Sosyal Medya

Reklam

Konkordato Sürecinde Alacaklarınızı Nasıl Güvence Altına Alırsınız?

Küresel ticaretin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde, işletmeler için ticari alacak sigortası yalnızca bir güvence değil, stratejik bir finansal koruma aracına…

Konkordato Sürecinde Alacaklarınızı Nasıl Güvence Altına Alırsınız?

Küresel ticaretin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde, işletmeler için ticari alacak sigortası yalnızca bir güvence değil, stratejik bir finansal koruma aracına dönüşmüş durumda. Özellikle Türkiye’de son yıllarda artış gösteren konkordato başvuruları, şirketlerin tahsilat risklerini yönetme biçimini yeniden düşünmelerini zorunlu kılıyor. Allianz Trade’in küresel ölçekte edindiği veriler, ödeme davranışlarındaki bozulmanın hem yerel hem de uluslararası ticareti doğrudan etkilediğini gösteriyor.

Peki konkordato nedir, alacaklı şirketleri nasıl etkiler ve Allianz Trade’in sunduğu çözümler bu riskleri nasıl minimize eder?

Konkordato Nedir? Şirketleri ve Alacaklıları Nasıl Etkiler?

Konkordato, borçlu şirketlerin mali dengeyi yeniden sağlamak amacıyla alacaklılarla anlaşma yapmasına olanak tanıyan yasal bir yeniden yapılandırma sürecidir. Bu süreç, borçlunun iflasını önleyerek faaliyetlerini sürdürmesine imkan tanır. Ancak alacaklı şirketler için durum çok daha karmaşıktır; tahsilatlar ertelenir, ödeme planları belirsizleşir ve nakit akışı sekteye uğrar.

Borçlu şirketin mali dengesini koruma yöntemi olarak konkordato

Konkordato, borçlu şirketlere geçici bir rahatlama sağlarken, alacaklılar açısından çoğu zaman “bekleme dönemi” anlamına gelir. Bu süreçte şirketlerin alacaklarını tahsil etmesi ya tamamen durur ya da çok uzun vadeye yayılır. Dolayısıyla işletmelerin operasyonel sürekliliği doğrudan etkilenir.

Konkordato ilanı sonrası alacaklıların karşılaştığı sorunlar

Konkordato ilanı sonrasında alacaklılar şu risklerle karşı karşıya kalır:

  • Alacakların yasal olarak ertelenmesi veya taksitlendirilmesi,
  • Faiz ve gecikme gelirlerinin kesilmesi,
  • Yeni sözleşmelerde teminat taleplerinin artması,
  • Borçlu tarafın mali durumuna dair bilgi akışının zayıflaması.

Bu faktörler, özellikle tedarikçi konumundaki işletmeler için ciddi nakit akışı problemleri doğurabilir.

Konkordato Sürecinde Tahsilat Neden Zorlaşır?

Konkordato ilan eden bir borçlu, mahkemece koruma altına alınır ve bu süreçte alacaklıların doğrudan tahsilat girişimleri yasaklanır. Dolayısıyla icra takipleri durur, teminatlar devreye alınamaz ve ödeme planları mahkeme tarafından belirlenir.

Hukuki süreçler ve ödeme erteleme süreleri

Konkordato mühleti boyunca (genellikle 3 ay, mahkeme kararıyla 1 yıla kadar uzatılabilir) alacakların tahsili fiilen durur. Bu, özellikle kısa vadeli nakit döngüsüyle çalışan işletmeler için ciddi bir finansal baskı yaratır. Alacaklı şirketler, borçlu tarafın mali durumunu yakından izleyemediği için risk analizi de zorlaşır.

Tedarikçi ve alacaklılar için oluşan riskler

Konkordato döneminde iş ilişkilerini sürdürmek, tedarikçiler açısından yeni alacakların da riske girmesi demektir. Bu durum, zincirleme nakit krizi yaratabilir. Allianz Trade’in tahsilat verileri, bu tür dönemlerde alacak tahsilat oranlarının dramatik biçimde düşebildiğini gösteriyor. Bu nedenle, konkordato riskine karşı önceden önlem almak kritik önem taşır.

Alacak Sigortası ile Konkordato Riskine Karşı Nasıl Önlem Alınır?

Finansal belirsizlik ortamlarında, Allianz Trade Ticari Alacak Sigortası, işletmelere konkordato riskine karşı güçlü bir koruma sağlar. Bu sigorta, alıcının ödeme güçlüğüne düşmesi, konkordato ilan etmesi veya iflas etmesi durumunda devreye girerek sigortalı alacakları belirlenen limitler dahilinde tazmin eder.

Allianz Trade, 160’tan fazla ülkede 289 milyon şirketin finansal durumunu izleyerek kredi risklerini değerlendirir.

Allianz Trade’in sunduğu alacak sigortası yalnızca bir tazminat aracı değildir; aynı zamanda bir risk önleme sistemidir.

  • Her alıcı için özel kredi limitleri belirlenir,
  • Riskli alıcılar erken uyarı sistemleriyle tespit edilir,
  • Tahsilat süreçleri uluslararası hukuk ağı üzerinden yönetilir.

Bu sayede işletmeler konkordato riskine yakalanmadan önce önlem alma fırsatı bulur.

Ticari alacak sigortası kullanımının avantajları

Bu sektörlerde Allianz Trade Ticari Alacak Sigortası, hem yurt içi hem de ihracat pazarlarında güvenli ticaret imkanı sunar. Sigorta sayesinde:

  • Ödenmeyen alacaklar tazmin edilir,
  • Müşteri riskleri sürekli analiz edilir,
  • Şirketler yeni pazarlara güvenle açılabilir.

Allianz Trade’in küresel veri tabanı ve güçlü tahsilat ağı, alacakların yalnızca güvence altına alınmasını değil, daha verimli yönetilmesini de sağlar.

Konkordato Riskine Karşı Alacaklarınızı Koruma Altına Alın

Konkordato süreçleri, yalnızca borçlu şirketler için değil, tüm tedarik zinciri için stres testidir. Bu dönemde işletmelerin en büyük güvencesi, finansal dayanıklılığı artıran alacak sigortası çözümleridir. Allianz Trade, global analiz gücü ve yerel piyasa uzmanlığıyla şirketlerin risklerini öngörmesine ve yönetmesine destek olur.

Şirketlerin finansal sürdürülebilirliği için sigortanın önemi

Allianz Trade’in sunduğu ticari alacak sigortası, konkordato gibi kriz dönemlerinde işletmelere üç temel avantaj sağlar:

  1. Nakit akışının korunması: Tahsil edilemeyen alacaklar tazmin edilerek finansal istikrar sağlanır.
  2. Riskin önceden yönetimi: Alıcı kredibilitesi analiz edilerek riskli ilişkiler önlenir.
  3. Uluslararası güvence: 160’tan fazla ülkede geçerli tahsilat ağı sayesinde global güvenlik sunulur.

Bu özellikler, işletmelerin büyüme planlarını güvenle sürdürmesine olanak tanır.

Ticari alacak sigortası hakkında hemen bilgi alın

Konkordato veya ödeme güçlüğü riskine karşı işletmenizi korumak için Allianz Trade’in sunduğu ticari alacak sigortası çözümlerini inceleyebilirsiniz. Allianz Trade’in web sitesindeki ticari alacak sigortası başvuru formu üzerinden 15 müşteriniz için ücretsiz risk analizi talep edebilir, alacaklarınızı güvence altına almanın ilk adımını atabilirsiniz. Bugün atacağınız doğru adımlar, yarın şirketinizin istikrarını koruyacaktır.

 

 

 

Advertorial

 

BAKMADAN GEÇME

  • Mehmet Öğütçü yazdı:   ABD: Müttefik mi, İyi Bir “Satıcı” mı?

    Doğu’nun en büyük trajedisi, hâlâ büyük güçlerin vicdanı olduğuna inanmaktır. Oysa büyük güçlerin sadece çıkar muhasebesi vardır. Vicdan, vefa, sadakat onların strateji kitaplarında yer almaz.

  • S. Cem Çiloğlu: Ufak Bir ÖSBA Analizi: Bir Resim Bin Kelime

    Özel sektör tahvil pazarı hala hak ettiği yere gelemedi

  • Küresel piyasalarda ralli sürüyor: Dolar zayıfladı, altın yükseldi, ABD borsaları toparlandı

    Küresel piyasalarda risk iştahı artarken, doların zayıflaması hisse senetleri ve altını destekledi. Asya borsaları yükselişini sürdürürken, yatırımcıların ABD varlıklarından kademeli çıkış eğilimi dikkat çekti. ABD’de ise Trump’ın Avrupa’ya yönelik tarife tehditlerinden geri adım atmasıyla birlikte borsalar ikinci gün üst üste yükseldi; S&P 500 ve Nasdaq güçlenirken küçük ölçekli hisseleri izleyen Russell 2000 rekor kırdı.

  • Japonya’da enflasyon Mart 2022’den bu yana en düşük seviyede

    Japonya’da yıllık enflasyon Aralık ayında yüzde 2,1’e gerileyerek Mart 2022’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Genel fiyat baskıları belirgin şekilde azalırken, pirinç fiyatları hâlâ tarihi zirvelere yakın seyrediyor. Seçim sürecine giren ülkede hayat pahalığı siyasi gündemin merkezinde yer alırken, gözler Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bugün açıklayacağı para politikası kararına çevrildi.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Boş laf karın doyurmuyor…’

    Türkiye ekonomisinin gerçeklikten kopmuş fotoğrafı sorunların kendisinden daha büyük bir problem teşkil ediyor...

  • Borsa İstanbul’da gong Üçay Mühendislik için çaldı

    Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanındaki faaliyetleri ile döngüsel ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik’in gong töreni bugün Borsa İstanbul’da gerçekleştirildi...

  • Metal İşkolunda müzakerelerin 140. gününde anlaşmaya varıldı…

    MESS, muhatabı üç işçi sendikası ile son iki dönemde olduğu gibi, bu dönemde de üçlü mutabakatla eş zamanlı olarak Grup Toplu İş Sözleşmelerini imzaladı...

  • Haftalık Para Hareketleri: TCMB rezervleri doldu taştı, yabancı tahvile üşüştü

    16 Ocak haftasında Türkiye finansal piyasalarında güçlü sermaye girişleri ve rezerv artışı dikkat çekti. TCMB’nin brüt ve swap hariç net rezervlerinde sert yükseliş yaşanırken, yabancı yatırımcılar tahvil ve hisse senetlerine alımlarını hızlandırdı. Döviz mevduatlarında artış sürerken, KKM’de çözülme neredeyse tamamlanma aşamasına geldi. Tahvil faizlerindeki gerileme ve yabancı ilgisi, parasal sıkılaşma sürecine olan güvenin güçlendiğine işaret ediyor.

  • Euro Bölgesi Tüketici Güveni Ocak’ta Beklentilerin Üzerinde Kaldı

    AB Komisyonu, Ocak ayına ilişkin tüketici güveni verilerini açıkladı. Buna göre, Euro Bölgesi’nde tüketici güveni -12,4 seviyesinde gerçekleşerek beklentilerin üzerinde kaldı. Aralık ayına kıyasla endeks 0,8 puan düşüş gösterdi; piyasa beklentisi ise -13,6 seviyesindeydi.

  • ANALİZ: TCMB’nin “Şahin” Sürprizi: Faiz İndirimleri Sürecek Mi?

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında piyasa beklentilerinin aksine "temkinli" bir duruş sergileyerek politika faizini 100 baz puan indirdi. Piyasa oyuncularının genel konsensüsü olan 150 baz puanlık indirim beklentisinin altında kalan bu karar, finansal piyasalarda kartların yeniden karılmasına neden oldu. Politika faizinin %38’den %37’ye çekilmesi, ekonomi çevrelerinde "TCMB enflasyon hedeflerinde ne kadar kararlı?" sorusunu gündemin ilk sırasına taşıdı.

  • ING Global’den TCMB’nin Yılın İlk Faiz Kararı Sonrası Yeni Faiz Tahmini Geldi

    Hollanda merkezli büyük bankalardan ING Global, TCMB’nin faiz kararını takiben yayımladığı raporda, mevcut ekonomik görünüm doğrultusunda Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini sürdürmesini beklediğini ifade etti. Banka, önümüzdeki dönemde atılacak adımların büyüklüğünün ise "100–150 baz puan aralığında kalacağını" öngördü.

  • Bakır fiyatlarındaki sıçrama madenciler için “sahte umut” mu?

    Bakır fiyatları son bir yılda yüzde 50’ye yakın yükselerek Londra Metal Borsası’nda ton başına 13 bin doların üzerine çıktı. Ancak analistler, bu yükselişin büyük ölçüde geçici faktörlerden kaynaklandığını ve yeni maden yatırımlarını kalıcı biçimde teşvik etmek için yeterli olmayabileceğini vurguluyor. ABD tarifeleri, arz sıkışıklığı ve jeopolitik belirsizlikler fiyatları desteklerken; talep görünümündeki soru işaretleri, geri dönüşüm arzı ve yatırım maliyetleri bakır piyasasında temkinli duruşu öne çıkarıyor.

  • Commerzbank Analisti Yorumladı: ABD ve Avrupa Gerilimi Hangi Para Birimine Avantaj Sağlar?

    Commerzbank analisti Baur, ABD ile Avrupa arasında yeniden bir gerilim oluşması durumunda, dolar dışındaki para birimlerine olan yönelimin hız kazanabileceğini ve böyle bir ortamda euronun öne çıkabileceğini ifade etti. Commerzbank analisti Volkmar Baur’a göre Avrupa, küresel çapta euroya duyulan güveni artıracak koşulları sağlayabilir.

Benzer Haberler