Sosyal Medya

Genel

Reuters/Ipsos: Trump’ın Onayı Görev Süresinin En Düşük Seviyesine Geriledi

Reuters/Ipsos anketine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın kamuoyu desteği %38’e düşerek ikinci döneminin en düşük seviyesine indi. Amerikalılar, yaşam maliyetinin kontrol altına alınamaması ve Jeffrey Epstein dosyalarının akıbeti konusunda Trump’ın tutumundan memnun değil. Cumhuriyetçi tabandaki desteğin de gerilemesi, Trump’ın parti üzerindeki hâkimiyetinin zayıfladığına işaret ediyor.

Reuters/Ipsos: Trump’ın Onayı Görev Süresinin En Düşük Seviyesine Geriledi

Reuters/Ipsos anketine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın kamuoyu desteği %38’e düşerek ikinci döneminin en düşük seviyesine indi. Amerikalılar, yaşam maliyetinin kontrol altına alınamaması ve Jeffrey Epstein dosyalarının akıbeti konusunda Trump’ın tutumundan memnun değil. Cumhuriyetçi tabandaki desteğin de gerilemesi, Trump’ın parti üzerindeki hâkimiyetinin zayıfladığına işaret ediyor.


Trump’ın Onayı 38’e Geriledi

Reuters/Ipsos tarafından dört gün boyunca yapılan ve pazartesi günü tamamlanan ankete göre Başkan Donald Trump’ın onay oranı %38’e indi. Bu oran, Trump’ın ikinci döneminde ölçülen en düşük seviye olarak kayda geçti.

Anket, 1.017 yetişkin ile çevrimiçi yapıldı ve yaklaşık %3 hata payına sahip.

Trump ikinci dönemine ocak ayında %47 gibi yüksek bir destekle başlamıştı. Ancak dokuz puanlık düşüş sonrası, Trump’ın güncel desteği hem kendi ilk dönemindeki en düşük seviyelere hem de selefi Joe Biden’ın en zayıf dönemlerine yakın seyrediyor.

 


Epstein Dosyası ve Yaşam Maliyeti Tepki Çekiyor

Trump’ın popülerliğindeki düşüşün iki ana nedeni öne çıkıyor:

  1. Yüksek yaşam maliyetinin kontrol altına alınamaması,

  2. Jeffrey Epstein dosyalarının açıklanmasına yönelik direnci.

Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi, salı günü Adalet Bakanlığı’nın Epstein dosyalarını açıklamasını zorunlu kılan bir düzenlemeyi kabul etti. Trump, aylarca bu adıma karşı çıkmış, hatta Kongre’deki en yakın destekçilerinden biri olan Marjorie Taylor Greene bile bu tavra sert tepki göstermişti.

Trump, mecliste oylama sürecinin hızlanması üzerine pazar günü pozisyonunu değiştirdi ve dosyaların açıklanmasına destek verdi.


Cumhuriyetçiler Arasında Desteği de Düştü

Trump’ın siyasi kariyeri boyunca Cumhuriyetçi tabandan aldığı destek görece yüksek kalsa da, yeni ankette Cumhuriyetçilerin Trump’a onayı %87’den %82’ye geriledi.

Bu düşüş, özellikle Epstein dosyasının yarattığı siyasi baskının ve ekonomik sıkıntıların parti içinde de bir rahatsızlık yarattığını gösteriyor.

Bağımsız siyasi stratejist Mike Ongstad, durumu şöyle yorumluyor:

“Bu, Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki hâkimiyetinin belki de en büyük sınavı.”


Amerikalılar En Çok Fiyatlardan Şikâyetçi

Ankete göre Amerikalılar Trump’ın ekonomik yönetiminden memnun değil. Özellikle yaşam maliyeti krizinin hafifletilememesi büyük tepki topluyor.

Cumhuriyetçi stratejist Doug Heye:

“Her şey fiyatlarla ilgili. İnsanlar markete gidiyor, kasada ödedikleri rakama inanamıyor.”

Sadece %26 Amerikalı, Trump’ın yaşam maliyetini yönetme konusunda “iyi iş çıkardığını” söylüyor. Ay başında bu oran %29 idi.

ABD’de tüketici fiyatları, eylülde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %3 arttı. İşgücü piyasasının da zayıflaması, hanehalkı üzerindeki baskıyı artırıyor.

Katılımcıların %65’i, hatta her üç Cumhuriyetçiden biri, Trump’ın fiyatları kontrol edemediği görüşünde.


Trump’ın Gümrük Vergileri de Tartışma Yaratıyor

Trump’ın en önemli ekonomi politikası, ithalat vergilerini artırarak Amerikan üretimini teşvik etmek. Ancak birçok ekonomiste göre:

  • Vergiler fiyatları yükseltiyor,

  • Enflasyonu körüklüyor,

  • Hanehalkı maliyetlerini yukarı çekiyor.

Kamuoyundaki bu algı nedeniyle Trump geçen hafta kahve, muz, et gibi temel ürünlerde ithalat vergilerini düşürme kararı aldı.


Epstein Dosyasında Memnuniyet Çok Daha Düşük

Reuters/Ipsos anketine göre Trump’ın Epstein dosyasıyla ilgili tutumu, genel onay oranından bile kötü durumda.

  • Yalnızca %20 Trump’ın Epstein sürecini doğru yönettiğini düşünüyor.

  • Cumhuriyetçilerde bu oran %44.

Daha da dikkat çekici olan ise Amerikan halkının %70’inin, hükümetin Epstein’ın müşterileri hakkında bilgi sakladığına inanması. Bu oran:

  • Demokratlarda %87,

  • Cumhuriyetçilerde %60.

Bu tablo, Epstein meselesinin Amerikan siyasetinde partiler üstü bir güvensizlik kaynağı haline geldiğini ortaya koyuyor.


2026 Ara Seçimleri Öncesi Riskler Artıyor

Trump’ın zayıflayan kamuoyu desteği, Cumhuriyetçilerin 2026’daki Kongre seçimlerinde dezavantaj yaşamasına yol açabilir. Ancak anket, seçmenlerin hâlâ Cumhuriyetçi Parti’yi ekonomi yönetimi konusunda Demokratlara kıyasla daha yetkin gördüğünü gösteriyor.

Yine de uzmanlara göre tablo net:

“Trump’ın popülaritesindeki düşüş, Cumhuriyetçilerin hem ekonomik hem siyasi risklerini artırıyor.”

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

Benzer Haberler