Sosyal Medya

Ekonomi

Türkiye Hızla Yaşlanıyor: “Yaşlı Ekonomisi” Yükselirken SGK Üzerindeki Baskı Artıyor

Türkiye, hızla yaşlanan nüfusu nedeniyle “yaşlı ekonomisi” olarak tanımlanan yeni bir döneme giriyor. 65 yaş üstü nüfus 9 milyonun üzerine çıkarken, bakım hizmetlerine olan talep mevcut kapasitenin çok üzerine yükseliyor. Uzmanlar, önümüzdeki 20 yılda yaşlı bakım ihtiyacının iki katından fazla artacağı uyarısında bulunuyor. Ekonomistler ise demografik dönüşümün SGK üzerinde sürdürülemez bir mali yük yarattığını ve reformların kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Türkiye Hızla Yaşlanıyor: “Yaşlı Ekonomisi” Yükselirken SGK Üzerindeki Baskı Artıyor

Türkiye, hızla yaşlanan nüfusu nedeniyle “yaşlı ekonomisi” olarak tanımlanan yeni bir döneme giriyor. 65 yaş üstü nüfus 9 milyonun üzerine çıkarken, bakım hizmetlerine olan talep mevcut kapasitenin çok üzerine yükseliyor. Uzmanlar, önümüzdeki 20 yılda yaşlı bakım ihtiyacının iki katından fazla artacağı uyarısında bulunuyor. Ekonomistler ise demografik dönüşümün SGK üzerinde sürdürülemez bir mali yük yarattığını ve reformların kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.


Nüfus Hızla Yaşlanıyor, Talep Kapasiteyi Zorluyor

Türkiye, son beş yılda yüzde 20,7 artışla 65 yaş üstü nüfusunu 9 milyonun üzerine taşıdı. Yaşlı nüfus oranı yüzde 11’e ulaşırken, TÜİK projeksiyonlarına göre bu oran 2040’ta yüzde 16,3’e yükselecek.

Düşen doğurganlık, uzayan yaşam süresi ve hızlanan şehirleşme, Türkiye’yi gelişmiş ülkelerde görülen “yaşlı ekonomisi”ne doğru itiyor. Bu dönüşüm; bakım, sağlık, teknoloji ve sosyal güvenlik sistemlerinde köklü değişim ihtiyacını beraberinde getiriyor.


Şimşek: Yaşlı bakımında dev yatırım fırsatı doğuyor

Küresel Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaşlı bakım sektörünün büyük bir yatırım potansiyeli taşıdığını belirtti.

Şimşek, talebin hızla arttığı alanları şöyle sıraladı:

  • Geriatri ve rehabilitasyon merkezleri

  • Tele-sağlık ve uzaktan takip sistemleri

  • Giyilebilir sağlık cihazları

  • Bakım robotları

  • Akıllı ev teknolojileri

Şimşek, Türkiye’nin hem iç talebi karşılamak hem de bölgesel bir sağlık-hizmet merkezi olmak için güçlü bir konumda olduğunu vurguladı.


Türkiye’de Kurumsal Bakım Kapasitesi Yetersiz

Türkiye genelinde 450–500 civarında yaşlı bakım kurumu bulunuyor ve bu tesisler yaklaşık 30 bin kişiye hizmet veriyor. Uzmanlara göre bu rakam, mevcut talebi dahi karşılamaktan uzak.

Kültürel olarak evde bakım tercih edilse de küçülen hane yapısı, çalışan kadın sayısındaki artış ve kronik hastalıkların yaygınlaşması sebebiyle kurumsal bakımın payı hızla büyüyor.

Dünya gazetesine konuşan sektör temsilcisi Gaye Öz Esmeray, en büyük sorunun nitelikli personel olduğunu söyledi:

“Yaşam süresi uzuyor, çekirdek aile yaygınlaşıyor. Bu da kurumsal bakım ihtiyacını artırıyor. Üniversite programlarının güçlendirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve ulusal sertifikasyon sisteminin geliştirilmesi şart.”


Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat: Yaşlı Bakım Turizmi

Giderek daha fazla girişimci, Türkiye’nin yaşlı bakım turizminde bölgesel bir merkez olabileceğini savunuyor.

Sektör temsilcisi Ali Kılınç, özellikle sahil bölgelerinde kurulacak büyük ölçekli, entegre bakım kampüslerinin yabancı ilgisini çekebileceğini belirterek şöyle konuştu:

“Gelir düzeyi yüksek yaşlı nüfus, uzun süreli konaklama, yüksek kaliteli bakım ve aktif bir yaşam talep ediyor. Türkiye bu talebi karşılayabilecek konumda.”


Hızlı Yaşlanma SGK’yı Zorluyor: Açık Giderek Büyüyor

Türkiye’nin demografik dönüşümünün en kritik etkisi, sosyal güvenlik sistemi üzerindeki baskı. Çalışan nüfusun payı azalırken, emekli ve yaşlı nüfus hızla artıyor.

1. Bağımlılık Oranı Dramatik Biçimde Yükseliyor

2024’te yaklaşık yüzde 9 olan yaşlı bağımlılık oranının 2040’ta yüzde 28’e çıkması bekleniyor.
Bu, çalışabilir yaştaki her 100 kişiye düşen 28 emekli anlamına geliyor.

Çalışma çağındaki nüfusun daralması, SGK’nın finansman dengesini doğrudan bozuyor. Ödedikleri prim, artan emekli maaşları ve sağlık giderlerini karşılamaya yetmiyor.

2. Bütçe Transferleri Artıyor

SGK’nın açığı her yıl genel bütçeden yapılan milyarlarca liralık transferlerle kapatılıyor. Geçmişte bu transferler millî gelirin yüzde 4,5’ine kadar çıkmıştı. Reformlara rağmen demografik baskı bu yükü yeniden artırıyor.

3. Uzun Dönemli Bakım Finansmanı İçin Yeni Kaynak Gerekiyor

Türkiye’de yaşlı bakım sigortası fiilen yok. Uzmanlara göre:

Zorunlu uzun dönemli bakım sigortası kurulması hâlinde önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 10 milyar dolarlık ek finansman gerekecek.

Bu tutar, sadece emekli maaşları değil, yaşlı sağlığı, bakım hizmetleri ve uzun vadeli sosyal desteklerin de büyük bir mali yük oluşturduğunu gösteriyor.

4. SGK’da Sürdürülebilirlik Riski

Raporlar, SGK’nın mevcut yapısının devam etmesi hâlinde orta vadede ciddi bir finansal sürdürülemezlik riski taşıdığına dikkat çekiyor. Artan bağımlılık oranı, yükselen sağlık maliyetleri ve erken emeklilik uygulamaları, sistem üzerindeki baskıyı büyütüyor.


Sonuç: Türkiye Yaşlı Economisine Hazırlanmak Zorunda

Türkiye, hızla yaşlanan nüfusunun ortaya çıkardığı ekonomik, sosyal ve mali baskılarla karşı karşıya. Yaşlı bakım kapasitesinin artırılması, nitelikli personel yetiştirilmesi, bakım turizmi yatırımları ve sosyal güvenlik reformları artık ertelenemez bir ihtiyaç.

Kaynak:  Hurriyet Daily News, SGK

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

Benzer Haberler