Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

ANALİZ: Mafya İtalyan futbolunun kalbini nasıl ele geçirdi?

Milan’da bir otomobilde başlayan kanlı hesaplaşma 4 Eylül 2024’te, Milano’da bir spor salonundan birlikte çıkan iki arkadaş otomobile bindi. Kısa…

ANALİZ: Mafya İtalyan futbolunun kalbini nasıl ele geçirdi?

Milan’da bir otomobilde başlayan kanlı hesaplaşma

4 Eylül 2024’te, Milano’da bir spor salonundan birlikte çıkan iki arkadaş otomobile bindi. Kısa süre sonra araç içinde bir arbede yaşandı; ardından silah sesi duyuldu. Bir süre sonra kapı açıldı ve ağır yaralı bir adam dışarıya çıktı: Andrea Beretta. O, İtalya’nın en büyük kulüplerinden Inter’in tribünlerindeki sert taraftar grubunun lideriydi. Araçta kalan ise 21 bıçak darbesiyle öldürülmüş hâlde bulunan Antonio Bellocco’ydu. Bellocco, İtalyan mafyasının en güçlü ailelerinden birinin varisi olarak biliniyordu.

Bu olay, aslında uzun süredir arka planda ilerleyen karanlık bir sürecin görünür hâle gelmesi anlamına geliyordu. İtalyan futbolunun, özellikle de büyük kulüplerin tribünlerinin, organize suç örgütleri tarafından adım adım nasıl ele geçirildiği bu cinayetle birlikte daha açık şekilde tartışılır oldu. Yıllardır kulislerde konuşulan “mafya–futbol bağı”, artık sadece söylenti değil, somut bir güvenlik ve demokrasi meselesi hâline gelmiş durumda.

İtalya’nın görünmez gücü: Mafya ve yeni stratejileri

Mafya dendiğinde akla çoğu zaman filmlerden tanıdık isimler ve Sicilya gelir. Tarihsel olarak bakıldığında, 1800’lerde Sicilya’da ortaya çıkan Cosa Nostra, çiftçileri ve hayvan sahiplerini haydutlardan “korumak” iddiasıyla ortaya çıkmıştı. Zamanla, koruma kılıfı altında iş insanlarından haraç alan, suskunluk yemini ve kanlı infazlarla ayakta duran bir suç ağına dönüştü.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Benzer dönemde, İtalya’nın farklı bölgelerinde başka mafya yapıları da ortaya çıktı. Napoli ve çevresinde Camorra, Calabria bölgesinde ise ’Ndrangheta örgütlendi. Bu yapılar, yerel ekonomideki hemen her alana sızarak bölgelerinde fiilî bir “gölge yönetim” kurdu. Araştırmalar, bu örgütlerin bazı güney bölgelerinde millî gelir üzerinde yüzde 20’ye varan olumsuz etki yarattığını ortaya koyuyor.

Zaman içinde mafya, sadece şiddetle ayakta kalamayacağını gördü. Özellikle ’Ndrangheta, 1980’lerdeki kanlı çatışmaların devleti harekete geçirdiğini ve geniş çaplı davalar açıldığını görerek, daha “sessiz” ama daha kârlı bir stratejiye yöneldi. Uyuşturucu ticareti bu stratejinin merkezine oturdu. Örgüt, özellikle kokain akışında kilit limanları kontrol ederek Avrupa’ya uzanan hatlar kurdu. Elde edilen kirli para, otellerden restoranlara, küçük marketlerden eğlence mekânlarına kadar pek çok meşru işletme üzerinden aklandı. Bu model, ’Ndrangheta’yı Kanada’dan Kolombiya’ya, Avustralya’dan büyük Avrupa kentlerine kadar uzanan dev bir kriminal ağa dönüştürdü.

Bu büyüme sürecinde, her yıl milyarlarca avronun döndüğü profesyonel futbol dünyası da mafyanın doğal hedefi hâline geldi.

Futbol, tribünler ve “ultras” kültürü

İtalya’da futbol, sadece bir spor değil, bir kimlik ve aidiyet meselesi olarak görülüyor. Tribünlerdeki tutkulu atmosferin büyük bölümünü ise “ultras” adı verilen sert taraftar grupları yaratıyor. Bu gruplar, marşlar, koreografiler, dev pankartlar ve meşalelerle maçlara damgasını vuruyor; aynı zamanda kulüplerle taraftarlar arasında dinamik ve zaman zaman gergin bir köprü rolü görüyor.

Tarihsel olarak ultras grupları, bulundukları şehrin, mahallenin ya da bölgenin kültürel kimliğini güçlü şekilde sahiplenen yapılar olarak ortaya çıktı. Kimi zaman belediye politikalarına, kulüp yönetimlerine veya polis uygulamalarına karşı toplu tavır alan, hatta belli durumlarda sosyal dayanışma rolü üstlenen gruplar hâline geldiler. Buna karşın bazı gruplar; aşırı ideolojik söylemler, ırkçı tezahüratlar, şiddet olayları ve yasa dışı faaliyetlerle de anılmaya başladı.

Milan özelinde bakıldığında, iki dev kulübün –AC Milan ve Inter– tribünleri, yıllarca Curva Sud (Milan) ve Curva Nord (Inter) olarak bilinen iki ana ultras yapısı etrafında şekillendi. Bu yapıların başında ise çok güçlü, karizmatik ve çoğu zaman karanlık geçmişe sahip isimler yer aldı. İşte mafyanın da ilgisini çeken nokta tam burasıydı: Tribünleri kontrol eden kişi, sadece tezahüratı değil, para akışını da kontrol ediyordu.

San Siro etrafındaki milyonluk düzen

Inter’in tribün liderliğinde uzun süre etkin olan isimlerden biri Vittorio Boiocchi idi. Lakabı “Amca” olan Boiocchi, taraftarların gözünde efsane bir figürdü; ancak sicil kaydında uyuşturucu kaçakçılığı, soygun ve adam kaçırma gibi ağır suçlardan dolayı 26 yıllık cezaevi geçmişi bulunuyordu. Tribünlerin kontrolünü elinde tutarken, bu gücü ekonomik kazanca dönüştürmekte de tereddüt etmedi.

Kulüpten binlerce ücretsiz bilet aldığı ve bunları normal taraftarlara dağıtmak yerine, karaborsada yüksek fiyattan sattığı bir düzen kurduğu ortaya çıktı. Boiocchi’nin bu sistemden ayda 80 bin avroya kadar gelir elde ettiğini övünerek anlattığı iddia ediliyor. Maç biletleri dışında, stat çevresindeki otopark alanları, yiyecek–içecek stantları ve lisanslı–lisanssız ürün satışı da büyük bir para kaynağıydı.

2022’de Boiocchi öldürüldüğünde, tribün liderliği ve bu gelir kapıları için yeni bir mücadele başladı. Beretta ve çevresindeki isimler, Inter’in sert taraftar gruplarının başına Antonio Bellocco’yu getirmek için çalıştı. Bellocco, güçlü bir ’Ndrangheta ailesiyle bağlantılıydı. Bu adım, mafyanın San Siro’nun kalbine resmen yerleşmesi anlamına geldi.

Yeni dönemde tribün liderleri, kulüpten daha fazla ücretsiz bilet talep etmeye başladı. Inter, Avrupa’da büyük maçlara çıktığında, özellikle Şampiyonlar Ligi final bileti gibi çok değerli biletler üzerinden baskılar arttı. İddialara göre, yeterli sayıda bilet verilmediği takdirde tribünde olay çıkarma tehdidi yapılmış, kulüp de bu baskılar karşısında geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Kısa sürede, stat çevresindeki otoparklardan seyyar satıcılara, lisanslı ürün alanlarından gayriresmî tezgâhlara kadar pek çok nokta bu ağın kontrolüne geçti. Elde edilen milyonlarca avro, başka suç faaliyetlerine yatırım olarak kullanıldı. Böylece San Siro, adeta yeni bir “franchise” alanı gibi, ’Ndrangheta için kârlı bir merkez haline getirildi.

Cinayet, itiraflar ve sınırlı cezalar

Mafya hikâyelerinde sık görülen bir tema, güç paylaşımının bir noktadan sonra bozulmasıdır. San Siro çevresinde kurulan bu düzen de istisna olmadı. Beretta ile Bellocco arasındaki çıkar çatışması, nihayetinde Milano’daki spor salonu çıkışında yaşanan kanlı hesaplaşmaya dönüştü. Beretta, Bellocco’yu öldürmekten sorumlu tutuldu. Soruşturma derinleştiğinde, Boiocchi suikastının emrini verdiğini de itiraf etti.

Bu itiraflar, polisin daha geniş çaplı bir operasyona yönelmesini sağladı. Milano’da çok sayıda ultras üyesi; cinayet, gasp, zorla para alma ve organize suç örgütüne üyelik gibi suçlardan yargılandı ve mahkûm edildi. Ancak kamuoyunda, verilen cezaların bazı önemli isimler için görece “hafif” kaldığı yönünde eleştiriler de yapıldı. Beretta, işlediği suçlara rağmen iş birliği karşılığında görece sınırlı bir hapis cezası aldı. AC Milan tribün lideri için de benzer sürelerde cezalar açıklandı.

Kulüpler ise yalnızca imaj zararına uğradıkları gerekçesiyle belli bir para tazminatı aldı. Bazı kulüp yetkilileri ve bir futbolcu, ultraslarla ilişkileri nedeniyle kısa süreli maç cezalarıyla karşılaştı. Bu tablo, birçok gözlemciye göre, yıllardır devam eden derin bir bağı çözmek için oldukça yetersiz kaldı.

Diğer şehirler, benzer risk ve taraftarın sıkışan sesi

Milan’daki olaylar, polisin İtalya’nın diğer büyük kulüplerinde de ultras yapıları üzerindeki incelemelerini artırmasına yol açtı. Daha önce Juventus tribünlerine ’Ndrangheta sızdığı yönünde bulgular ortaya çıkmış, Lazio tribün liderinin suikasta kurban gitmesi büyük yankı uyandırmış, Napoli’deki bazı taraftar gruplarının Camorra ile bağlantılı olabileceği iddia edilmişti. Milan skandalı, tüm bu dosyaları yeniden gündeme taşıdı.

Bugün ultras grupları iki taraftan sıkışmış durumda. Bir tarafta, mafya ve organize suç örgütleri, bu yapılara sızmanın ne kadar kolay olduğunu defalarca gösterdi. Diğer tarafta ise kulüpler, bu skandalları gerekçe göstererek, “huzursuz ve eleştirel” taraftar gruplarını mümkün olduğunca tribünlerden uzaklaştırma eğiliminde. Bazı büyük kulüplerin, bilinen ultras üyelerinin kombine ve sezonluk bilet başvurularını topluca reddettiği, bu sayede tribünlerdeki örgütlü taraftar varlığını zayıflatmaya çalıştığı konuşuluyor.

Bu durum, bir yandan güvenlik ve suçla mücadele açısından anlaşılır görülürken, diğer yandan “taraftarın söz hakkının tamamen yok edilmesi” riskini de beraberinde getiriyor. Çünkü kulüpler ile tribünler arasındaki gergin ilişki, sadece suçla mücadele meselesi değil; ticari kararlar, bilet fiyatları, stat atmosferi ve kulübün kimliği gibi birçok başlığa da yansıyor.

Sonuçta İtalyan futbolu, bir yanda dünyanın en tutkulu ve etkileyici tribün kültürünü, diğer yanda bu kültürü sömüren suç şebekelerini bir arada barındırıyor. Milan’da yaşanan son skandal, hem mafyanın ne kadar derine sızabildiğini hem de futbolun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Şimdi asıl soru şu: İtalya, hem tribünlerin sesini koruyup hem de mafyanın gölgesini sahadan ve tribünden tamamen silebilecek mi? Bu sorunun cevabı, sadece İtalyan futbolunun değil, sporun temiz kalıp kalamayacağının da sınavı olacak.

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

Benzer Haberler