döviz rezervleri eriyor, net hata ve noksan kalemi büyüyor ve rezervlerin arkasındaki finansman kalitesi giderek zayıflıyor.
Ekonomi yönetiminin “rezervler güçleniyor” söyleminin aksine, Merkez Bankası bilançosunda görünmeyen ama giderek derinleşen bir delik oluştuğu artık rakamlarla da açıkça görülüyor.
Kaynak: Nefes Gazetesi
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
