Sosyal Medya

Genel

Morgan Stanley ve JPMorgan’dan Altın İçin Yeni Tahmin: 2026’da 4.400–5.000 Dolar Arası

Morgan Stanley’in yeni raporu, altının güçlü seyrinin 2026’ya kadar sürebileceğini öngörüyor. Banka, ons altın tahminini 3.313 dolardan 4.400 dolara yükseltti. JPMorgan ise, kısa vadeli düzeltmeye rağmen 2026 son çeyreğinde ons başına 5.055 dolara ulaşılabileceğini belirtiyor. Jeopolitik gerilimler, doların zayıflaması ve Fed belirsizlikleri bu ralliyi desteklerken; ABD-Çin görüşmeleri ve olası faiz politikaları fiyatlamayı şekillendirecek.

Morgan Stanley ve JPMorgan’dan Altın İçin Yeni Tahmin: 2026’da 4.400–5.000 Dolar Arası

Morgan Stanley’in yeni raporu, altının güçlü seyrinin 2026’ya kadar sürebileceğini öngörüyor. Banka, ons altın tahminini 3.313 dolardan 4.400 dolara yükseltti. JPMorgan ise, kısa vadeli düzeltmeye rağmen 2026 son çeyreğinde ons başına 5.055 dolara ulaşılabileceğini belirtiyor. Jeopolitik gerilimler, doların zayıflaması ve Fed belirsizlikleri bu ralliyi desteklerken; ABD-Çin görüşmeleri ve olası faiz politikaları fiyatlamayı şekillendirecek.


Morgan Stanley: “Altın artık yalnızca enflasyona karşı koruma değil”

ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, altın fiyatlarının yükseliş trendini koruyacağı görüşünü yineledi. Banka, 2026 sonuna kadar ons altının 4.400 dolara ulaşabileceğini, bunun da mevcut seviyelere göre yaklaşık %10 ek kazanç anlamına geldiğini açıkladı.

Analizde, bu yükselişi destekleyen dört ana faktör öne çıkıyor:

  1. Jeopolitik gerilimlerin artması,

  2. ABD Merkez Bankası (Fed) politikalarındaki belirsizlikler,

    Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
    ASELS ▲ Long
    GirişNONEEE
    T/P HedefNONEEE
    S/L StopNONEEE
    + TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
    🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
    ÖRNEK RAPORU GÖR →
    Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.
  3. Washington’daki hükümet kapanma riski,

  4. ABD dolarının küresel piyasalarda zayıflaması.

Morgan Stanley Stratejisti Amy Gower, “Yatırımcılar altını artık sadece enflasyona karşı bir koruma aracı olarak değil, küresel risklerin barometresi olarak görüyor. Merkez bankalarının alımları, güçlü ETF girişleri ve belirsizlik ortamı talebi artırıyor” dedi.


1996’dan bu yana ilk: Altın, ABD tahvillerini geçti

Morgan Stanley raporunda dikkat çeken bir diğer nokta, 1996’dan bu yana ilk kez merkez bankalarının rezervlerinde altının payının ABD tahvillerini geride bırakması oldu. Bu gelişme, altının “uzun vadeli güvenli liman” statüsünü güçlendiriyor.

Yılın üçüncü çeyreğinde altına dayalı ETF’lere 26 milyar dolarlık rekor giriş yaşanırken, toplam yönetilen varlıklar 472 milyar dolara ulaştı. Bireysel yatırımcılar da, doların zayıflayacağı beklentisiyle fiziki altına ve fonlara yöneliyor.


Rekorun ardından sert düzeltme

Altın, 10 Ekim’de ilk kez ons başına 4.000 doları aşarak tarihî bir zirveye ulaşmıştı. Ancak 21 Ekim’de yüzde 6’ya varan günlük kayıpla son 12 yılın en sert düşüşünü yaşadı. Buna rağmen 2025 yılı genelinde altın yaklaşık %50 artışla en güçlü performans gösteren varlık oldu.

Morgan Stanley, bu düşüşü “sağlıklı bir düzeltme” olarak yorumluyor. Raporda, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen uzun vadeli yönün hâlâ yukarı olduğu belirtiliyor.


Yükselişi sınırlayabilecek faktörler

Banka, rallinin sürmesini beklese de bazı riskleri de vurguladı. Doların beklenenden güçlü seyretmesi veya Fed’in faiz indirimlerine ara vermesi hâlinde altının ivme kaybedebileceği ifade edildi.

Gower, “Fiyatlar arttıkça merkez bankaları hedefledikleri rezerv miktarına daha az alımla ulaşabilir. Bu da altına olan talebi sınırlayabilir,” uyarısında bulundu.

Ayrıca, takı ve mücevher talebinin yılın ikinci çeyreğinde 2020’den bu yana en düşük seviyeye gerilediği belirtildi.


JPMorgan: “Kısa vadeli düzeltme, uzun vadede fırsat”

Altında son haftalarda yaşanan düşüşe rağmen JPMorgan, uzun vadeli yükseliş beklentisini koruyor. Banka, 2026’nın dördüncü çeyreği için ons başına ortalama 5.055 dolar tahminini paylaştı.

Natasha Kaneva, JPMorgan Küresel Emtia Stratejisi Başkanı, “Altın, bu yıl için en güçlü uzun pozisyonlarımızdan biri olmaya devam ediyor. Fed’in faiz indirim döngüsüne girmesiyle birlikte daha fazla yükseliş bekliyoruz,” dedi.

Gregory Shearer, JPMorgan’ın Kıymetli Madenler Stratejisi Başkanı, “Stagflasyon endişeleri, Fed bağımsızlığına yönelik kaygılar ve parasal değer erozyonuna karşı korunma isteği altını desteklemeye devam ediyor,” değerlendirmesinde bulundu.


ABD-Çin görüşmeleri ve doların yönü kritik

Altın fiyatları, haftanın son işlem gününde güçlü dolar nedeniyle geriledi. Spot altın yüzde 0,2 düşüşle 4.116 dolara, Aralık vadeli vadeli işlemler ise yüzde 0,4 düşüşle 4.131 dolara geriledi.

Analistler, Trump–Xi görüşmesi öncesinde yatırımcıların temkinli olduğunu, olası ticaret anlaşmasının “güvenli liman talebini azaltabileceğini” belirtiyor.

Aspect Bullion & Refinery CEO’su Darshan Desai, “Altın fiyatları dokuz haftalık yükseliş serisini sona erdirdi. Yatırımcılar kâr satışına geçti. ABD-Çin ticaret görüşmelerinden çıkacak olumlu sinyaller altın talebini kısa vadede sınırlayabilir,” dedi.

Buna karşın, ABD’nin Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulaması ve Ukrayna’daki ateşkes belirsizliği, küresel emtia piyasalarında oynaklığı yüksek tutuyor.


Genel görünüm: Sağlıklı bir düzeltme mi, yeni bir zirvenin habercisi mi?

Hem Morgan Stanley hem de JPMorgan analistleri, kısa vadeli dalgalanmaları “ralli sonrası soluklanma” olarak görüyor. Piyasalarda genel kanı, altının hâlâ küresel risklerin en güçlü sigortası olduğu yönünde.

Jeopolitik risklerin yüksek seyrettiği, Fed’in faiz rotasının netleşmediği ve doların zayıf kaldığı bir ortamda, altının önümüzdeki yıl da yatırımcı portföylerinde güçlü yerini koruması bekleniyor.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

  • ANALİZ:  ABD TÜFE Fed’e ne mesaj verdi?

    Her ay söylediğim gibi Trump ve ekibi bilerek ve isteyerek dünyayı ekonomik krize götürüyorlar. Görüşümü koruyor ve krizin 1-3 yıl içerisinde gerçekleşeceğini düşünüyorum.

  • Kron Teknoloji 2025’te Beklentilerin Üzerinde Büyüdü; Gelirler yüzre 31, Yinelenen Gelirler yüzde 43 Arttı!

    Küresel siber güvenlik pazarında 35 ülkede faaliyet gösteren yerli yazılım şirketi Kron Teknoloji, 2025 yılını tüm finansal hedeflerinin üzerinde kapattı...

  • DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi: Net Kâr %35 Artışla 581 Milyon TL’ye Ulaştı

    Üretim, perakende ve ihracat alanlarında yarım asrı aşan deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen deri markalarından DESA, 2025 yılı finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı...

Benzer Haberler