Sosyal Medya

Borsa

GCM’den 2026 hisse strateji raporu: Çıkış potansiyeli yüksek

Küresel ve yurt içi makroekonomik görünüm, para politikası beklentileri ve finansal koşulların seyrine bağlı olarak Borsa İstanbul’da önümüzdeki dönemde hem destekleyici hem de baskılayıcı faktörler aynı anda etkili olmaya devam edecek. Bu denge, orta vadeli stratejik beklentilere ek olarak dönemsel taktiksel işlem fırsatlarının da önünü açabilir.

GCM’den 2026 hisse strateji raporu:  Çıkış potansiyeli yüksek

Borsa İstanbul’da Denge Arayışı: Fırsatlar ve Riskler Yan Yana


Küresel ve yurt içi makroekonomik görünüm, para politikası beklentileri ve finansal koşulların seyrine bağlı olarak Borsa İstanbul’da önümüzdeki dönemde hem destekleyici hem de baskılayıcı faktörler aynı anda etkili olmaya devam edecek. Bu denge, orta vadeli stratejik beklentilere ek olarak dönemsel taktiksel işlem fırsatlarının da önünü açabilir.

https://idsb.tmgrup.com.tr/ly/uploads/images/2020/07/27/48731.jpg
https://www.researchgate.net/publication/311864304/figure/fig2/AS%3A669302378229786%401536585530964/DJIA-and-BIST-100-Index-Chart.png
4

Olumlu Faktörler Öne Çıkıyor

Borsa İstanbul açısından olumlu tarafta dikkat çeken unsurların başında yabancı yatırımcıların hâlen düşük seviyelerde bulunan pozisyonlanması geliyor. Değerleme çarpanları ise hem tarihsel ortalamalara hem de benzer gelişmekte olan ülke piyasalarına kıyasla cazip seviyelerde seyrediyor.

Son iki yılda bireysel yatırımcı portföylerinde hisse senetlerinin ağırlığının belirgin biçimde azalması da dikkat çekici bir gelişme. Yüksek faiz ortamında mevduat getirilerinin, küresel belirsizlikler eşliğinde ise altın fiyatlarının öne çıkması, hisse tarafında potansiyel bir “geri dönüş alanı” yaratıyor.

Şirketler cephesinde, özellikle döviz yükümlülüğü bulunan firmalar açısından döviz likiditesine erişimin görece rahat olması ve kur risklerinin sınırlı kalması önemli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor. İhracat odaklı şirketler ise Avrupa’da devreye alınan altyapı ve savunma harcamalarına yönelik mali teşvik paketlerinden doğrudan ya da dolaylı talep artışı yoluyla fayda sağlayabilir.

Küresel para politikası görünümü de risk iştahını destekleyici bir çerçeve sunuyor. Fed ve İngiltere Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine yönelmesi, buna karşın Avrupa Merkez Bankası’nın yeni bir faiz artırımına gitmeyecek olması, küresel likidite algısını iyileştiriyor. Buna ek olarak emtia fiyatlarının düşük ve görünümün ılımlı seyretmesi, maliyet baskılarını sınırlayan bir unsur olarak öne çıkıyor.

Kredi derecelendirme kuruluşlarından gelebilecek olası not artışları yabancı yatırımcı algısını desteklerken, BDDK’nın swap kısıtlarında sınırlı da olsa gevşemeye gidebileceğine yönelik beklentiler de sermaye girişleri açısından yakından izleniyor. Yüksek mevduat faizlerinin gerilemeye başlamasıyla birlikte portföylerde yeniden dengeleme ihtiyacının hızla gündeme gelmesi de hisse senetleri için orta vadeli bir destek oluşturabilir. Teknik analiz tarafında uzun vadeli göstergelerden gelebilecek olumlu sinyaller de bu tabloyu tamamlıyor.

Riskler Gündemde Kalmaya Devam Ediyor

Olumsuz tarafta ise yurt içi talep koşullarının beklenenden daha dirençli seyretmesi ve enflasyondaki düşüşün gecikmesi, finansal koşulların uzun süre sıkı kalabileceği endişesini canlı tutuyor. Bu durum, özellikle riskli varlıklar üzerinde baskı yaratabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.

Küresel jeopolitik risklerde yaşanabilecek yeni tırmanışların navlun fiyatlarını yeniden yukarı çekmesi, maliyetler ve dış ticaret dengesi açısından olumsuz bir senaryo oluşturabilir. Japonya Merkez Bankası’nın sınırlı da olsa faiz artırımlarına devam edebileceği yönündeki fiyatlamalar da küresel piyasalarda dalgalanma riskini artırıyor.

Yılın ilk yarısında yüksek TL mevduat ve tahvil faizleri ile karşılaştırıldığında, hisse senetlerinde beklenen getirinin bu risklere değip değmeyeceği yönündeki sorgulama yatırımcı davranışlarını sınırlayabilir. Kredi kısıtlarının devam ettiği bir ortamda, borçluluğu yüksek, kısa vadeli yükümlülükleri ağır, stok maliyeti ve işletme sermayesi ihtiyacı yüksek şirketlerde finansal sıkışmalar gündeme gelebilir.

Kamu maliyesi tarafında açıklanan tasarruf tedbirleri ve vergilerde gündeme gelebilecek ilave yüklerin talep ve kârlılık üzerinde yaratabileceği baskı da yakından izleniyor. Halka arzların devam etmesi endeks genelinde fiyatlama baskısı yaratırken, Avrupa ekonomisinde özellikle Almanya öncülüğünde imalat ve inşaat sektörlerinde süren daralma, ihracatçı şirketler açısından risk oluşturmaya devam ediyor.

2022–2024 Rallisinden 2025 Konsolidasyonuna

BIST-100 endeksi, 2022–2024 döneminde düşük faiz–yüksek enflasyon ortamının etkisiyle, kısa süreli oynaklıklar dışında geniş tabanlı ve güçlü bir performans sergilemişti. Bu dönemde sektör ve hisse seçiminin önemi görece azalırken, 2025 yılına gelindiğinde tablo belirgin biçimde değişti.

Yatırımcıların risksiz faiz getirilerini hem dolar bazında hem de enflasyona kıyasla reel anlamda daha cazip görmesi, endekste belirgin bir konsolidasyon sürecini beraberinde getirdi. Bu dönemde BIST-100’ün dolar bazında 250 dolar seviyesinin üzerine kalıcı şekilde çıkamadığı, değerleme çarpanlarında ise küresel muadillerle ayrışmanın arttığı görüldü.

İkinci Yarıda Hisse Senetlerine İlgi Artabilir

Önümüzdeki dönemde olumlu ve olumsuz faktörlerin oluşturduğu dengede, yılın ilk yarısında faiz cazibesinin sürmesi bekleniyor. Ancak faiz getirilerinin realize edilmesiyle birlikte, yılın ikinci yarısında hisse senetlerine yönelik ilginin artması olası görülüyor. Bu çerçevede, 2026’nın ilk yarısında hisse seçiminin kritik olmaya devam etmesi, yılın ikinci yarısında ise daha genele yayılan bir yükseliş hareketi oluşması bekleniyor.

Öne Çıkan Sektör ve Temalar

Bu süreçte avantajlı olabileceği değerlendirilen alanların başında bankacılık sektörü geliyor. Normalleşme süreci ve yabancı sermaye girişleri beklentisi, işlem derinliği ve likiditesi yüksek banka hisselerini öne çıkarıyor.

Savunma sanayi, küresel jeopolitik belirsizlikler ve Avrupa kaynaklı talep beklentileri nedeniyle stratejik önemini koruyor. İnşaat, yapı malzemeleri, beyaz eşya ve mobilya sektörleri ise kredi faizlerinin gerilemesiyle birlikte hem yurt içi hem de çevre ülkelerdeki olası talep artışından fayda sağlayabilir.

Buna ek olarak, değerleme açısından endeks geneline ve küresel benzerlerine kıyasla ucuz kalan model portföy hisseleri, mevduat getirileriyle karşılaştırıldığında öne çıkabilecek potansiyel barındırıyor.

Endeks İçin Hedef Senaryolar

Baz senaryoda, yurt içi enflasyon görünümü, GSYH büyümesi ve değerleme çarpanları dikkate alındığında BIST-100 endeksi için 16.000 seviyeleri öne çıkıyor. Kredi notunda olası iyileşmeler ve küresel muadillere göre ucuz kalan değerlemeler bu hareketi destekleyebilir. Ancak şirket kârlılıklarında yılın ilk yarısında beklenen zayıf seyir nedeniyle değerlenmenin zamanlaması ikinci yarıya sarkabilir.

Daha iyimser senaryoda ise şirket kârlılıklarının tahminlerden daha dayanıklı kalması ve küresel sermaye akımlarının destekleyici olması halinde, endeksin yıl sonunda 18.000 seviyelerine kadar yükselme potansiyeli bulunuyor.

BAKMADAN GEÇME

  • JP Morgan’dan Gelişen Pazar Uyarısı: Riskler Artıyor, Tavsiye Düşürüldü

    JP Morgan stratejistleri, gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik tavsiyelerini “ağırlık artır” seviyesinden “piyasa ağırlığı”na indirdi. Banka, güçlü bir performansla…

  • Konut ve Arsa Satışlarında Dolandırıcılığa Son: Taşınmaz Satışlarında Blokeli Ödeme Sistemi Başlıyor

    Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul alım-satım işlemlerinde uzun süredir tartışma konusu olan ödeme güvenliği sorununu ortadan kaldıracak önemli bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Bakanlık tarafından yapılan değişiklikle, ikinci el araç satışlarında uygulanan Güvenli Ödeme Sistemi, 1 Mayıs 2026 itibarıyla konut, arsa ve tüm taşınmaz satışlarında zorunlu hale getirilecek.

  • İstanbul Valiliği Buzlanma ve Don Tehlikesine Karşı Uyardı: “Olumsuzluklara Karşı Dikkatli ve Tedbirli Olunması Gerekmektedir”

    İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, "İl genelinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, kent genelinde yağmur ile karla karışık yağışların etkisini sürdüreceği belirtilerek, özellikle buzlanma ve don riskine karşı vatandaşların uyarıldığı aktarıldı.

  • Tarım Sektörünün İhracattaki Payı Yüzde 15,3’e Ulaştı

    Tarım sektörü, 2025 yılında 36,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Bu rakamın içinde mobilya, kağıt ve orman ürünleri de yer aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, sektörün ihracatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,6 artış göstererek 36,4 milyar doların üzerine çıktı. Tarım sektörünün toplam ihracattaki payı ise yüzde 15,3 olarak kaydedildi.

  • Trump’ın Tarife Tehdidi Almanya Otomotiv Hisselerini Sarsıyor: Mercedes ve BMW Hisselerini Etkiledi

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland konusundaki taleplerine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesine yönelik tarife tehditleri, Almanya’da özellikle otomotiv sektöründe ciddi bir dalgalanmaya yol açtı. Frankfurt Borsası’nda işlem gören önde gelen Alman otomobil üreticilerinin hisseleri, yatırımcıların artan endişeleriyle birlikte keskin değer kayıpları yaşadı. Buna göre, Mercedes-Benz hisseleri %2,7, BMW %3,35, Porsche %2,88 ve Volkswagen %3,64 oranında düştü.

  • Garanti BBVA Portföy’den Rekor Büyüklük: Yatırımcı Güveniyle 1 Trilyon Lira

    Garanti BBVA Portföy, yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğünün 1 trilyon lirayı geçtiğini açıkladı. Bankadan yapılan bilgilendirmeye göre, 15 Ocak tarihli TEFAS verilerine göre, şirketin portföy yönetimindeki yatırım fonlarının toplam değeri 1 trilyon lirayı aşarak sektörde önemli bir dönüm noktasına ulaştı.

  • Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Kasım’da Azaldı

    Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre %1,3 azalarak 163,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

Benzer Haberler