Sosyal Medya

Genel

🚀 Altın Rallisi Bitmedi! Morgan Stanley’den Piyasalara Şok Tahmin: Gram/Ons Cephesinde Yeni Hedef!

Dev yatırım bankası Morgan Stanley, altındaki tarihi rallinin süreceğini öngörerek 2026 ons altın fiyat tahminini 4.400 dolara yükseltti. Analizin ardında yatan jeopolitik gerilimler, merkez bankası alımları ve zayıflayan dolar beklentileri. Altın rallisi ne zaman bitecek?

🚀 Altın Rallisi Bitmedi! Morgan Stanley’den Piyasalara Şok Tahmin: Gram/Ons Cephesinde Yeni Hedef!

4.000 Dolar Eşiği Aşılırken, Dev Banka Altın Fiyat Tahminini Fırlattı: “Güvenli Liman İştahı Devam Edecek”

 

İSTANBUL / NEW YORK – Küresel piyasalarda altın, son ayların en çok konuşulan varlığı olmaya devam ediyor. 10 Ekim’de ons başına 4.000 doları ilk kez aşarak tarihi bir rekor kıran değerli metal, 21 Ekim’deki %6’lık sert düşüşle 12 yılın en büyük günlük kaybını yaşamasına rağmen, 2025 yılı genelinde değerini yaklaşık %50 artırarak yılın en iyi performans gösteren yatırım araçlarından biri olduğunu kanıtladı.

Yaşanan bu dramatik fiyat artışlarının arkasında, yıl boyunca süren jeopolitik gerilimler (özellikle İsrail-Hamas çatışması), yüksek enflasyon, ABD’deki faiz kararları etrafındaki belirsizlikler ve hatta ABD hükümetinin kapanma riskleri gibi bir dizi büyük politika ve ekonomik gelişme yatıyor.

 

Morgan Stanley Altın Tahminini Yüzde 30 Artırdı

 

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından Morgan Stanley Araştırma Birimi, altın rallisinin henüz bitmediğini düşünüyor. Banka, 2026 yılı için ons altın fiyatı tahminini ciddi şekilde yukarı yönlü revize etti.

Tahmin Eski Değer Yeni Değer Artış Oranı
2026 Ons Altın Tahmini 3.313 Dolar 4.400 Dolar Yaklaşık %33

Bu yeni 4.400 dolarlık projeksiyon, 2026 yılının sonuna kadar mevcut seviyelere kıyasla yaklaşık %10’luk ek bir kazanç potansiyeline işaret ediyor.

Morgan Stanley Metal ve Madencilik Emtia Stratejisti Amy Gower, yatırımcıların artık altına sadece bir enflasyon koruması olarak bakmadığını, aynı zamanda merkez bankası politikalarından jeopolitik risklere kadar her şeyin bir barometresi olarak izlediğini belirtiyor. Gower, rallinin sürmesini bekledikleri temel faktörleri şöyle sıralıyor:

  • Zayıflayan ABD Doları beklentisi.
  • Güçlü ETF (Borsada İşlem Gören Fon) alımları.
  • Merkez bankalarının aralıksız süren altın alımları.
  • Küresel ekonomideki belirsizlik ortamının güvenli liman talebini desteklemesi.

 

Altın Rallisini Tetikleyen Güçlü Dinamikler

 

Altındaki tarihi yükselişi destekleyen yapısal değişimler, metalin uzun vadeli değerine olan güvenin arttığını gösteriyor.

 

1. Merkez Bankaları Güvenlik Değişimi

 

1996’dan bu yana ilk kez, altın, merkez bankası rezervleri içindeki pay açısından ABD Hazine tahvillerini geride bıraktı. Bu, küresel merkez bankalarının rezerv çeşitliliğine ve dolara olan bağımlılığı azaltma çabasına işaret eden çok güçlü bir sinyaldir.

 

2. Kurumsal Yatırımcılar Akın Ediyor

 

Kurumsal yatırımcıların ilgisinin bir göstergesi olan fiziki altın destekli Borsada İşlem Gören Fonlar (ETF’ler), üçüncü çeyrekte 26 milyar dolarlık rekor bir giriş kaydetti. Bu fonların toplam yönetim altındaki varlıkları 472 milyar dolar ile rekor bir seviyede bulunuyor.

 

3. Zayıf Dolar ve Faiz İndirimi Beklentisi

 

ABD ekonomisindeki büyüme beklentilerinin yavaşlamasıyla Dolar’ın zayıflaması bekleniyor. Yatırımcılar, güvenli liman portföylerini dolar bazlı varlıklardan altına kaydırıyor. Ayrıca Dolar’ın zayıflaması, uluslararası alıcılar için altının fiyatını daha uygun hale getiriyor.

Bir diğer önemli destekleyici faktör ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecekteki faiz indirimleridir. Geçmiş verilere bakıldığında, Fed’in faiz indirim döngüsünün başlamasını takip eden 60 gün içinde altın fiyatları ortalama %6 oranında yükselmiştir. Çünkü faiz getirisi olmayan altının rekabet gücü, faizler düştükçe artmaktadır.

Gower, tüm bu faktörler ışığında altının emtialar arasında tercih sıralamalarının en üstünde yer almasının sürpriz olmadığını ifade ediyor.


 

Ralinin Önündeki Riskler: Mücevher Talebi ve Dolar Gücü

 

Morgan Stanley’in iyimser görünümüne rağmen, altın rallisi önünde bazı engeller de bulunuyor.

  • Güçlü Dolar Riski: Eğer ABD Doları beklenenden daha güçlü kalır veya Fed faiz oranlarını beklenenden uzun süre sabit tutarsa, altının ivmesi durabilir.
  • Talep Yıkımı: Yüksek fiyatlar, talepte yıkım riskini de beraberinde getiriyor. Örneğin, altın fiyatı yükseldikçe, merkez bankalarının rezerv hedeflerine ulaşmak için daha az miktarda altın satın almaları yeterli olacaktır.
  • Mücevher Pazarı: Altın tüketiminin %40’ını oluşturan mücevher pazarı, yüksek fiyatlara karşı hassas. Gower, mücevher talebinin şimdiden zayıflama işaretleri gösterdiğini ve ikinci çeyrekteki mücevher talebinin 2020 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana görülen en kötü dönem olduğunu belirtiyor.

 

Madencilik Şirketleri Temkinli

 

Yüksek fiyatlar altın üreticileri için büyük bir destek olsa da, maden arzı 2018’den bu yana yılda ortalama sadece %0,3 artış gösterdi. Madencilik şirketleri kâr etmelerine rağmen yeni projelere temkinli yaklaşıyor.

Morgan Stanley Araştırma uzmanı Michael Harleaux, çevresel ve düzenleyici engeller nedeniyle yeni maden yatırımlarında büyük bir “süper döngü” beklenmediğini, ancak mevcut projelerin iyileştirilmesi ve kapasite artışlarının devam edeceğini öngörüyor. ABD’de 2002’den beri hiçbir yeni altın madeninin açılmamış olması, sektörün önündeki ruhsat ve regülasyon zorluklarını gözler önüne seriyor.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz?
Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir.
Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

 

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

Benzer Haberler